Genç Kalmayı Sağlayan Besinler

Yaşlanmak denince hepimiz korkarız doğal beslenerek daha genç kalmanın yolu bazı besinleri hayatımıza daha fazla koymaktan geçiyor. Dengeli ve yeterli beslenme sağlıklı yaşamanın en önemli koşuludur.

Genç kalmanın ilk yolu beyni genç tutmaktan geçmektedir. Beyninizi genç ve sağlıklı tutmak istiyorsanız mutlaka her gün bir  elma yemeye özen gösterin.

Tatlılara lezzet vermek için koyduğunuz tarçın erken yaşlanmanıza da engel olacaktır.genç kalmak, nasıl genç kalınır, genç kalmaya yardımcı besinler

Sofralarınızda beyaz pirinç yerine kahverengi pirinci tercih edin. Bu pirincin içinde bulanan karbonhidratlar, B12 ve lif sayesinde daha genç kalabilirsiniz.

Yumurta cildinizi yenileyen bir besin olduğu için her gün yumurta yerseniz daha genç bir cilde sahip olursunuz.

Havuç bağışıklık sistemini güçlendiren ve yorgunluğunuza çok iyi gelecek besindir. Havuç bir şifa deposudur.

Yulaf ezmesi yiyerek kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz. Yulaf ezmesi kolestrolün düşmesini de sağlar.

Avokado iyi bir likopen ve beta karoten  kaynağıdır kalbinizin dostudur.

Bitter çikolata tüketmek yine kolestolü düşürdüğü için kalp sağlığınıza iyi gelecektir.

Su içmek vücuttaki toksin maddelerin kolayca dışarı atılmasını sağlar. Genç ve sağlıklı kalmanın yolu su içmekten geçer.

Yaban mersini  en güçlü antioksidan olduğu için hücreleri yenileyerek yaşlanma sürecinizin yavaşlamasına yardımcı olur.

Domates  içinde bulunan  likopen sayesinde sizi kanserden koruyan en güzel besindir.

İyi bir magnezyum, demir, çinko ve selenyum deposu olan fındık size gençlik veren besinlerin içinde yer alır.

Kışın sabahları yiyeceğiniz bir portakal günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılayacağı gibi içinde bulundurduğu bete karoten sayesinde size gençlik verecektir.

Sarımsak vücudunuzdaki zararlı bakterileri ve enfeksiyonları yok ederken kalp ve damar sağlığınız içinde mutlaka tüketmeniz gereken besinlerin başında gelir.

İyi bir Omega3 kanağı olan balığı sofralarınızdan eksik etmeyin çünkü balık anti-aging açısından en zengin besinlerin başında yer aldığı için genç kalmak için mutlaka tüketilmesi gerekir.

Brokoli vücudumuzdaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar ve kanserden korunmanın en büyük ilacıdır.

Ispanak iyi bir kalsıyum ve demir deposu olduğu için sofralarımızdan eksik etmememiz gereken bir sebzedir.

Her gün düzenli olarak tüketeceğiniz kahve size zindelik ve gençlik verecektir.

Salyangoz ve Dana Burnu

Salyangoz

Salyangoz kabuklu bir böcek türüdür. Genellikle nemli ve sulak alanlarda yaşayan bu böcekler ılıman havalarda aktif olurlar. Salyangoz yapı olarak dış yüzeyinde sert bir kabuk ve kabukla vücut arsında bir mukoza sıvısı bulunur.salyangoz ilaçlaması, salyangoz nasıl ilaçlanır, salyangoz ilaçlama işlemi Salyangozlarda bu sıvı çok önemlidir. Vücudunun tüm dengesini bu sıvıya borçludur. Çünkü bu sıvı yardımı ile kendini hem soğuk havalardan koruru hem de sıcak havalardan korunur. Salyangoz ayrıca bu sıvı ile hareketini sağlar. Çünkü salgıladığı bu sıvı üzerinden kayarak hareket eder. Salyangoz insanların en çok bağ ve bahçelerine zarar verir. Çünkü bu canlılar sebze ve meyvelerin taze yapraklarını ve yeni filizlenmiş sürgülerini kemirerek yer. Bu böcekler ev ortamında ise saksı çiçeklerine zarar verir. Salyangoz canlısının zararlarından korunmak için bunları yok etmek gerekir. Salyangoz ile mücadele etmek için en ekonomik ve en etkili yöntem ilaçlama yapmaktır. Salyangoz ilaçlaması için her daim bize ulaşabilir ve bizden salyangoz ilaçlaması isteyebilirsiniz. Salyangoz ilaçlamasında sıvı ilaçlar uygulanır.

