Kategori arşivi: Sağlık

Lamina Diş Fiyatları Uygulandığı Kişiye Göre Farklılık Gösterir Mi?

Lamina kaplama, son günlerde zirkonyumla beraber popülerlik kazanmakta olan bir kaplama çeşididir. Porselen ve/veya yaprak porselen kaplama olarak da bilinir. Popülerlik kazanmasının sebebi uygulanmasının son derece kolay olması ve zirkonyum kaplamaya göre daha ucuza mal olabilmesidir. Işık geçirgenliği nedeniyle, doğal görünüm konusunda zirkonyuma yakın bir sonuç verir. Yani giderek daha çok tercih edilmeye başlanmasının sebeplerinden biri, lamina diş fiyatlarının daha uygun olmasıdır. Günlük hayatta, zirkonyum sahne sanatçıları tarafından tercih edilirken, lamina halk tarafından tercih edilir diyebiliriz.

Lamina Diş Fiyatlarının Değişme Nedenleri

porselen kaplama, lamina kaplama, diş hekimiLamina diş fiyatları, hemen hemen diğer tüm diş hekimliği uygulamalarında olduğu gibi hem kişinin durumuna ve hem de kullanılan malzemenin kalitesine göre farklılık gösterir. Yani aynı lamina kaplama uygulanacak iki kişi için tamamen farklı bedeller söz konusu olabilir. Bunun en başta gelen nedeni, kişilerin ağız ve diş sağlıkları arasındaki fark ve uygulama yapılacak alan büyüklükleridir. Kişinin ağız ve diş sağlığı yeterince iyi değilse, diş hekimi lamina kaplama öncesi daha çok mekanik işlem yapacaktır. Zira bütün kaplamalarda olduğu gibi, lamina kaplamalar da sağlıklı diş ve dişetleri gerektirir. Çürük veya sorunlu bir diş üzerine tedavi yapılmadan kaplama yapılması mümkün değildir. Yine, her insanın diş boyu ve şekli (üçgen, oval, kare vs.) aynı olmadığından, kaplama uygulanacak alanın boyutu ve beraberinde doğal olarak lamina kaplamanın boyutu değişecektir. Daha fazla boyut, daha fazla malzeme demektir ve bu husus da elbette fiyatı değiştirir.

Lamina diş fiyatları, aynı zamanda kullanılan malzeme kalitesinden de etkilenir. Lamina, diğer hemen tüm kaplama türleri gibi yurt dışı kaynaklı firmalar tarafından üretilir ve üretim teknikleri ve kaliteleri, doğal olarak üretilen kaplamaya da yansımaktadır. Ne kadar kaliteli ürün kullanılırsa doğal görüntüye o derece yakın sonuç elde edilecek ancak fiyat da artacaktır. Bu noktada, kişinin maddi durumuna göre de lamina diş fiyatları farklılık gösterir diyebiliriz. Ancak önemli olan, her zaman olduğu gibi en pahalı olanı değil size en uygun çözümü seçmektir ve bu konuda diş hekiminiz yardımcı olacaktır.

Lamina diş fiyatları neye gore farklılık gösterir?

Beyaz ve güzel dişlere sahip olmak istiyorsanız lamina diş kaplama yöntemini kullanabilirsiniz. Lamina diş kaplama yöntemi sayesinde ikili ilişkilerinizde çok daha güvenli ve sağlıklı gülüşlere sahip olabilirsiniz. Diş sağlığı sektöründe olduğu gibi lamina diş kaplama tekniği de oldukça fazla fiyat farklılıkları gösterir. Lamina diş fiyatları neye göre farklılıklar gösterir sorusunun cevabını bu makalemizde vermeye çalışacağız.

Lamina diş fiyatları birçok faktöre göre farklılıklar gösterir. Orijinal diş görünümü veren ve pürüzsüz bir yapıya sahip olan lamina diş kaplamasının fiyatı kullanılan malzemeye, tedavinin yapıldığı yere ve tedaviyi gerçekleştiren doktora göre farklılıklar gösterir. Lamina diş fiyatları kullanılan yönteme göre de farklılık gösterir. Ayrıca tedavinin süresi ve kaç dişe uygulanacağı gibi konularda lamina diş kaplamasının fiyatlarına doğrudan etki eder. Kaba taslak bir fiyat aralığı vermek gerekirse; Türkiye’de lamina diş fiyatları 300 TL ile 500 TL arasında değişmektedir. Bütün bu şartları göz önüne alarak hangi yöntemi tercih edeceğiniz ve ne kadar ücret ödeyeceğiniz tamamen sizin insiyatifinizde bulunur.  Tabii ki diş sağlığı için kaliteden ve tecrübeden ödün verilmemelidir. Lamina diş kaplamaları insanın temiz ve inci gibi dişlere kavuşmasına yardımcı olur. Bu şekilde toplum içinde özgüveniniz artar ve zihinsel bir rahatlık içerisinde sağlıklı gülüşlere sahip olabilirsiniz. Diş sağlığı konusunda toplumdaki bilincin artmaya başlaması ile birlikte diş tedavilerine rağbet artmaya başlamıştır. Bu sayede de yeterli seviyede olmasada lamina diş kaplamalarının ücretlerinde indirime gidilmiştir. Önümüzdeki dönemde devletinde diş sağlığı üzerine eğilmesi ile birlikte fiyatların aşağıya ineceğini ön görebiliyoruz.

