SPORUN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ

Günümüzde pek çok kadın selüloitlerinden şikayetçiler ve çoğu erkek ise göbeklerinden şikayetçi olurlar. Bunun sebebi aşırı anlamdaki bir hareketsizlik olmasıdır. Hareket etmeyen vücut artık vücudunuzda yağ tabakaları oluşturur ve bu dış görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyerek size göbek ve selüloit olarak geri dönebiliyor. Artık günümüz dünyasında her yerde bir spor yapma alanı bulunuyor. Bunlardan faydalanınız. Spor yaparak istediğiniz görünüme kavuşmak artık çok kolaydır. Türkiye’de çoğu belediye parklara ve açık alanlara, sahillere birkaç adet spor aleti koyuluyor. Günümüzde ise bu spor alanlarından faydalanabilen kesim genellikle 30 yaş üstü kişilerdir. Şimdilik bu alanlarda spor yapan kişilerin sayısı az gibi gözükse de bu sayının her geçen gün daha da artığını görebiliyoruz. Bu yönden bakıldığında bu spor alanlarının yapılması Türkiye’nin atmış olduğu büyük adımlardan ve en faydalı adımlardan bir tanesidir.spor yapmanın önemi, sporun yaşam için önemi, sporun sağlığa etkisiZamane gençleri ülkemizin çeşitli alanlarında bulunan bu spor alanlarından faydalanmıyor. Onun yeri özel spor salonlarına kayıtlarını yaptırarak hayallerindeki vücuda kavuşma eğiliminde oluyorlar. Spor yapmak bile artık günümüz şartlarında parayla gerçekleşiyor. Yani genel olarak sizin spor salonuna verdiğiniz ücret sağlıklı yaşamak için ödediğiniz ücretti belirtir. Bu bakımdan bakarsak aslında bu ücretlere hiç aldırış etmememiz gerekiyor. 18i ile 25 yaş arası gençlerin günümüzde fitness sporuyla uğraştığını görüyoruz. Daha sıkı vücutlar ve kaslı kollar için spor yapılır. Belki de yediden yetmişe herkesin hayalindedir bu tarz bir görünüme bürünmektir. Fakat spor yaparken sağlıklı bir yaşam sürmek için beslenme konusunu da göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Eğer ki, siz de spor yapıyorsanız beslenmenize dikkat ediniz. Çünkü spor yapan bir vücut ile spor yapmayan bir vücut aynı olmaz. Spor yapan bir bünye sürekli yemek istiyor. Eğer ki, spor yapmaktaki amacınız kilo almak ise ek gıdalar almalısınız, ama spor yapmaktaki amacınız kilo vermek ise beslenmenizi dengeli bir şekilde yapınız. Elbette tam anlamıyla beslenmenizi aksatmamanız gerekiyor. Çünkü aksi takdirde sağlıklı yaşam için yaptığınız spor sizin sonunuzdur.

Google Adsense İle Para Kazanma

Teknolojinin nimetlerinden siz de oldukça fazla faydalanıyorsanız boş yere zaman geçirmek yerine geçirdiğiniz zamanı paraya çevirebilirsiniz. Bunu yapabilmek için öncelikle bir Google mail yani Gmail hesabı sahibi olmanız gerekmektedir. Gmail hesabınızı açtıksan sonra yapmanız gereken şey bir internet sitesi açmak ve bu siteye güzel içerikler girip belirli bir kitleyi peşinizden sürüklemek olacaktır. Kitleniz yazdığınız yazıları takip etmeli ve düzenli bir şekilde sitenize giriyor olmalıdır. Siteniz belirli bir takipçi sayısına ulaştıktan sonra Google’un bir hizmeti olan Google Adsense’e kayıt olmanız gerekiyor. Google Adsense dijital reklamcılık ile para kazanma programı diyebileceğimiz bir şeydir. İnternet sitesi bulunup da bunun reklamlarını internette yayınlatmak isteyen kişiler Google’a reklam verirler. Google da bu reklamları reklam yayıncısı olan yani Google Adsense üyesi olan kişilerin sitelerinde gösterir. Gösterilen reklamlara tıklama yapılırsa reklam yayıncısı para kazanır. İşte bu sebeple internet siteniz takipçili hale geldiğinde reklamcı hesabınızı açıp sitenize reklam yayını verilmesini sağlayabilirsiniz. Takipçileriniz yazılarını okurken reklamlara tıklarsalar para kazanırsınız.Google adsense ile para kazanma, googledan para kazanma, adsense reklamlarından para kazanmaGoogle Adsense İle Yüksek Miktarda Para Kazanma Yolları