Dana Burnu

Danaburnu, eklem bacaklı, 4-5cm boylarında, bitkisel beslenen bir böcek türüdür. Derisi sık ve oldukça kısa kadifemsi yumuşak tüylerle kaplıdır. Dana burnunun baş kısmında 1 çift anten vardır, antenler algılama işine yarar. Danaburnunun göz yapısı petek göz biçimindedir. Dana burnu sesleri algılayamaz fakat erkek olanları ses çıkartabilir. Arka kantları kapalı durumdayken kuyruğuymuş gibi görünebilir. Toprağın 20cm altında kazdığı yuvasında yaşar. Yaşamak için yumuşak toprak türleri seçer. Genellikle gündüzleri toprağın altında olan danaburnu akşam olduğunda yerinden çıkar. Mayıs ve haziran ayı geldiğinde çiftleşen böcek, yumurtalarını toprağın altındaki yuvasında saklar. Her yumurta bırakmasında 200–300 adet yumurta bırakabilir. 4 dönem geçiren dana burnu, erginliğe ulaşır. Etçil değil otçul beslenen böcek tarla bitkilerine oldukça zararlıdır. Tarla bitkilerinin yeni filizlerini yer, oldukça zararlıdır. Çiftçiler için büyük tehdit oluşturur. Dana burnundan ancak ilaçlama yöntemi ile kurtulmak mümkündür. Bu böceğin görüldüğü veya olması muhtemel alanlar ilaçlama yapılmalıdır. En etkili sonuç ilaçlama yapılarak sağlanır. Dana burnu ilaçlamasında, kokulu sıvı ilaç uygulaması yapılmalıdır, en etkili yöntemdir. Sık aralıklarla ilaçlama yaptırmak sizi danaburnu ve daha birçok zararlı haşereden korur.

Akrep İlaçlama Fiyatları

Dört adet ayağı ve iki adet kolu bulunan akrebin iki büyük kıskacı onun en büyük silahları arasında yer alır. Akrep kuyruğunda barındırdığı zehir ile kısmi felçlerden tutunda ölümlere varana kadar pek çok insan sağlığını riske atan güce sahiptir. İki kıskacı ile avını ani bir hamle ile yakalayan akrep vücuduna dönük bir şekilde duran kuyruğunda ki iğne ile avını zehirler. Avı ölene kadar onu kıskaçları arasında tutar ve daha sonra avını yemeye başlar. Akrep ilaçlama ile tanışmanız ise bu canlının varlığını hissettikten sonra başlar. Akrep ilaçlama özellikle sıcak bölgelerde akrebin tehlikeli hamlelerinden korunmak için yapılmalıdır. Akrep ilaçlama fiyatları ekonomik olduğu için maddi açıdan zorlanmadan bu işlemi yaptırabilirsinizakrep ilaçlaması yapımı, akrep nasıl ilaçlanır, akrep ilaçlama fiyatları ne kadar

Akrep ilaçlama firması pek çok şehirde faaliyet göstermektedir. Sizler isterseniz dağın başında ulaşılmaz bir alanda olun sizlerin akrep ile başının dertte olduğu her alanda akrep ilaçlama için bir an önce yanınızda yer almaktayız. Akrep ilaçlama fiyatları çok uygun olan şirketimizde tamamen uzman personelimizin tecrübelerine dayanarak işlem gerçekleştirilir. İlaçlama esnasında sizlerin akrep ile hiçbir ilişkisine izin verilmez. Ayaklarınızı uzatarak akreplerin korkulu dünyasından kurtulmanın tadını çıkarmalısınız. Akrep ilaçlama şirketi sayesinde oldukça huzur dolu bir yaşam alanı sizleri bekliyor olacak. Akrepler genellikle kendilerine yuva olarak veya saklanma olarak, taşlık alanları ve sıcak alanları tercih ederler. Fakat ev ortamı söz konusu olduğu zaman çatı katları ve bodrum katları akrepler için son derece ideal alanlardır. Bu alanlarda yaşam sürdüren akrep bazen ev içinde bir gezintiye çıkıp hiç beklemediğiniz anda öldürücü darbesi ile sizi karşı karşıya bırakabilir. İşte bu yüzden onlarla yaşadığınız her an hayati önem taşımaktadır.

