Sauna Zayıflamaya Yardımcı Olur Mu?

Sıkı bir diyet programı takip edenler ve ya fazla kilolarından bir an önce kurtulmak isteyenlerin en sık sorduğu sorulardan biri de ‘sauna zayıflatır mı?’ sorusudur. Sauna yüksek sıcaklık nedeniyle cildimizde bulunan gözeneklerden daha fazla su kaybetmemizi sağlamakta ve vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluştuğu için tartıya çıktığımızda kilomuzun düştüğünü gözlemleyebiliriz. Ancak bu göreceli bir kilo vermedir çünkü yağlar yerine su atılmıştır ve sıvı tüketerek bu su yerine konduğunda aynı kiloya geri dönülür. Yani ‘sauna zayıflatır mı’ sorusuna verilecek yanıt ise, ‘sauna zayıflatmaz, yalnızca daha fazla su kaybetmemize neden olur’ olacak. Üstelik bazı durumlarda gereğinden fazla saunaya gitmek ya da seansları uzatmak tehlikeli derecede su kaybetmeye sebep olur. Peki, bu kadar insan neden sauna gidiyor ve saunanın herhangi bir faydası bulunuyor mu? Evet, var ancak kilo vermek bunlardan biri değildir. Saunanın sıcak ortamı kalbin daha hızlı çalışmasını sağlayarak nabız yükseltir ve bu da kalp ve damar sağlığını korumak açısından faydalıdır. Tabii mevcut bir kalp rahatsızlığı olanlara tavsiye edilen bir durum değildir.Sauna ile zayıflama, Sauna zayıflatır mı, zayıflamak için sauna

Nabzın ile kan dolaşımının artması aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı korunmayı sağlıyor. Özellikle terle beraber toksinler vücuttan daha hızlı atılıyor, kaslarda rahatlama sağlanıyor ve bu sayede stres azaltılabilir. Sadece saunaya giderek kilo vermek gibi bir şey söz konusu değildir. Yani saunayla kilo vermek için saatlerce sıcak buharda oturmak gerekiyor ki bu da vücudun inanılmaz derecede su kaybetmesine neden olarak ölümle sonuçlanabilecek durumlara yol açabiliyor. Zayıflamak için artık klasik bir kalıp haline gelen ‘aldığınızdan fazla kaloriyi yakmak’ dışında başka bir çözüm yolu yoktur. Kalori yakmayı düzenli egzersiz programlarıyla destekleyerek daha çabuk kilo verilebilir. Fakat uyguladığınız diyet programında vücudunuzun normal şekilde fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için ise, gereken vitamin ve minerallerin olmasına dikkat ediniz. Unutmayın en iyi ve kalıcı kilo beslenme alışkanlıklarınızı kökten değiştirerek yapacağınız beslenme ile verilmektedir. Sauna aslında bilindiği gibi zayıflaya sebep olmaz.

Saç Kırıklarına Bitkisel Çözümler

Saç kırıklarının oluşumunu önlemek için saçlar doğal şekilde kullanılması gerekir. Yoğun boya kullanımından kaçınılmalı, maşa, sürekli fön, düzleştirme gibi kullanımlar en aza indirilmesi gerekir. Saçlara bu etkiyi veren aletler saçların kurumasına ve nemini kaybetmesine neden olur. Aynı şekilde, çok fazla kimyasal içeren şampuanlar, saç bakım kremleri, spreyler ile jöleler de saça zarar veriyor. Kulağa saçma gelse de, saçları çok sık taramak da saçların kırılmasına sebep olan etkenlerin başında gelmektedir. Bunların haricinde, saçların sert biçimde havluyla kurulanması de kötü etkiye sebep oluyor. Saçlar havluyla su yavaş yavaş emilecek şekilde ve nazikçe kurulanmalısınız. Ayrıca, metal saç tokaları, sıkı lastikler, sivri dişlere sahip tokalar, sürekli topuz yapılması, saçların çok sıkı toplanması gibi durumlar da saçları kırarak dökülmesine sebep olur. En basit ihtimalle ise sağlığını yitirmesine ve hırpalanmasına yol açıyor.saç kırıklarına çözüm, saç kırıklarından kurtulma, bitkisel çözümler ile saç kırıklarından kurtulma

Ballı Maske: Saç kırıklarını onaran bu maske için aşağıdaki malzemeler hazırlanır ve birbirine karıştırılmalıdır.