Google adsense ile para kazanmak istiyorsanız sitenizi mutlaka güncel tutmalı ve özgün içerikler paylaşmalısınız. Takipçilerinizin nabzını tutmalım ve okumaktan zevk aldıkları ya da sitenizde izlemekten zevk aldıkları video içeriklerini sitenizde yayınlamalısınız. Takipçilerinize sitenizde görmek istediği içeriği gösterdiğiniz sürece size sadık kalacaklardır. Sadık ziyaretçi sadık reklam tıklayanı demektir. Bu nedenle ziyaretçilerinize hak ettikleri değeri mutlaka verin.

Sitenizi Google Gözünde Değerli Tutun

İnternet sitenizde özgün olmayan içeriklere yer vermeyerek Google gözündeki itibarınızı koruyabilirsiniz. Ne kadar fazla özgünlüğe dikkat ederseniz içeriğiniz o kadar fazla kullanıcıya gösterilecektir ki bu da reklam tıklaması almanız ile doğru orantılıdır. Tıklama başına para kazanarak hiç düşünmediğiniz kadar gelir elde edebilirsiniz. Son zamanlarda adsense yotube üzerinde de kullanıma sunuldu. Youtube kanalı açıp burada video içeriği oluşturarak da reklam yayını yapılmasına izin verip gelir elde edebilirsiniz.

Yaza Girerken Yapılması Gereken Hazırlıklar

Yaz birçok kişi için harika bir mevsimdir. Siz de yazdan alabileceğiniz kadar keyif almaya çalışan biriyseniz yaza girmeden önce birkaç hazırlık yaparak yazdan alacağınız keyfi en üst noktalara taşıyabilirsiniz. Peki; yaza girmeden önce yapılması gereken hazırlıklar nelerdir?

Kilo sorunlarına elveda edilmeli

Kilo aldığınızı düşünüyorsanız, geçen yıl aldığınız mayoya veya bikiniye bu yıl sığamayacağınızı düşünüyorsanız yaza birkaç ay varken diyet yapmaya başlayabilirsiniz. Hızlandırılmış bir kilo verme diyeti ve egzersiz çalışması ile yaza incelik, narin bir şekilde girebilirsiniz. Geçen yıl aldığınız mayoya, bikiniye belki bu yıl giremeyebilirsiniz, ancak yine de güzel bir görüntü elde edebilir ve bu yıl alacağınız mayo veya bikininiz ile iyi görünebilirsiniz.Yaza girerken neler yapılmalı, yaz hazırlıkları nasıl olmalı, yaz için nasıl hazırlık yapılmalıKıllara veda etmenin zamanı

Hem erkek hem de kadınlar için kıl bayağı sorun çıkartan bir şeydir. Özellikle bayanların bazı bölgelerinde bulunan kıl ve tüyler oldukça sinir bozucu bir görüntü oluşmasına neden olmaktadır. Eğer siz de bir bayansanız ve kıl, tüy gibi sorunlarınız varsa yaza girmeden hemen önce epilasyon vb. gibi yöntemlere başvurarak onlardan kurtulabilirsiniz. Mayonuzun içinde kıllarınız ile değil de pürüzsüz cildiniz ile olmanız emin olun çok daha güzel bir görüntü elde etmenizi sağlayacaktır.