Akrep ilaçlama ile bu kötü ve korku dolu günlere elveda demenin vakti geldi. Akrep ile mücadele noktasında yanınızda yer alan en ucuz akrep ilaçlama fiyatları sunan bir firmayız. İlaçlama bizim işimiz diyoruz ve sizlere 7/24 hizmet sunuyoruz. Akreplerin korkunç ısırıklarına maruz kalmaktan korkan herkes bizden yardım isteyebilir. Bugün geniş hizmet ağımızla mutlaka bulunduğunuz alanlara ulaşma imkanımız mevcuttur. Akreplerden ve onların zehir dolu iğnelerinden uzak durmak için mutlaka bize ulaşın.

Ayak Kokusu İçin Çözümler

Evde, iş yerinde, dışarıda sokakta ayakkabıyı hiç çıkarmayan insanlar var. Bu şekilde tüm gün giyinmek cildimizi tabi ki yorar, cildimizin terlemesine yol açar. Zamanla terleme de kötü kokuların oluşmasına neden olur. İstenmeyen kokular arasında ayak kokusu da vardır. Hatta ve hatta istenmeyen kokuların başında yer alır. Peki nasıl ayak kokularından kurtulabiliriz?ayak kokusu nedenleri, ayak kokusunu giderme, ayak kokusunu ortadan kaldırma

Nedenleri;

Birçok kişi günlük hayatta birçok nedenle terler. Yüksek sıcaklıklar yaz aylarında terlemeye neden olurken, üşümeyi kış aylarında da engellemek için kat kat giyinmek başlıca terlemenin nedenleri arasında yer alır. Özellikle ayak, el, koltuk altı, genital bölge gibi ter bezlerinin yoğun olarak çalıştığı bölgeler sıklıkla, çokça terler. Ancak bazı insanların terlemesi havaların ısınması ile alakalı değildir. Bünyesel nedenler, hormonlar, adrenalin, heyecan da terleme nedenleri arasındadır. Gençler sıklıkla ergenlik döneminde de terler. Ayak kokusu gibi istenmeyen kokuların oluşmasına bu terlemeler neden olur.

Aslında öncelikle bu istenmeyen ayak kokusunu önlemek için terlemeyş önlemek gerekir. Terleme engellendiğinde koku da engellenir. Çünkü terli ortamda kokuyu taşıyan bakteriler yaşar.

Öncelikle ayak kokusunu gidermek için terlemenizi sağlayacak sıkı ayakkabılar giymekten kaçının. Terlemeyi derisi kalın olan ayakkabılar da sağlayabilir. Bu giyecekleri giymekten bu nedenle kaçınmalısınız. Ayakkabılarınıza kokuyu gidermek için geceden soda yani maden suyu dökebilirsiniz. Ertesi güne kadar bekleyin. Kokuyu maden suyu biraz olsun önleyecektir.

Kokuyu, vazelin ya da krem kullanmak da bir parça olsun önlemeye yardımcı olacaktır. siyah çay demlendikten sonra arta kalan çaya ayaklarınızı sokup, 10 dk kadar bekleyin. Sonrasında silin. Ayak kokusunu gidermek için bu da başka bir yöntemdir.

Yak derinizde kokunun oluşmaması için mantar oluşmamasına dikkat edin. Başkalarının ayakkabılarını giydiğinizde mantar oluşma riski artar. Başkalarının eşyalarını bu nedenle kullanmayın.

Çoraplarınızı sık sık değiştirmeyi ihmal etmeyin.

Ayakkabılarınızın içine ayak kokusunu önlemek için bir top naftalini bir gece önceden koyun. Naftalin sabaha kadar ayakkabınızda dursun. Ayak kokusunu bu şekilde önleyebilirsiniz.

Ayaklarınızı duş aldıktan sonra iyice kurulayın, nemli kalmasına müsaade etmeyin. Kokuyu adaçayı yaprakları da engeller. Adaçayı yapraklarını bunun için ezerek ayakkabınızın içine koyabilirsiniz. Ayakkabılarınızı çıkarıp güneşte koyarsanız bakteri oluşmasını engellerseniz. Kabartma tozunu ayakkabılarınıza serpip bir gece bekletirseniz ayak kokusunu bu önlemeye yardımcı olacaktır. Bir bez ile ertesi gün ayakkabıları temizleyin.

Birkaç damla sirkeyi bir miktar suyun içine dökün ve ayakkabılarınızı bu sirkeli su ile yıkayın. Ayak kokusunu bu şekilde de önleyebilirsiniz. Bir çay kaşığı tuzu bir bardak kaynar su içine atın. Sabah ve akşamları su soğuduktan sonra bu su ile ayaklarınızı yıkayın. Terleyen ayaklarınızı bu su ile ovabilirsiniz.