  • 4 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 tatlı kaşığı balı

Malzemeler bir kap içerisinde iyice karıştırıldıktan sonra, saçlar tutam tutam ayrılır sonrasında ve kırık bölgelerle karışım sürülmesi gerekir. Maske tüm saça uygulandıktan sonra, saçlar bir bone veya streç film yardımıyla sarınız. 45 dakika kadar bekleyiniz. Ardından şampuanla yıkanır ve su ile arıtılmaktadır. Bu kürü haftada 1 kez uygulayınız.

Avokadolu Maske: Saç kırıklarını onaran bu maske için aşağıdaki malzemeler hazırlanarak birbirine karıştırılmalıdır.

  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı badem yağı
  • 2 yemek kaşığı avokado yağı

Malzemeler bir kap içinde iyice karıştırıldıktan sonra ocakta hafif bir ısıda ısıtınız. Ardından, saç dipleri de dahil edilerek tüm saça uygulayın. Daha sonrasında, saçlar bir havluyla sarılarak bekletiniz. Bu maske en az 6 saat boyunca saçta beklemesi gerekir. Bu anlamda, eğer gece uyumadan önce uygulanırsa daha mantıklı olur. Sabah uyanıldığında saçlar bol şampuanla yıkanır ve sonrasından da durulanması gerekiyor. Bu karışım, saçların kendini yenilemesini hızlandıracağı gibi saçların kırılmasını engeller. Aynı zamanda saçların yumuşamasını sağlayarak hacim kazanmasına da yardımcı olur. Maske haftada 1 kez yinelenerek uygulayabilirsiniz.

Paraben Nedir ve Zararları Var Mıdır?

Günümüz dünyasında doğal yaşam, doğal beslenme ve hatta kişisel temizlik bile artık eskisinden çok daha zordur. Çünkü günlük hayatta kullandığımız ilaçların, kozmetik ürünlerin, cilt bakım ürünlerinin, gıdaların ve temizlik ürünlerinin çoğunda paraben bulunuyor. Peki, tüm uzmanların ‘uzak durun’ diye uyardığı bu paraben ne olabilir? Paraben bir koruyucu, ürünlerin raf ömrünü uzatır ve zararlı bakteri ve mantar oluşumunu engellemektedir. Düşük maliyetli olduğundan, pek kozmetik ve kişisel bakım ürününde kullanılmaktadır. Eğer kozmetik ürünlerinin arka etiketlerinin üzerinde methylparaben, propylparaben, ethylparaben, butylparaben ya da benzylparaben isimlerini görüreniz bilin ki o üründe paraben vardır. Ürünlerin içinde genellikle birden fazla paraben kullanılmaktadır. Ayrıca, mikroorganizmaların geniş etki alanlarına karşı koruyucu olduklarından sıkça diğer koruyucu maddelerle de birlikte kullanılır. Karışımların içinde düşük seviyede kullanılan parabenin aktivasyonu, koruyucunun da aktivasyon müddetini uzatmaktadır.paraben nedir, parabenin zararları nelerdir, paraben cilde zarar verir mi