Tatil rezervasyonu yaptırabilirsiniz

Yaz denildiğinde aklınıza gelen şeyleri sayın desek herhalde 100 kişiden en az 80-90ı tatil der. Yıl boyunca uğraştığınız sorunları ardınızda bırakmak ve keyifli zaman geçirmek istiyorsanız şimdiden tatil planı yapabilir ve tatil bölgelerinde yerinizi ayırtabilirsiniz. Tatil köyü, oteller veya yazlıklardan faydalanabilir, aileniz ile sevgiliniz ile veya arkadaşlarınız ile keyifli yaz günleri geçirebilirsiniz.

Yazlık alışverişi unutmamak gerek

Geldik bayanların en çok seveceği ve eşlerinin en çok nefret edeceği kısma. Yazın gelişi ile bir sürü yere gidecek, bir sürü aktiviteye katılacaksanız üstünüze başınıza birkaç parça bir şey almanız gerekir. Yaz alışverişinizi ne kadar erken yaparsanız eşinizin sinir krizi geçirme riski o kadar az olacaktır. Çünkü sezon öncesi yapacağınız alışveriş ile daha ekonomik olarak birçok şeyi satın alabilirsiniz.

Hamile Kalmamanın Yolları

Yeni evlenmiş iseniz ya da sevgiliniz ile veya bir başkası ile tek gecelik ilişkiler yaşayan biriyseniz ve bu ilişkiler sonucunda hamile kalmak istemiyorsanız kullanabileceğiniz birkaç yöntem vardır. Bu yazımızda hamile kalmamanın yollarından bahsedecek ve sizlere bazı tavsiyelerde bulunacağız. Hamile kalmak elbette güzel bir şeydir, dünyaya kendinizden bir parça getirmek paha biçilmez bir güzelliktir lakin herkes anne olmaya hazır değildir. İşte siz de anne olmaya hazır değilseniz kullanabileceğiniz bazı hamile kalmama tavsiyelerimiz.Hamile kalmayı önleme, hamileliği önleme yolları, hamile kalmayı engelleme yollarıKadın Kondomu Kullanabilirsiniz

Erkekler için üretilen kondom yani prezervatifin kadınlar için de üretilenleri vardır. Eğer partneriniz penisine kondom takmayı sevmiyor ise siz vajinanıza kondom takabilir ve hamile kalma riskini ortadan kaldırabilirsiniz. Bazı erkekler her ne kadar et ete değecek mantığında olsa da partnerinizi ikna edebiliyorsanız kadın kondomu güzel bir hamile kalmama yöntemidir.

Partnerinize Kondom Taktırabilirsiniz

Kadınlar için üretilen kondomları takmayı sevmiyorsanız partnerinizden erkekler için üretilen kondomlardan kullanmasını isteyebilirsiniz. Zaten iki taraf da çocuk sahibi olmak istemiyorsa kolayca anlaşmaya varılabilecektir. Zaten son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile eskisi gibi çorap kalınlığında üretilen kondomlar değil de neredeyse varlığı bile hissedilmeyen incecik kondomlar satılmaya başlandığı için partneriniz seve seve kondom kullanmayı onaylayacaktır. Üstelik tırtıklı vb. gibi birçok çeşidi bulunan kondomlar ile partneriniz de normalden çok daha fazla zevk bile duyabilecektir.

Ertesi Gün Hapı Kullanabilirsiniz

Cinsel ilişki sonrasında hamile kalmak istemiyorsanız yumurtalıklara etki ederek hamile kalınmasını engelleyen tıbbi ilaçlara başvurabilirsiniz. İlişki sonrasında ve devam eden günlerde alacağınız birkaç küçük hap ile hamilelik derdinden kurtulabilirsiniz ancak bu noktada bir uyarıda bulunmak isteriz ki bu hapların bazıları kısırlığa kadar varan sağlık sorunlarına sebep olabilmektedir. Eğer kısırlık riskini göze alıyorsanız bu yöntem şüphesiz iyi bir yöntemdir. Zaten yeteri kadar çocuk sahibi olduysanız ve daha fazlasını istemiyorsanız gönül rahatlığıyla ertesi gün hapı kullanabilirsiniz. Bu hapları sağlık ocaklarından temin edebileceğiniz gibi uygun fiyatlara eczanelerden de alabilirsiniz.