2 yemek kaşığı sarı kantaron bitkisini 1 litre suya atabilir ve terli ayaklar bu su ile yıkanabilir. İstenmeyen kokuyu ayrıca önlemek için karbonat ya da bebek pudrası ile terlenen bölgeler silinebilir. Karbonata bir parça pamuğu batırın ve ayaklarınızı duştan sonra karbonatla silin. Ayak kokusu belirttiğimiz gibi birçok şekilde önlenebilir. Bu birçok yöntemi deneyerek siz de ayaklarınızdaki kötü koku ve terlemeden kurtulabilirsiniz.

Yapılan son araştırmalarda oldukça ilginç bir tespit bulunmuş. Bazı cins sivrisinekleri ayak kokusunun önlediği ve kişilere sivrisineklerin yaklaşmasını önlediği ortaya çıkmıştır. Birçok ayakları kokan kişi üzerinde yapılan araştırmalara göre tehlikeli olan ve insanları ısıran sivrisinekler ayakları kokan kişilere gelmiyormuş ve ısırmıyormuş.

9 aylık bebek beslenmesi nasıl olmalı?

Altıncı ayından itibaren anne sütünün yanında ek gıdalara başlayan bebeğin ayı ilerledikçe beslenmesi elbette yavaş yavaş değişecektir. 9. ay bebek beslenmesinde yeni bir geçişin yaşandığı ay  sayılabilir.

9 aylık bebek beslenmesinde nelere dikkat edilir.

Bebek ek gıdaya ilk başladığında muhtemelen henüz dişleri yoktur ve henüz çiğnemeyi bilmemektedir. Çünkü o ana kadar anne sütüyle beslenmiş çiğnemeye ihtiyaç duymamıştır. Bu sebeple 6. ayından sonra bebeğe çorba, püre kıvamına getirilmiş yutması kolay gıdalar verilir.9 aylık bebek beslenmesi, bebek nasıl beslenmeli, bebek beslenme menüsü

Bu süreçte yani 6-9 aylık dönemde bebek dişi olmasa da damaklarıyla besinleri yumuşatmayı öğrenir. Artık dokuz aylık olduktan sonra bebeğe çiğneme alışkanlığınında gelişmesi açısından daha kıvamlı gıdalar verilmelidir. Çünkü sürekli püre şeklinde gıda alan bebekler ileriki dönemlerde beslenme sıkıntıları yaşamakta sürekli aynı tip püre kıvamında gıda istemektedirler. Bu sorunun 3-4 yaşına kadar devam ettiği görülmüştür. Bu durum beslenme açısından ciddi bir olumsuzluktur.

Yapılması gereken 9. aydan sonra bebeğe verdiğimiz besinlerin kıvamında artışa gitmek ve tamamen püre şeklinde vermek yerine damağı ile ezebileceği kıvamda gıdalar vermektir. (Örneğin patatesi tamamen ezmek yerine içinde küçük tanecikler bırakabilirsiniz.)

9 Aylık Bebek Beslenmesi Örnek Menü.

Sabah- akşam;  Anne sütüne devam edilmeli, sabah kalkıldığında ve akşam yatmadan önce mutlaka anne sütü verilmeli.

Kahvaltıda;  meyve suyu, yarım yumurta sarısı, küp şeker büyüklüğünde peynir, 1 tatlı kaşığı pekmez, reçel.

Öğle;  Kıymalı veya tavuklu sebze yemeği, çorbası. Yoğurt. Anne sütü.

İkindi; Meyve püreleri (Püre kıvamı daha katı olmalı)

Akşam; Muhallebi, anne sütü.

Yukarıdaki menü örnek bir menüdür bebeğinize kendi yediğiniz ancak; az tuzlu, baharatsız, acısız ve normal yağlı gıdalardan azar azar verebilirsiniz.

Yeme alışkanlığının gelişmesi için eline çubuk şeklinde gıdalar verebilirsiniz. Örneğin salatalığı ( elma da olabilir) ikiye kesin bebeğe verin. Salatalığı ısırmaya çalışacaktır, böylece hem ısırma ve çiğneme alışkanlığı gelişecek hem dişerini kaşıyacak hem de az da olsa salatalığın suyundan faydalanmış olacaktır.  (Ancak bu arada büyük parçalar koparmamasına dikkat ediniz.)