Parabenin Zararları

  • Toksiktir, vücutta toksin birikmesine yol açıyor.
  • Vücuttaki östrojen hormonunu taklit ederek meme kanseri riskini ciddi orana artırmaktadır.
  • Egzama ve tahriş gibi alerjik reaksiyonları tetiklemektedir.
  • Cilt tarafından emildiği için tüm dokulara, tüm vücuda, hatta kana ile idrara bile karışabiliyor.
  • Bebek ile çocuklarda gelişim ve bağışıklık sistemi sorunlarına sebep olmaktadır.
  • Endokrin sisteme büyük zarar veriyor. Yani, beze oluşumu ve hormon üretimine müdahale etmektedir.
  • Erkek üreme fonksiyonlarının bir kısmına zarar verme riski bulunuyor. Bazı çalışmalardan elde edilen bilgilere göre, erkeklerde testesteron seviyesinde azalma meydana getirmekte ve sperm sayısını düşürmektedir.
  • Erken yaşlanmaya sebebiyet veriyor. Cildi gençleştirmek ve güzelleştirmek amacıyla üretilen ürünlerin içerisinde olan parabenin erken yaşlanmaya yol açması ironik görünse dahi uzmanlar, bu konuda insanları uyarmaktadır. Yapılan araştırmalar, parabenin güneş ışınına karşı hassasiyet geliştirerek güneşin vücuda verdiği hasarı artırdığını ve cilt hücrelerinin normalden daha hızlı öldüğünü göstermektedir.
  • Vücuttan atılan ve ya atık ürünlerin içerisinde kalmış olan paraben, parçalanamadığı için dereler, göller, ırmaklar ile kanalizasyon sularına karışarak, tarımda ve günlük olarak kullanılan sulara karışmaktadır. Dolayısıyla, vücuttan attığımızı veya tamamen kurtulduğumuzu sandığımız bu toksik madde, çevresel etkenlerle, belirli bir döngü içerisinde vücudumuza geri dönerek sağlığımızı tehdit etmeye devam eder.

Sevgililer Gününde Harika Vakit Geçirmenin Yolları

Yıl boyunca heyecan ile aşkla beklenen Sevgililer Günü günler öncesinden plan yapılan muhteşem bir organizasyonu hak etmektedir. Dışarıya çıkıp şık bir yemek yemek ve ya güzel bir kamp tecrübesi edinmek, eğlenceli bir konser dinlemek ya da aşk dolu bir filmi beraber izlemek Sevgililer Günü için önerilen alternatifler arasında yer alıyor.

Sevgililer Gününde Nereye Gidilir?

Sevgililer Günü için haftalar öncesinden plan yapmak isterseniz seyahat fikrini ilk sıraya yerleştirilir. Romantik ve bir o kadar büyüleyici şehirlerden herhangi birine gitmeniz, bu  güzel günü birlikte geçirmeniz için oldukça hoş bir seçim olur. Venedik, Roma, Paris, Prag tercih edebileceğiniz en romantik şehirler arasında yer alır. Eğer ki, yurtdışı seyahati değil de yurt içi seyahati tercih ederseniz İstanbul’u bu romantik günde yeniden keşfetmek sizin elinizde. Sadece ikiniz, muhteşem bir İstanbul günü düzenlenebilir.sevgili ile keyifli zaman geçirme, sevgililer gününde zaman geçirme, sevgililer gününde yapılabilecekler

Sevgililer Gününde Ne Yapılmalı?

Diğer tüm Sevgililer Günü hatıralarınızdan farklı olsun isterseniz bu 14 Şubat’ı evde geçirilebilir. Kendiniz için hazırladığınız çikolatalı pastanız ve ya içecekleriniz ile samimi bir gece geçirmek sizin elinizde. İkinizin filmini izleyebilir ve biraz sohbet edip birlikte olmanın sessiz huzurunu yaşarsınız. Henüz hala kış mevsimindeyken kayak yapmaya gidebilir ve ya kış kampı yapılabilir. Yalnızca ikinizin olduğu bir kampı hayatınız boyunca unutmazsınız. Üstelik bu kamp, birbirinizi ne kadar özlediğinizi de fark etmenize yardımcı olacaktır.

Sevgililer Günü için Mükemmel Öneriler

Sevgililer Günü için güne birlikte hazırlayacağınız kahvaltı ile başlayınız. Beraber hazırladığınız kahvaltı sonrası güzel bir alışveriş turu yapılmalıdır. Bir yerde oturup sıcacık bir kahve yudumlamaya vakit ayırın. Arkasından rastgele bir filme giriniz. Çıkınca içinizi ısıtacak eşsiz lezzete sahip bir yemek yiyebilirsiniz. Sonrasında iki dilek balonu alarak size en yakın sahile gidin. Biraz sahil sohbetinin ardından dilek balonlarınızı el ele gökyüzüne uğurlayabilirsiniz. Geceyi birlikte tamamlamak güzel bir hatıra olarak kalmasını sağlar.