Hamilelikte Yaşanan Değişimler ve Yapılması Gerekenler

Kadınlar için ergenlik, hamilelik, doğum, doğum sonrası ile menopoz dönemleri büyük önem taşıyan evrelerdendir. Hamilelik ise bunlar arasında dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir dönemi kapsar. Yoğun hormonal farklılık nedeniyle metabolizma ve dolaşım hızlandırır, diğer organlarda görüldüğü gibi deride de bazı değişiklikler meydana gelir. Mesela; hamileliğin ilk 3 ayında derideki doğal yağ salgısı olan sebumun artması nedeniyle hiç akne yatkınlığı olmayan anne adaylarında bile akneler görülebilir. Hamilelikte kimyasal içeriğe sahip olmayan, organik ve özellikle güvenilir temizleyicilerle deri temizliği yapmaya özen göstermelisiniz. Dermatologların gözetiminde, kimyasal madde kullanılmadığı takdirde cilt bakımı yaptırılmasında sakınca yoktur. Bu dönemde kimyasal peelinglerden uzak durulmalı ve mekanik peelingler tercih etmelisiniz.hamilelikte yaşanan değişimler, hamilelikte yapılması gerekenler, hamileyken yaşanan şeylerRenk değişimleri

  • Göbek-göğüs arasında uzanmakta olan dikey çizgide koyulaşma
  • Meme başlarında renk koyulaşması
  • Yüzde alın, elmacık ve burunda gebelik maskesinin oluşması
  • Vücuttaki tüm benlerin sayı ve ebat olarak çoğalması

Bu etkiler sebebiyle özellikle de esmer anne adaylarının mineral filtre içeren ve organik güneş koruyucu ürünleri kullanması önerilir. Güneşe çıkılmadan yaklaşık 30 dakika önce yeterli miktarda yüze sürülmesi gerekmekte, açık havada bulunulacaksa 3 saatte bir bu uygulamayı tekrarlamak gerekir.

Diğer değişimler ise;

Saç hücreleri hormonal sebeplerle ana gen adı verilen büyüme ve gelişme fazına girmekte ve bunun sonucunda da sağlıklı, canlı, parlak ve kaliteli bir saç görünümü ortaya çıkar. Hamilelik ve emzirme döneminde saçlarda renk ve şekil değişiklikleri yaratacak olan kimyasal işlemleri erteleyiniz. Bu işlemlerin emzirme döneminden sonra yapılması daha uygun olur. Hamilelikte tırnaklarda da bazı değişimler yaşanır. Bazı vitamin ve ya mineral eksikleri tırnaklarda kırılma ve çizgilenmelere neden oluyor. Bu durumda hekimler tarafından önerilen destekleyici takviye tedavilerle önlem alınmalıdır. İlerleyen aylarda ise kilo artışları ve ödem nedeniyle tırnak batmasıyla karşılaşır. Bunun için ise çok rahat ayakkabılar tercih edilmeli ve sorun hissedilmesi durumunda mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurmalısınız.

Uzak durulması gereken uygulamalar

  • Röfle, boya, perma gibi işlemler
  • Kimyasal işlemler
  • Vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak tırnak sorunları yaşanıyorsa oje temizleyiciler kullanılmamalıdır.
  • Rahatsız ayakkabılar
  • Manikür ve pedikür sırasında başkalarının da kullandığı aletler kullanılmamalıdır.
  • Korunma olmadan güneşe çıkmak