Lamina diş fiyatları kısacası yapımında kullanılan tekniğe, kullanılan malzemeye ve yapan kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Eğer ekonomik durumunuz çok iyi değilse bu konularda detaylı araştırmalar yapmanız gerekmektedir. Çünkü diş sağlığınız çok önemlidir ve görmezden gelemezsiniz. Ekonomik durumunuzun el vereceği bir yer bularak size uygun bir yöntem ile diş tedavinizi yaptırmalısınız. Bu konuda internet ortamında aynı tedavileri uygulatmış kişilerin tecrübelerinden faydalanabilirsiniz. Bu şekilde tecrübelerini başka insanlara aktaran birçok kişinin yazısını forumlarda vs. bulabilirsiniz.

Teknoloji kanserine dikkat

Maalesef günümüzde teknoloji meraklısı pek çok kullanıcı, gününün büyük bir çoğunluğunu, bilgisayar, telefon, televizyon gibi iletişim araçları ile geçirmektedir. Elbette ki bunların her biri artık yaşamımızın bir parçası olmuş olsa da doğru kullanım her zaman kullanıcılarına daha da çok yardımcı olacaktır. Elbette ki mecbur kalıyor ve bunlar ile geçirdiğimiz zamanı bir hayli artırıyoruz. Fakat doğru ve gerekmedikçe kullanmamak sizlere bu konuda daha fazla yardımcı olabilecektir.

Beyin tümörü ile bağlantısı var mı?

Aslında bu konuda pek çok farklı fikir ayrılığı yaşansa da, araştırmacılar bu konuda bazı verilere dayanarak, cep telefonlarının beyin tümörü ile her hangi bir bağlantı kuramadığı yönünde açıklamalar yapmıştır. Fakat yine vücut direncine göre farklı kanser tiplerini ortaya koyduğu bilinmektedir.

Tükürük bezi kanseri

Yine başka bir araştırmacı, cep telefonu kullanımından doğan hastalıklarda araştırmalar yaparken, cep telefonu ve tükürük bezi kanseri arasında bir bağlantı kurmuştur. Bu durumda pek çok katılımcı olmuş fakat katılıcımaların daha düşük kısmında kötü huylu tümör ortaya koyulmuştur. Risk altında olmak her zaman hastalıktan kolay kurtulabileceğiniz anlamına gelmediğinden dolayı, kullanımlarda dikkat etmek kanser riskini en aza indirebilecektir.teknolojinin kansere olan etkisi nedir, teknolojisi kanser oluşumunda suçlu mu, kanserin ortaya çıkması teknolojiye mi bağlıBeyin tümörü

Yukarıda başka bir araştırmacının açıklamasına göre cep telefonları ve beyin tümörü arasında bir bağlantı bulunmamıştı. Fakat değer bir araştırmacı ise, gliom ve akustik nörinom şeklinde adlandırılan bir beyin tümörünün, kullanıcı sayısı arttıkça orantılı olarak artış gösterdiğine değinmiştir. Bahsedilen bu tümör kanserli olmayan tümör olarak değerlendirildikten sonra, kanserojen şeklinde tanımlamıştır.

Doğru kullanım

Bu açıklamalar ile birlikte net bir şekilde cep telefonu kanser yapıyor demek mümkün olmayacaktır. Fakat bu risk her zaman olduğundan dolayı, cep telefonları ile görüşmelerinizi daha kısa tutabilir, kulaklık kullanabilir ya da bunun yanı sıra cep telefonunun bir bölgesinde yer alan antenini başınızdan uzak tutabilirsiniz.

Yine bir arama yaparken, karşı kişi aramaya onay verdikten sonra telefonunuzu kulağınıza götürerek, daha az radyasyona maruz kalmanıza yardımcı olabilirsiniz. Yine uyurken, otururken ya da spor yaptığınız zamanlarda, yani telefonunuza ihtiyacınız olmadığı durumlarda ondan uzak durmak sizlerin sağlığı açısından önemli olabilecektir.

Vajinal akıntıya dikkat!