Sonuç olarak; Bu dönemde bebeğiniz beslenmesinde bir basamak yukarı çıkmalıdır. Zaman zaman bebeğin eline yiyebileceği sebze ve meyveler verilerek kendisinin yemesine fırsat verilmelidir.

Kısa Boylular ve Şişmanlar Nasıl Giyinmeli?

Kısa boylular nasıl giyinmeli? Kilosu fazla olanlar nasıl giyinmeli? Giyim konusunda zorlanan kısa boylular ve şişmanlar için tavsiyelerimiz var. Kısa boylulara özel ve şişmanlara özel giyinme önerilerimiz şunlar:şişmanlar nasıl giyinmeli, kısa boylular nasıl giyinmeli, kısa boylu şişmanlarda kıyafet seçimi

Kısa Boylular Nasıl Giyinmeli?

Pantolon: Düşük belli pantolonları, vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız tercih etmelisiniz. Yüksek belli ve düz inen pantolonları da bacaklarınızı uzun göstermek için tercih edebilirsiniz. İri desen ve kontrast renklerden uzak durun. Üstünüzle aynı tonlarda olmak şartıyla canlı renkleri rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ceket ve Gömlek: Belde biten kısa ve fazla uzun ceketlerden uzak durun. Kalça hizasında kalan ve bele oturan modelleri tercih edin. Saçaklı, püsküllü ya da payetli bir gömlekle düşük bel kullanabilirsiniz. Altla üst arasında kesinlikle renk kontrastları yapmayın. Çok istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın. İpek bir elbise üzerine alabileceğiniz jean ceket gibi.

Elbise: Silueti, tek renk ve düz kesim elbiseler daha uzun gösterir. Ayrıca rahatlıkla kadınsı ve seksi kesimleri de kullanabilirsiniz. Baldırların ortası ya da topukların hemen üstünde bir etek boyu tercih edebilirsiniz.

Fazla Kilolular, Şişmanlar Nasıl Giyinmeli?

kısa boylu ve şişmanlar nasıl giyinmeliPantolon: Mümkün olduğunca pantolonlarınızı, krep gibi dökümlü kumaşlardan seçmeye çalışın.

Üst: Bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikleri, özellikle pantolon üzerine giyin. Tek renk ve koyu tonları, göz alıcı ve dikkat çekici desenler yerine tercih edin. Kalın ve belinizi saran kemerlerden kaçının. Ancak dekolte kullanmaktan kaçınmayın.

Ceket: Ceket seçiminizi, dökümlü kumaşlardan tercih edin. Omuzlarınızın üzerinde küçük vatkaları büyük vatkalar yerine her zaman tercih edin.

Elbise-Etek: Streç kumaşlara veda edin. Çünkü asla vücudu sarmamalı. Uçuşan, vücuda yapışmayan kumaşlar idealdir. Tek renk ve koyu tonları renk seçiminizde dikkate alın. Eteğinizin boyunu baldırların hemen altında ya da daha uzun rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Bunama hastalıkları içinde en sık görülen, zaman ilerleyen, hafıza,düşecek karar verme kabiliyetinin yavaş yavaş kaybolduğu bir hastalıktır.Zaman ve çevreden haberleri yoktur. Diğer bunumalardan farkı olanların zamanla iyileşmesi olanağına karşılık Alzheimer hastaları daha kötüleşirler.alzheimer hastalığı, alzheimer hastalığı belirtileri, alzheimer hastalığı tedavisi

Başlangıçta arazlar hafif olabilir ve aile farketmeyebilir. Fakat zaman ilerledikçe hastanın etrafındakilere alakasız kalması, sorunları anlamaması ve cevap vermekte güçlük çekmesi, özellikle yakın geçmişe ait olayları hatırlayamaması artık dikkati çekecek hale gelmiştir.

Genellikle kadınlarda daha sık görülür. Yaşlılıkta başlayan bir hastalık olduğundan ve bugün kadınlar daha uzun yaşadıklarından belki kadınlarda daha sık olması nedeni olanları uzun yaşamalarıdır. En çok 60 yaşından sonra rastlanır. Araştırmalara göre ; kültürlü, zeki insanlarda daha az görülüyor ve olursa daha geç başlayıp, daha yavaş ilerliyor.

Kimlerde bu hastalık başlayabilir : Doğuştan taşıdığımız genleri birkaçında hata olabileceği kabul edilmesi yanında, çevre etkilerinin de rol oynadığı inancı vardır. Kromozom 21 bozukluğu olan kadınlarda Alzheimer hastalığı daha sık görülüyor. Fakat yine de asıl neden bilinmiyor.