Ses Kısılmasına Karşın Evde Yapılabilecekler Reçeteler

Zencefil Çayı: Genel olarak pek çok bitki çayı ses kısılmasına iyi gelir ancak zencefil çayı çabuk etki göstermesi nedeniyle bu çaylar arasında bir adım öne çıkmaktadır. 1 büyük kupa zencefil çayı hazırlayabilmek için 4-5 ince dilim taze zencefil yeterli olur. Suyu kaynatarak içine kabuğunu soyulup dilimlediğiniz zencefilleri atınız ve 10-15 dakika kadar daha kaynatılması gerekiyor. Daha sonra ocaktan alarak zencefilleri süzün ve 10 dakika kadar soğumasını bekleyiniz. Çayınıza limon ve bal eklenebilir. Evde zencefil yoksa papatya çayı, okaliptüs çayı ya da kekik çayı da kullanılabilir.ses kısılmasına karşın yapılabilecekler, ses kısılmasın evde çözüm, evde ses kısılması için yapılabileceklerBal: Gripseniz olduysanız ve çok öksürüyorsanız bu nedenle sesiniz kısıldıysa en eski yöntemlerden biri olan bal ve limon karışımı kullanmalısınız. Bunun işin 2 yemek kaşığı balı yarım limonun suyuyla iyice karıştırıp 2-3 saatte bir 1 çay kaşığı bu karışımdan yemelisiniz. Ama hemen yutmayın balın ağzınızda iyice dağılmasını bekleyiniz. Bal boğazı yumuşatırken limon antiseptik etkisiyle bakterileri temizlemelisiniz.

Tuzlu Suyla Gargara: Tuzlu suyla gargara yapılması boğaz tahrişini alarak sesinizi açacaktır. 1 büyük bardak ılık suyun içine 1 çay kaşığı tuz attıktan sonra iyice karıştırılmalı ve bu suyla gargara yapmalısınız. Gün içerisinde belli aralıklarla 2-3 kez tekrar edilebilir. Gereğinden fazla tuz kullanmayın çünkü bu sefer fazla tuz boğazınızı tahriş olur.

Yağların Muazzam Etkisi: Anti bakteriyel özelliğine sahip olan yağların bakteri nedeniyle ortaya çıkan ses kısıklığının yanı sıra boğaz ağrısı tedavisin içinde kullanılır. Bunun için en etkili yağlar lavanta ile papatya yağlarıdır. Daha sonra iki su bardağı su tencerede kaynatıldıktan sonra içerisine bir kaç damla papatya bir kaç damla lavanta yağı ekleyin sonra buharı soluyunuz.

Su: Hasta olun ya da olmayın ses kısıklığının daha kısa sürede iyileşmesini isterseniz gün boyu bol bol su içilmesi gerekir. Su genel olarak gırtlağınızın nemli kalmasını sağlar ve öksürük gibi ses kısılmasına sebep olan hastalık belirtilerine karşı sizi koruyacaktır. Çok soğuk ve çok sıcak su içmeyiniz.

Zerdeçal: Zerdeçalı bakteriyel ile viral enfeksiyonlara bağlı olarak görülen ses kısıklığı için kullanılabilir. 1 bardak ısınan süte 1 tatlı kaşığı kadar toz zerdeçal karıştırıp ses kısıklığı geçene kadar günde 2 defa içilmelidir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler nelerdir?

Portakal: Tam bir C vitamini deposu olduğu unutulmayınız ve kışın en fazla tüketilen meyveler arasında yer alıyor.

Ispanak: Ispanak içerdiği A, C, B, E vitaminleri ile kalsiyum, magnezyum, quarcetin sayesinde bağışıklık sisteminin en iyi besinlerdir.

Bal Kabağı: İçermiş olduğu demir, C ve E vitamini, potasyum gibi mineraller ve antioksidanlar ile bağışıklık sisteminde görevli hücreleri güçlendirerek kalkan oluşturuyor.

Brokoli: Brokolinin içeriğindeki sulforan maddesi antioksidan bir etki göstermektedir. Özellikle de C ile E vitamini içerir.

Kırmızıbiber: İçeriğinde C vitamini ile Beta karoten fitokimyasallarla bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor.