Sevgililer Günü için Alternatif Fikirler

Sevgililer Günü, iki kişi arasında özel olan bir gün olabilir ancak sizin için özel olan başka çiftler ile kutlanabilir. En yakın arkadaşlarınız ve dostlarınızla çılgınlar gibi eğlenebileceğiniz muhteşem bir akşam organize sağlayabilirsiniz. Romantizmden hoşlanmayanlar için go-kart yarışları, korku evleri ve piknikler alternatif olur.

Keçeleşen Yün Nasıl Düzelir?

Soğuk havalarda sıcak tutması sebebiyle en fazla tercih edilen yün kıyafetler doğru yöntemlerle yıkanırlarsa uzun süre eskimemektedirler. Özellikle el örgüsü yünlerin ömrü daha uzundur ve insan vücuduna uyumludurlar. Yün temizliğinde suyun sıcaklığına dikkat etmek gerekiyor. Yanlış yıkamadan kaynaklı keçeleşen yün bazı yöntemlerle eski haline getirilmesi mümkündür. Yün kıyafetlerinizi 30-40 derece üstünde bir sıcaklıkla yıkadığınızda yünleriniz keçeleşir ve ya boyutunda farklılıklar oluşabilir. Uzun süre yıkanan yün de doğal yapısını kaybeder ve bazı yerlerinde deformasyonlar oluşur. Yün dokusu fazla hareket ettirilme ve zorlanmaya uygun olmamaktadırlar. Mümkünse elde yıkanması doğru olur. Yün kıyafetler kimyasal içeriklere maruz bırakılmaması gerekir. Güzel temizlendiğini düşünerek bol bol kullandığımız deterjanlar ve yumuşatıcılar yünün lifli yapısını bozmaktadır. Önceden insanlar yünlü kıyafetlerini yıkamak için sabun ve ya sodadan faydalanıyorlardı. Sodanın kullanılmasının sebebi, yün lifleri ve yağı arasında dengeyi kurması ve yünü kalitesini arttırır.yün keçeleşmesi neden olur, keçeleşme nedir, yün keçelenmesine çözüm

Keçeleşen yün için sıcak su ile buhar

Keçeleşen yün eski haline getirmek isterseniz, bir leğene sıcak su hazırlayınız. Kazağınızı içine koyun ve 5 dakika bekletmelisiniz. Sonrasında kazağınızı istediğiniz boyutta, her yerine eşit olacak şekilde esnetmeye başlayınız. Bir 5 dakika daha sıcak suyun içinde beklettikten sonra uzatma işlemini bir kez daha yapılmalı. Yün kıyafetinizin suyunu aldıktan sonra nemli halde bir çarşafın üstüne sermelisiniz. Ütünüzün buharlı kısmını ayarlayın ve kıyafetinize 1 cm kadar yakın olacak şekilde gezdirmeye başlamalısınız. Buharı gören kıyafetiniz yavaşça kendini salacaktır, istediğiniz boyuta gelene kadar yün kıyafetinizi esnetiniz. İşlem sonrasında yün kazağınızı asabilir ve ya bulunduğu çarşafın üstünde kurumaya bırakılabilir.

Küçülen yün kıyafetleriniz için mucizevi formül!

Çekmiş, keçeleşmiş veya deforme olmuş yün kıyafetinizi eski kullanılır haline getirmek için evdeki şampuanınızı kullanmanız yeterli olacaktır. Bir leğenin içine ılık(sıcağa yakın) su hazırlayın ve içerisine sırasıyla bir yemek kaşığı yumuşatıcı, iki yemek kaşığı bebe şampuanı ile iki yemek kaşığı saç kremi ekleyiniz. 10 dakika kazağınızı bu karışımda bekletin ve yavaşça uzatmaya başlayınız. Açabildiğiniz kadar açın ve bir 5 dakika kadar daha karışımın içinde çözülmesini sağlayın istediğiniz sonuca böylelikle ulaşabilirsiniz.

ÇOCUĞUM ÇOK KAYGILI, NELER YAPABİLİRİM?