Tanı : Zor olabilir. Zira arazları bu hastalığa benzeyen diğer bunama çeşitleri vardır. Çoğu defa doktor bu diğer demansiya ( bunuma ) vakalarını ekarte ederek Alzheimer teşhisine gider . Genel ve sinir sistemi muayenesi yapılır ve bazen elektroansefalografi, röntgen ve MRI testleri istenir. Röntgen ve MRI beyinde dejenere olmuş doku kısmını gösterebilir. Fakat aynı tanıyı yapacak tek bir test yoktur.Bu yüzden de vakalar % 25 – 40 ‘ı yanlış teşhis edilmektedir. Depresyon, fazla ilaç alma, alkolizm, tiroid hastalıkları ve besi bozuklukları tanıda güçlük çıkarabilir.Geçen yıl bir araştırma yayını gözüne atropin damlatılan bir kimsede gözdeki reaksiyon kuvvetli ve süreli oluyorsa o kimsenin ileride Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu biliyordu .

Tedavi : Bugün için bu hastalığın tedavisi yoktur. Tacrime isimli ilacın arazları hafiflettiği inancı vardır. Uykusuzluk, depresyon, bulantı ve sıkıntılar bazı ilaçlardan yardım görebilir.

İyi beslenme ve muntazam eksersizler hastalığın yavaşlamasında faydalı olurlar .

Hastalık ilerledikçe hasta artık kendi temizliğini yapamayacaktır. Bu herhangi bir şekilde iltihap kapma riskini arttıracaktır. Bu ihtimal etrafı tarafından akılda tutulmalı ve iltihaplanma olursa hemen tedavi edilmelidir.

Menopozda estrojen hormonu alan kadınları bu hastalığa daha geç başladıkları ve arazlar hafif ilerlediği kabul edilmektedir.

Alzheimer hastanın bakımı : Bu hastalık ailede hem manevi ve hem de maddi çöküntü yaratır. Yıllarca önemli kararlar vermiş, kuvvetli aile bağları sağlamış ,saygı yaratmış bir büyüğün kimseyi tanımaması ,akıl ve anlayış kabiliyetini kaybetmesi aile fertlerinde derin ıstırab yaratır. Hastalık ileri yaşlarda olduğu için ona bakacak eşi de yaşlı olduğundan bakım özellikle zordur.

Şu öneriler büyük önem taşır:

* Ailenizde bellirttiğimiz arazlarda başlayan biri olursa konuya komşuya ayıp olur diye durumu saklamayın . Hemen doktora başvurun .Erken tanınırsa ilerlemesini yavaşlatmak olanağı vardır.

* Bugün bu hastalık için verecek dernekler kurulmuştur, broşürler bastırılmış, onlardan bilgi alarak hastanıza nasıl bakabilirsiniz, onu tehlikelerden ( elektrik araçlardan , merdivenler, sıcak soba vb. ) nasıl koruyacağınızı öğrenin .Zira anlamalısınız ki hastalık iyileşmeyecektir.

* Kendine bakmayı ihmal etmek .Sen sağlıklı olacaksın ki hastana bakabilesin .Ailenin diğer fertlerinden yardım ise .Haftada hiç olmazsa bir defa günlüğüne evdek çık. Bazı kurumlarda gönüllü olarak sana bu yardımı yapacak insanlar vardır.

Nihayet en zor kararı vermek zamanı gelebilir. Artık bedence ve manen ve ender olmayarak paraca hastaya bakmayacak hale gelebilirsiniz. Bir bakım evine nakli kaçınılmaz duruma girmiştir. Gönlünüz razı olmasa bile yapacak başka çare yoktur. Buna kendinizi hazırlayın.

Bebek Tırnağı Nasıl ve Ne Zaman Kesilmelidir?