Yoğurt: Bağırsak ile sindirim sistemi için en önemli bakteri olan Probiyotikler zararlı organizmaları yok eder ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır. Aynı zamanda yoğurt doğal antibiyotik bir besin gıdasıdır.bağışıklığı güçlendirme, bağışıklık sistemini güçlendirme, bağışıklık nasıl güçlenirDomates: Domates de ıspanak gibi en önemli bağışıklık sistemi besinlerindendir. İçerisindeki serbest radikaller, kalp damar hastalıkları ile kanser savaşır fakat burada en önemli nokta ise domatesi mevsiminde tüketmek gerekiyor.

Sarımsak: İçeriğindeki alisin ile sülfür yardımıyla bağışıklık sistemini güçlendirmenin en önemli yolludur.

Karnabahar: Mangan ve C vitamini yönünden zengin olan karnabahar aynı zamanda güçlü bir antioksidanlar arasında yer alıyor.

Nar: Çekirdeği ile tüketildiği zaman kansere karşı koruyucu özelliği bulunuyor.

Zencefil: Enfeksiyonlardan koruyucu etkisi bulunan zencefil aynı zamanda Kolon kanserine karşı önleyici etkisi vardır.

Balık türleri: Yağlı balıklardan olan Somon ile sardalye vücutta iltihapları önler ve mikroplarla savaşmaktadır.

Yumurta: Yumurta bağışıklık sisteminin temel yapı taşları olan protein, A vitamini, beta karoten ile çinkoyu fazlasıyla içinde barındıran besindir.

Yeşil Çay: En önemli özelliği ise antioksidan özelliğine sahiptir. Grip virüsünün vücutta yayılmasını da engeller.

Soğan: Soğandaki allilik sülfitler bağışıklık sistemini güçlendirerek serbest radikallerin vücuttan atılımını fazlalaştırır ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyerek kolesterol düzeyini azaltır.

Su: Bilhassa gripten korunmak için günlük 2,5 lt su içilmeliler ve özellikle içerisine limon ve zencefil eklenmesinde fayda vardır.

Kırmızı Et: Metabolizmanın ile kas dokusunun iyi çalışması, doku onarımı ile bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ihtiyacımız ölçüsünde tüketilmesi gerekiyor.

Kortizon Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Kortizon, karbonhidratın metabolizmasında görev yapan bir steroid hormonu olup neredeyse tüm hastalıkların tedavisinde faydalanılan fakat bunun yanında pek çok yan etkisi olan bir ilaç olduğunu bilmelisiniz.

Kortizon nasıl salgılanır?

  • Böbrek üstü bezlerinin ürettiği kortizon her insanda farklı miktarlarda salgılanmaktadır. Örnek verelim; dinlenmekte olan normal kiloda bir kişinin salgıladığı kortizon miktarı günlük 15 ila 40 miligram arasında değişirken, kilosu fazla birinin günlük üretimi bundan yüzde 50 oranında daha fazla olur. Gün içinde salgılanan kortizon miktarı, vücut ısısına, kan basıncına, günün gece ya da gündüz oluşuna göre değişiklik göstermektedir.
  • Doğumun üçüncü haftasında başlayıp öldüğümüz ana dek devam eden kortizon hormonu üretimi vücut tarafından az salgılanırsa ya da hiç salgılanmazsa dışarıdan alınmaktadır.
  • Vücudumuz kortizon hormonunu en fazla sabah vaktinde salgılamaktadır. Sinir ve panik anında ise kortizonunun salgılanma oranı on katına dek çıkabiliyor.kortizon kullanırken dikkat edilmesi gerekenler, kortizon niçin kullanılır, kortizon kullananların dikkat etmeleri gerekenlerKortizonun etki mekanizması şu şekildedir;
  • Kortizon yangısal durumlara göre değişkenlik gösterecek şekilde şişliği ile ağrıyı baskılamaktadır.
  • Özellikle, normalde vücudumuzu mikroplara karşı savunan bağışıklık sistemi olur da bozulursa vücudun kendi hücrelerine zarar vermesini engellemek için kortizon kullanılır ve olası bir hasar önlenmektedir.
  • Eğer ki, vücutta kortizon eksik salgılanıyorsa, yerine koymak için de kortizon tedavisi uygulayabilirsiniz.