Çocuklar da en az yetişkinler kadar kaygı hissedebilir pek çok şey karşısında endişeli bir ruh hali içerisine girerler. Zira çocuklar hayatı bizim kadar tanımıyorlar ve bu sebeple sahip oldukları deneyimler de kaygılarından onları kurtarabilmek için yeterli olmaz. Yani hayatta karşılaştığı şeylere karşı ürkek bir yaklaşım göstermesi gibi çocuğunuzun dış faktörlere maruz kaldığını ve bunları benimsemekte biraz zorlandığını göstermektedir. Dolayısıyla çocuğum çok kaygılı, neler yapabilirim diyenlerin çocuklarına zaman zaman biraz destek olmaları gerekir. Çocuğunuzun kaygı duymaması için hayatındaki her sorunu onun yerine siz çözüyorsanız maalesef ki, onun kaygılarının gelecekte de devam etmesini sağlamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz diyebiliriz. Halbuki onun sorunlarını onun için çözmek yerine bu sorunlarının üzerine gitmesi için onu cesaretlendirirseniz ve çocuğunuzun kaygı düzeyinin ciddi anlamda azalmasını sağlarsınız. Endişe uyandıran durumlara karşı onun cesaretini körükleyici konuşmalardan bulunun ve onun arkasında olduğunuzu hissettirmelisiniz.kaygılı çocuklar, kaygılanan çocuklara yaklaşım, kaygılı çocuklara nasıl davranılmalı

Bazı anne ile babalar ise çocuğunun mükemmel olması gerektiğini ona hissettirirler ve bu durum çocukta ciddi bir baskı kaynağı haline gelmektedir. Halbuki çocuğunuzu cesaretlendirmek güzel bir şeydir ancak başarısızlığın hayatın sonu olduğunu söylemek ve hatalara müsaade etmeyeceğinizi belirtmek maalesef ciddi psikolojik sorunların da başlangıcını yaratır. Dolayısıyla yetenekli olduğu konularda onu desteklerken başarısız olduğu konularda da teselli etmesini bilinmelidir. Çocuklarımızın keyifli vakit geçirmeleri ve üzerlerindeki negatif duyguları atabilmeleri için çok gereklidir. Dolayısıyla kreşten, okuldan, spor etkinliklerinden ve bunların getirdiği sorumluluklardan bunalan çocuğunuzun rahatlayabilmesi için onu sevdiği aktivitelere katılmalısınız. Beraber oyun oynamak, şehirde güzel bir gezinti yapmak, hayvan parklarını ziyaret etmek, müzik dinlemek ya da ikinizin birden keyif alabileceği herhangi bir aktiviteye katılmak ve çocuğunuzun kaygı düzeyini düşürerek onu rahatlatmasını sağlayacaktır. Bazen ebeveynlerin çocuklara çok yanlış bir örnek olduklarını da biliniyor. Bazı anne babalar o kadar çok kaygılı ve endişeli davranışlara sebep oluyorlar. Çocuklarına endişelenmemesi gerektiğini söyleseler dahi çocuklar ailelerin davranışlarından etkilenerek bu tavırlarını devam ettirmek zorunda kalırlar. Eğer ki, çocuğunuzun kaygılarının üstesinden gelmesini isterseniz, siz de kendi kaygılarınızın üzerinden gelmeniz gerekir.

Kaşıntı Neden Oluyor?

Kaşıntı, cildin sararması ile kırmızı lekeler, elde ve ayakaltlarında ısı artışı yaşanır.  Pek üzerinde durulmayan ve geçiştirilen bu belirtiler karaciğer hastalıklarının habercisi olabilir. Karaciğer ile ilgili hastalıklar günümüzde oldukça yaygındır.  Özellikle siroz büyük bir sorun haline geldi. Bazen belirtileri görülmekte fakat gizlice ilerleyen bir hastalık da olabiliyor.

İlk Belirti Sarılık

kaşıntı, kızarıklıklar, cildin sararmasıSarılık genelde ‘Bilirubin’ diye adlandırılan karaciğerin dışarı atması gereken maddeyi atamaması durumunda oluşur ve sonrasında hastalığın farkına varmada önemlilik arz eder. Bu belirtide kişinin gözlerinde, idrar ve ya cilt renginde sararma gözlenir. Fakat sarılık sadece karaciğer hastalıklarında değil safrakesesi ve pankreas hastalıklarında da görülebildiği için her sarılığın karaciğer hastalığına işaret etmediğinin unutulmaması gerekmektedir.