Bebeklerin tırnağını kesmek bilhassa ilk defa çocuk sahibi olan anne babalar için zaman zaman zorlayıcı olabilmektedir. Zira bebeklerin elleri veya genel olarak kendileri oldukça hassas varlıklar olduklarından dolayı onlara hiç bir şekilde zarar gelmesini istemeyiz ve bu durum bizi bazen bir şeyler yapmaktan alıkoyabilir. Fakat aslında bebek tırnağının ne zaman kesileceğini bilmek ve bunun nasıl yapılacağını öğrenmek o kadar da zor değil zira sizlere konu hakkındaki tüm detayları aktarıyoruz.bebek tırnağı kesme, bebek tırnağı kesme zamanı, bebek tırnağı ne zaman kesilir

Bebeklerin tırnaklarını kesmek ve henüz ellerini doğru şekilde kontrol etmeyi bilmemeleri nedeniyle çok önemlidir. Çünkü bebekler zaman zaman tırnaklarını kullanarak kendilerine zarar verebilir ve gözlerine bile hasar vererek görme sorunlarına sebep olabiliyor. Tabii ki bebek eldivenleri bu tür durumlara engel olmak için kullanılır ancak her zaman eldivenle durmasını sağlamak bir zor olduğu için tırnaklarının kesilmesini kesinlikle unutmamak gerekir. Bu iş için yetişkinlerin kullandığı tırnak makaslarını kesinlikle kullanmamak gerekmektedir. Bebeklerin tırnak yapıları bizim kadar gelişmediği ve mikrop kapmaya eğilimli olduğu için bebeklere özel üretilen tırnak makaslarını kullanabilir ve böylelikle risksiz bir şekilde bebeğinizin tırnaklarını kesebilirsiniz. Genel olarak bebeklerin bir iki haftalık olduklarında tırnakları kesilmeye müsait duruma gelir ve bu sebeple bu süre geldiğinde tırnakları bir kontrol edilerek kesim gerektirip gerektirmediğine göz atmanız gerekir. Fakat bazı bebeklerin tırnakları daha doğumda bile oldukça uzun olabileceğinden dolayı daha erken bir kesim de gerekebilir.

Kesim esnasında ise el tırnaklarını yuvarlak ile tırnak batmalarına müsaade etmeyecek bir şekilde kesmeniz gerekmektedir. Ayak tırnaklarında ise küt bir kesim tercih edilmeli ve özellikle başparmaktaki tırnak batıkları engellenmelidir. Birçok kişi maalesef daha bebekken tırnak batmasıyla karşılasılır ve daha sonra bu durum hayatının ilerleyen dönemlerinde bir çile olarak devam etmektedir. Eğer çok hareketli bir bebeğe sahipseniz tırnaklarını tek başınıza kesmeye çalışırken sıkıntı yaşanabilir. Yanınızda duracak bir kişi bebeği oyalar ve elini tutarken siz de kesmeye çalıştığınız durumlarda daha düzgün sonuçlar da elde edilebilir. Tırnak kesiminden sonra küçük bir kağıt törpü kullanarak ince detayları da daha mükemmel hale getirebilir ve aynı zamanda bebeğinizin kendine zarar vermesinin önüne geçilebilir.

Eğitimde 21. YY.’a Ayak Uydurun

Günümüzde işverenler artık yalnızca mezuniyet durumuna değil, farklı yeteneklerin olup olmadığına da bakmaktadır. Bu nedenle sadece güzel not ortalamaları ile mezun olmak yeterli değildir. Aynı zamanda analitik düşünme becerisi, bilgi okuryazarlığı, üretkenlik gibi faktörlerinde kişi de bulunması gerekmektedir. 21. Yy.’ da bu beceriler olmadan iyi bir iş bulmak neredeyse imkansızdır. Tabii ki sizlerin işe bakış açınızla kendinizi geliştirmeniz farklılık göstermektedir. Eğer neresi olursa olsun, hangi iş olursa çalışırım mantığı ile iş yaşantınıza başlayacaksınız bu yeteneklerin çok önemi olmamaktır. Fakat, kendinizi geliştirecek ve içinizdeki potansiyeli dışarı çıkarabileceğiniz bir iş istiyorsanız eğitimizde bazı unsurlara da büyük önem vermeniz gerekmektedir.eğitimdeki gelişmeler, eğitim nasıl geliştirilir, eğitim sistemi

Eğitim Sistemi

Eğitim alanında artık her öğrenci belli aralıklarla sınavlardan geçiyor. Sınavlara hazırlık aşamasında dahi olsanız 21. Yy.’ a ayak uydurmak zorundasınız. Çünkü, iyi bir kariyer planlamasının lise zamanlarından itibaren şekillenmesi gerekmektedir. Lise öğrencilerine uzmanlar artık alışılagelmiş bölümleri değil, popüler bölümleri tercih etmeleri konusunda uyarıyor. Bunun sebebi, alışa gelen bölümlerin çok fazla tercih edilmesi sebebi ile çok mezun vermesi ve buna bağlı olarak da iş bulma aşamasında çok zorlanmalarından kaynaklanmaktadır.