Kortizon tedavisi nasıl olur ve uygulanırken nelere dikkat edilmesi gerekir?

  • Kortizonu tablet, krem, ampul, fitil ve damla gibi birbirinden farklı kullanım preparatları bulunuyor. Doktor, uygun formu, uygun dozda ve uygun sürede verilmektedir.
  • Eğer ki, hastaya daha düşük miktarda kortizon hormonu yetecekse, yüksek dozda kortizon kullanımından muhakkak kaçınılması gerekir. Kortizonu mümkün olduğunca erken sürede kesmelisiniz.
  • Kortizon pek çok hastalıkta tek tedavi çözümü olsa da, kullanılacak hasta üzerindeki miktarı doktorlar tarafından doğru bir biçimde belirleyiniz. Sonrasında da takibi de doktorlar tarafında yapılması gerekir.
  • Kortizonun mide asidini artırması ile ülsere yol açması gibi riskleri bulunuyor. Bu yüzden tok karnına alınması gerekmektedir. Mideye zarar vermemesi için doktor önerisi ile birlikte mide koruyucu ilaç almalısınız.
  • Bu tip durumlar yüzünden, kortizonun doktorun yazdığı reçeteye uygun şekilde kullanılması, belirsiz noktalar ve ya akla takılan sorular varsa doktora danışılması gerekiyor.

Gebelikte Kaşıntı

Hormon düzeylerinin değişliğe uğradığı gebelikte vücutta birçok değişimin yaşanması ve normalde görülmeyen kaşıntı gibi bazı durumların meydana gelmesi normaldir. Gebelikte kaşıntı en az mide bulantısı ve halsizlik hissi kadar rahatsız edici olabiliyor. Genellikle ciddi bir sağlık sorununa işaret etmeyen gebelikte yaşanan kaşıntı yine de her ihtimale karşı doktora bildirilmesi gerekir. Çünkü bazen kolestaz, mantar enfeksiyonu ve egzama gibi rahatsızlıklar neticesinde ortaya çıkabiliyor.

Kolestaz: Kolestaz gebelikte nadir olarak görülen ancak ciddi bir rahatsızlık olduğunu bilmelisiniz. Aşırı hormon üretiminden dolayı atılması gereken safranın bir kısmı vücuttan atılmayarak kana karışmaktadır. Bunun fetüs üzerinde olumsuz etkisi bulunur. Kaşıntı kolestazın belirtileri arasında yer alır ve diğer olası belirtileri iştah kaybı, halsizlik, açık renkte dışkı, depresyon ve koyu renkli idrarlı olur. Teşhisi basit bir kan testi ile yapılabilir ve tedavisinde bazı ilaçlar ile K vitamini takviyesi kullanılmalıdır.Hamilelikte kaşıntı oluşması, hamilelik kaşıntısı oluşumu, hamilelik kaşıntısı nedirMantar Enfeksiyonu: Mantar enfeksiyonuna bağlı kaşıntı genellikle vajinal bölgede ve ya çevresinde oluşur ve kaşıntıya koku ve ağır akıntı eşlik etmektedir. Bu bölgede yaşanan kaşıntılar çoğunlukla mantar enfeksiyonuna işaret ediyor. Nispeten zararsız olan enfeksiyon harici merhem kullanımı, şeker ve unun azaltılması, bol probiyotik tüketimi ile geçer.