Elde Kızarıklık Olması

Karaciğer hastalıklarının teşhisinde cilt bulgularından da yararlanılmaktadır. Kaşıntılar genelde ciltte kırmızı renkli ve örümcek ağını andıran oluşumlar el ve ayak tabanlarında sıcaklık artışı ile birlikte görülen kızarıklıklar önemli belirtiler arasında yer almaktadır. Erkeklerin memelerinde büyüme varsa, ve Karaciğerin yetersizliği sonucunda gelişen amonyak birikimi ile beyin ve sinir sisteminin etkilenmesi sonucunda ise; ellerde titreme ve yazı yazamama konuşma bozuklukları gibi sorunlar da gelişebilir.

Tedbir Olarak Yapılması Gerekenler

Hepatit B aşısı karaciğer hastalığından korunmada ilk adım olarak görülmektedir. Günümüzde ise çocuklara doğar doğmaz toplamda 3 defa uygulanır. Ancak bunun dışındaki bir zaman diliminde de uygulanabilir.

  • Karaciğer hastalıkları arasında en korkutucu olan sirozun en büyük nedeninin aşırı alkol kullanımı olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle alkol tüketimini kısıtlamak bu hastalık açısından çok önemli görülür. Hepatit C nin henüz tedavisi bulunmayan ve ya karaciğer hastalığına neden olan tehlikeli bir virüs olduğu, cinsel ilişki ve kan yolu ile geçtiği belirtilir. Korunmak ve belli dönemlerde kan ölçümleri yaptırılması önerilmektedir.
  • Karaciğer yağlanması da siroza zemin hazırlamaktadır. Beslenme alışkanlığını düzene koyarak uygun bir diyet ile egzersiz programı uygulamak karaciğer yağlanmasından korunmada çok etkili görülmektedir.
  • Bilinçsiz ve ya fazla ilaç kullanımı da böbrek ve karaciğere zarar verir. Bu nedenle ilaç kullanımının doktor kontrolünde ve sınırlı düzeyde yapılması gerekmektedir.

Stresinizi alacak egzersiz türleri

Stres aslında yaşam tarzımızı belirleyip yaşama ritmimizin temposunu ayarlamak için gerekli ivmeyi getiren bir faktördür. Günümüzün zor hayat şartları, ağır iş temposu ile çeşitli nedenlerden ötürü strese girmemek imkansız. Stresten arınmanın bir sürü yolu bulunuyor. Bu konuda en etkili yöntemlerden biri ise egzersiz yapmaktır. Stresinizi atmak için size 6 egzersiz türü:

Yoga

Gerek bedeniniz gerekse de zihniniz aynı anda egzersiz yapsın istiyorsanız stresli yaşamdan dolayı kaslarınızda fazla gerilim hissediyorsanız ve çok fazla enerji harcayacağınız bir aktivite istemiyorsanız yoga tam size göre bir yöntem. Yoga yaparken amaç vücuttaki kaslarınızı gererek yumuşaması ve kaslarınızda esneklik oluşturur. Yoga depresyon ile panik atak gibi rahatsızlıkların geçmesine yardımcı olduğu gibi sinir sistemini de sakinleştirmektedir. Doğru nefes tekniklerini öğrenerek stresli anlarınızda bu nefes tekniklerini uygulanabilir. Yoga ayrıca sabırlı olmayı, sakinleşmeyi öğretir ve böylelikle rahatllık verir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesini de sağlar.

Spinning

Spinning, müzik eşliğinde, hocalarla birlikte ve özel olarak tasarlanmış bisikletlerle yapılan yoğun bir aerobik egzersiz türüdür. Stres seviyesini azaltmasının yanı sıra basen, bacak, göbek ve kalça bölgesindeki yağları eritir, bu bölgelerin sıkılaşmasında ve incelmesinde etkilidir, kısa süreler içinde bol kalori yakılmasını sağlar, kasların güçlenmesinde etkilidir. Her gün yapılması önerilmeyen bir egzersiz olan spinning, bacak kaslarının tamamını eşit olarak çalıştırmadığı için kasların gelişiminde dengesizlik görülebilir. Bu nedenle bacak kaslarını çalıştıracak başka egzersizler de ayrıca yapılmalıdır.