Staj Tecrübesi Mutlaka Edinin

Hayatınıza atılmadan önce staj yapmanız hem mesleğinizi tanımanıza hem de meslek hayatınız da hangi dallara kayacağınızı belirlemekte önem göstermektedir. Bu neden mezun ya da son senelere gelmiş her gencin staj yapması çok önemlidir.

İş hayatına atılırken sadece mezuniyet bilginiz yeterli olmayacaktır. Üniversite hayatınız boyunca sosyal anlamda hayatın içinde aktif olarak yer almalısınız. Bir şirkete mülakata girecek adayların şirket yetkilileri tarafından yalnızca eğitim durumu ve not ortalamalarına bakılmamaktadır. Kişinin kendini ifade edişi, sorulara verdiği yanıtlar, analitik düşünebilmesi, bilgiye kolayca nasıl ve nereden erişebileceğini bilmesi gibi birçok önemli faktör şirket yetkilileri tarafından kısa sürede gözlenmektedir. Kişinin kendini ifade edebilmesi için sosyallik son derece önem kazanmaktadır. Çünkü, kalabalık içinde kendine ifade edebilen gençler mülakatlarda da başarı göstermektedir. Üniversite hayatınız boyunca yalnızca derslerinize değil, bilgi okuryazarlığı, analitik düşünme, kendini güzel ifade etme gibi sosyal alanlara da yer vermenizi tavsiye ediyoruz.

Yabancı Bahis Sitelerinin Avantajları

Yerli malının kullanımını biz de önemsiyoruz ancak bazen de yabancı mallarına yönelmekte fayda olduğundan yanayız. İşte bu sebepten dolayı bugün size yabancı bahis sitelerinden bahsetmek istiyoruz. Misli, tuttur, birebin, bilyoner gibi yerli bahis-iddaa sitelerimiz yok mu elbette var ama bu sitelerin oyuncular için sunduğu pek b ir avantaj yok. Sırf yerli olduğu için gidip de binlerce lira verip işe yaramaz bir malı alır mısınız? Elbette almazsınız. Bu örnekte olduğu gibi size avantaj sağlayan mallara nasıl ki yöneliyorsanız hizmet alırken de size daha fazla fayda sağlayacak olana yönelmelisiniz.yabancı bahis siteleri, yabancı bahis siteleri neler, yabancı bahis siteleri hangileri

Yabancı bahis sitelerinin avantajlarına gelecek olursak ilk göze çarpanı bahis oranlarının yüksek olmasıdır. Bahis oranlarının yüksek olması biliyorsunuz ki oynayacağınız kuponunuzdan elde edeceğiniz kazancın da yüksek olması demektir. Bu nedenden dolayı yüksek bahis oranı sunan yabancı sitelere daha sıcak bakabilirsiniz. Bir diğer avantajı ise bu sitelerin oyuncuların bonus hediye etmesidir. Örneğin, ilk kez bir siteye üye olduğunuzda ilk para yatırma işleminizin ardından siye üyelik hesabınıza 200-500 lira arası kadar bir bonus tanımlanabilmektedir. Bu bonusları kullanabilmeniz için bazı şartlar vardır elbette, ancak bu işe yaramaz oldukları anlamına gelmez. Kendi paranızın yanı sıra bonuslarınızı da kullanarak daha kazançlı bahis kuponlarınızı elde edebilirsiniz.

Güvenilir yabancı bahis siteleri arasında bets10, rivolo, betboo, superbahis, betin yer almaktadır. Biraz araştırma yaparsanız daha fazla yabancı bahis sitesinin var olduğunu görebilirsiniz. Ancak her gördüğünüz bahis sitesine güvenmeyin. Para yatırıp kupon yaptığınızda kazandığınız parayı alamayacağınız birçok sahte site piyasada ne yazık ki mevcuttur. Merdiven altı dediğimiz yani kaçak yollardan bahis oynatan yerlerde mutlaka uzak durun. Türkçe yayın yapan ve gerekli yasal düzenlemelere uyarak faaliyette olan yerlerde kuponlarınızı oynayın. Aksi halde hem paranız, hem zamanınız boşa gider. Biraz para kazanayım derken hem huzurunuzdan hem de paranızdan olursunuz. Bir sitenin güvenilir olup olmadığını anlamanın en temel yolu lisansı olup olmadığını kontrol etmekten geçer. Eğer bir sitenin lisansı var ise o site güvenilirdir.