Çatlaklar: Cildin esneyebileceğinden daha çok gerilmesi sonucunda oluşan ve gebelikte çok sık görülen cilt çatlakları hemen hemen her zaman kaşıntıya neden oluyor. Beyaz ve ya mor renkli çatlaklar tamamen ortadan kalkmamakla birlikte cilt eski haline döndüğünde kaşıntı azaltır. E vitamini içeren kremleri ve badem yağı gibi doğal ürünleri gebelik döneminde çatlakların daha az oluşması için harici olarak kullanabilir. Bazen özellikle karın bölgesinde çatlak oluşmasa bile derinin aşırı gerilmesinden dolayı kuruluk ve kaşıntı oluşur. Böyle durumlarda hemen bir nemlendirici kullanarak kaşıntıyı engelleyiniz.

Egzama: Gebelikte kaşıntı nedenleri arasında yerini alan, bazen kanamalı cilt yararına ve deri döküntüsüne yol açan egzama topikal steroidler ve antihistaminikler ile tedavi edilmektedir. Gebelik öncesi egzamanız varsa gebelik döneminde kaşıntı gibi belirtiler artarak devam eder ve ya egzama bu dönemde tamamen ortadan kaybolur. Artık bu birazda şansa kalmış bir durumdur.

Katı Sabun mu Sıvı Sabun mu Daha İyi ?

Bundan bir kaç sene önce vücut ve yüz temizliği için tek alternatif vardı katı sabunlar. Günümüzde sabunlar diğer kozmetik ürünleri gibi birçok farklı şekilde, yoğunlukta ve özellikte üretilmeye başlanıldı. Sıvı duş jelleri, peeling etkili yüz kremleri, köpük el sabunları ile daha pek çok ürün arasından seçim yapmak oldukça zordur. Cilt için hangi sabunun daha iyi olduğunu merak edenlerse ‘katı sabun mu? sıvı sabun mu?’ sorusunun cevabını aramaktadır. Bu soruya verilebilecek en kolay cevap ‘katı ya da sıvı olmasına bakmadan renksiz, kokusuz, doğal ürünlerle üretilmiş ve olabildiğince az kimyasal bileşen içeren sabunlar’ kullanmalısınız.katı sabun mu sıvı sabun mu, katı sabun tercih etme, katı sabun tercih etmeKatı Sabunlar ile Sıvı Sabunlar

  • Her iki sabun türü aslında aşağı yukarı aynı bileşenlerle alkali tuzlar, yağ asitleri ile deterjan üretilmesine karşın bazı avantajları ve dezavantajları bulunur. Örneğin; ellerinizi katı sabunla yıkadığınızda bakterilerin bir kısmı sabun yüzeyinde kalırken, sıvı sabun ise ellerinizi daha çok tahriş edebiliyor.
  • Sıvı sabunların ilk ve en önemli dezavantajı fiyatlarıdır. Katı sabuna göre daha pahalı olan sıvı sabunların kokulu olan bazıları ellerinizi tahriş edebiliyor.
  • Katı sabunların pH değeri sıvı sabunlardan daha yüksek olur, bu nedenle cildin kurumasına sebebiyet verir. Ancak gliserin içeren katı sabunlar özellikle egzama gibi cilt problemi bulunanlar için avantajlı olabilir çünkü cildi nemlendirerek kaşıntıyı almaktadır.
  • Sonuç olarak ise, sıvı ya da katı sabun kullanımı kişisel bir tercih ve eğer doğru sabunu alırsanız ikisi de cildinize aynı şekilde etki eder. Hangisinin kullanımı daha kolay geliyorsa onu tercih edebilirsiniz çünkü içerikleri aşağı yukarı aynıdır. Fakat başta da söylediğimiz gibi sıvı veya katı olsun sabun alırken dikkat edilmesi gereken nokta hangi bileşenlerle üretimi sağlandığıdır.
  • Hatta bazı sabunlar geleneksel sabunlar gibi deterjan içermez ve ellerinizi deterjan içerenlere oranla oldukça az kurutacaktır.
  • Kokusuz ve özellikle renksiz sabunlar genel olarak daha az kimyasal içermektedir. Ellerinizi yıkadıktan sonra cildinizin nemli kalmasını istiyorsanız nemlendirici sabunlardan kullanınız.