Aerobik

egzersiz, enerji düzeyi, fiziksel aktiviteBir öğretmenle çalışmayı seviyorsanız, müzik eşliğinde egzersiz hoşunuza gidiyorsa aerobik stres atmanızı sağlayacak diğer bir egzersiz türüdür. Aerobik ayrıca vücudun dayanıklılığını arttırmakla birlikte kalbinizi ve akciğerlerinizi de güçlendirir. Sırtında, dizlerinde, ayaklarında rahatsızlığı olanlar bu egzersiz türünü pek tercih etmemeli.

Fitness

Spor yaparken kulüp ortamlarını tercih ediyorsanız, sağlığınız ve bütçeniz de müsait ise aletli ve aletsiz yapılan egzersizler stres atmanızda etkili bir egzersiz türü olabilir. Stres atmanın yanı sıra fazla kilolardan arınmak, daha estetik bir görünüşe sahip olmak ve metabolizma hızını arttırmak açısından da bu tür egzersizlerin oldukça faydası vardır. Fitness programına yeni başlayanlar için başlangıçta adaptasyon programı denilen temel çalışmalar vardır. Bu programa dışına çıkılmamalıdır çünkü vücuda fazla yüklenilme duru faydadan çok zarar getirebilir.

Pilates

Pilates, karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturabilmek amacıyla yapılan bir egzersiz türüdür. Stres seviyesini azaltır, enerji düzeyini arttırır. Zihin-beden koordinasyonunu sağlar. Sırt ağrılarını azaltır. Vücudun sıkılaşmasını sağlar. Karın ve kalça bölgelerindeki sarkmaları toparlayıp yağlanmaları engeller.

Uzakdoğu sporları (judo, karate, tai-chi, aikido)

Kendinizi egzersiz yaparken savunma teknikleri üzerinde de geliştirmek istiyorsanız ve daha fiziksel aktivite gerektiren bir egzersiz türü tercih ediyorsanız Uzakdoğu sporları tercihiniz olabilir. Uzakdoğu sporları bir uzman tarafından alınacak eğitim programı içerdiğinden dolayı daha disiplinli ve sabırlı olmanız gereken bir egzersiz türü. Uzakdoğu sporları tekme ve diğer hareketler için germe ve kuvvet arttırıcı egzersizleri içerir.

Son Çıkan 9 Akıllı Telefonun Özellikleri Nelerdir?

Yaşantımızda vazgeçemediğimiz teknolojik cihazlardan biri olan akıllı telefonlar, pek çok özelliği bir arada barındırmasından dolayı genç yaşlı demeden herkesin tercihi oluyor. Özellikle de her geçen gün yenilenen modellerini takip etmek neredeyse imkansız. Ancak son çıkan 9 akıllı telefonun özellikleri yaptığımız araştırmada şu sonuçlara rastladık…

Dayanıklılık Temel Kriter

 

son çıkan 9 akıllı telefonun özellikleri, akıllı telefonlar, telefon firmalarıSon çıkan akıllı telefon modellerine baktığımızda genel olarak sağlamlığa yapılan vurguyu hemen fark edebiliriz. Çünkü telefonların yüksek fiyatlarda satışa sunuluyor olması ve en ufak bir durumda hasar almaşı kullanıcıların en büyük şikayetlerinden olmuştu. Bu nedenle akıllı telefonların ekranlarında yüksek koruma sağlayan kırılmaz camlar ve dış kapak kısmında ise paslanmayan ve kolay kolay çizik almayan alüminyum kasalardan üretilmeye başladılar.

Daha Fazla Hız!

Akıllı telefonlarda dokunmatik ekranların zaman zaman donması ya da bazı uygulamalar için yavaş çalışıyor olması kullanıcıların isteklerini daha hızlı olan telefonlara yöneltmişti. Bu durumu bilen üretici firmalar ise internet üzerinde daha kolay gezinebilen ve uygulamalar konusunda daha hızlı bir kullanım sunan akıllı telefonlar piyasaya çıkardılar.

Görüntü Kalitesinde Değişim!

Bir yıl öncesinde kadar akıllı telefonlarda kamera çözünürlüğü 13 megapixel gibi hatta daha yüksek sayılara ulaşmışken buna bir dur denmesi gerektiğini düşünen telefon firmaları son çıkan telefonlarda en gelişmiş kamera çözünürlüğünü 12 ile sınırladı. Kameralardan gelen bu gelişmenin akabininde ise ekran boyutlarının büyümesi beklenirken ele sığabilecek büyüklükte üretimler başladı.

Pil Süreleri Artık Daha Uzun!

Kullanıcıların en belirgin isteklerinden biri de pil kullanım ömrünün uzaması idi. Her marka kendi üretimi olan telefonlara belli başlı özellikler ekliyor olsa da son çıkan telefonların genel özelliği pil sürelerinin artırılması ve daha az enerji tüketebilen özelliklere sahip modellerin üretilmesi oldu.

 

Lamina Diş Fiyatları Uygulandığı Kişiye Göre Farklılık Gösterir Mi?

Lamina kaplama, son günlerde zirkonyumla beraber popülerlik kazanmakta olan bir kaplama çeşididir. Porselen ve/veya yaprak porselen kaplama olarak da bilinir. Popülerlik kazanmasının sebebi uygulanmasının son derece kolay olması ve zirkonyum kaplamaya göre daha ucuza mal olabilmesidir. Işık geçirgenliği nedeniyle, doğal görünüm konusunda zirkonyuma yakın bir sonuç verir. Yani giderek daha çok tercih edilmeye başlanmasının sebeplerinden biri, lamina diş fiyatlarının daha uygun olmasıdır. Günlük hayatta, zirkonyum sahne sanatçıları tarafından tercih edilirken, lamina halk tarafından tercih edilir diyebiliriz.

Lamina Diş Fiyatlarının Değişme Nedenleri

porselen kaplama, lamina kaplama, diş hekimiLamina diş fiyatları, hemen hemen diğer tüm diş hekimliği uygulamalarında olduğu gibi hem kişinin durumuna ve hem de kullanılan malzemenin kalitesine göre farklılık gösterir. Yani aynı lamina kaplama uygulanacak iki kişi için tamamen farklı bedeller söz konusu olabilir. Bunun en başta gelen nedeni, kişilerin ağız ve diş sağlıkları arasındaki fark ve uygulama yapılacak alan büyüklükleridir. Kişinin ağız ve diş sağlığı yeterince iyi değilse, diş hekimi lamina kaplama öncesi daha çok mekanik işlem yapacaktır. Zira bütün kaplamalarda olduğu gibi, lamina kaplamalar da sağlıklı diş ve dişetleri gerektirir. Çürük veya sorunlu bir diş üzerine tedavi yapılmadan kaplama yapılması mümkün değildir. Yine, her insanın diş boyu ve şekli (üçgen, oval, kare vs.) aynı olmadığından, kaplama uygulanacak alanın boyutu ve beraberinde doğal olarak lamina kaplamanın boyutu değişecektir. Daha fazla boyut, daha fazla malzeme demektir ve bu husus da elbette fiyatı değiştirir.

Lamina diş fiyatları, aynı zamanda kullanılan malzeme kalitesinden de etkilenir. Lamina, diğer hemen tüm kaplama türleri gibi yurt dışı kaynaklı firmalar tarafından üretilir ve üretim teknikleri ve kaliteleri, doğal olarak üretilen kaplamaya da yansımaktadır. Ne kadar kaliteli ürün kullanılırsa doğal görüntüye o derece yakın sonuç elde edilecek ancak fiyat da artacaktır. Bu noktada, kişinin maddi durumuna göre de lamina diş fiyatları farklılık gösterir diyebiliriz. Ancak önemli olan, her zaman olduğu gibi en pahalı olanı değil size en uygun çözümü seçmektir ve bu konuda diş hekiminiz yardımcı olacaktır.