      Bayanların genel olarak tedirgin oldukları durumlar arasında vajinal akıntı durumu yer almaktadır. Her ne kadar pek çok akıntı normal olarak karşılansa da yine de sağlık kuruluşlarına yapılan başvurular bir hayli fazla. Elbette ki her bayanda gerçekleşe vajinal akıntının bazı sebepleri bulunmaktadır. Normal renkte olan vajinal akıntı her hangi bir problem oluşturmazken, renklerinden kaynaklı bazı hastalıkların meydana geldiğini ya da gelebileceğini söylemekte mümkün olabilmektedir.vajinal akıntı, rahim ağzı kanseri, vajinal akıntı sorunu

Akıntının rengi hastalığa haberci

      Adet zamanlarının bazı dönemlerinde, kokusuz ve şeffaf olarak bir akıntının olması, korkulacak bir durumda değildir. Elbette ki bu doğal bir akıntı olmasından dolayı her hangi bir hastalık oluşmuş ya da oluşacak gözü ile bakılmamalıdır. Bu tarz akıntılar, hormonlardan kaynaklı olarak kendiliğinden doğal bir şekilde gerçekleşmesinden dolayı bayanların bu durumda korkacak bir şeyleri yoktur diyebiliriz. Yani bu tür doğal akıntılarda her hangi bir sağlık kuruluşuna başvurmanıza gerek yoktur. Yine bu durumda, akıntının miktarı da aslında çokta önemli değildir. Akıntı her bayanda farklı miktarlarda meydana gelebilir. Dediğimiz gibi şeffaf ve kokusuz ise her hangi bir problem teşkil etmiyor. Fakat renginde farklı tonlar bulunuyor, peynirimsi bir kıvam, sararma, koku gibi olumsuz durumlar söz kokusu ise, yine bununla beraber vajinada kaşınma, kızarıklık, yanma gibi durumlar söz konusu ise işte bu durumda maalesef bir cinsel sağlık sorununuz bulunabilir. Hatta rengi sarıya, et suyu gibi bir kıvama dönüşmüş ise bir kanser riski de taşıyor olabilirsiniz. Bunun için bir sağlık kuruluşuna başvurmak her zaman daha sağlıklı ve doğru bir adım olacaktır.

Rahim ağzı kanseri

    Gerçekleşen akıntıda sarımsı, et suyu gibi ve kokulu bir durum söz konusu ise, bununla birlikte şiddetli ağrı ve yanma, köpüklü akıntı şekli, parçalı akıntı gibi şikâyetler var ise, mantar enfeksiyonu ya da her hangi bir kanser riski ortaya çıkabilir. Kadın organlarında bulunan kanser oldukça dikkat edilmesi gerekenler arasında olurken, bir uzmana başvurmak, erken teşhis ve tedavi için büyük öneme sahip olmaktadır. Daha detaylı bilgilere, akıntınız ile bilgiler ile birlikte doktorunuzdan öğrenebilirsiniz.

En Sık Yapılan İlkyardım Hataları

Yaşanılan olumsuz bir durum ya da kaza anında yapılan ilk müdahaleler çok büyük öneme sahiptir. Bu nedenle ilk yardım yapılması konusunda bilinçli olunmalı ve gelişigüzel, kulaktan dolma bilgilerle müdahale yapılmamalı ve yapılmasına izin verilmemelidir. Her bireyin ilk yardım konusunda bilgi sahibi olması ve bilinçli bir şekilde yapılmasına dikkat edilmelidir. Ancak toplumumuzda bu konuda büyük sorunlar yaşanmakta, kulaktan dolma ve gelişigüzel şekilde uygulanan bu bilinçsiz uygulamalar sonucunda durum daha kötüye gidebilmekte hatta ölüme bile neden olabilmektedir.

Yapılan Yanlış Uygulamalar ve Olması Gerekenler

  • Ateşliyken Terlemeye Çalışılması: Hastalık esnasında vücut ısınmasına rağmen titreme olması durumunda ateş yükselmesi var demektir. Sıcaklık vücudun enfeksiyonlarla savaşması için yardımcı bir etken olmasına karşılık ateşin daha fazla yükselmesine neden olacaktır. Yüksek ateş ise vücuda telafisi olmayan hasarlar verebilmektedir. Bu nedenle ateşliyken terlemeye çalışmak yanlış bir uygulama olacaktır.ilkyardım hataları, ilkyardım yapmak, ilkyardım hataları
  • Yanıklara Krem Uygulamak: Vücutta bir yerin yanması sonucunda oluşan ısı düşünüldüğünden daha derinlere inmektedir. Bu nedenle yapılacak ilk müdahale hemen krem uygulamak yerine 15 dakika boyunca soğuk suya sokmak olmalıdır. Yapılan bu uygulama sayesinde ısının yanan bölgenin içinde hapsolması engellenebilmektedir. Yapılacak krem uygulaması ise 20 dakika ya da daha sonra olmalıdır.
  • Yaralı/Kazazedeleri Hareket Ettirmek: Yaşanılan bir kaza olayına rastlanması durumunda olaydan etkilenen kişilerin hareket ettirilmesi mevcut durumun daha kötü bir hale gelmesine neden olabilir. Görünürde herhangi bir hasar olmasa bile içerde bazı hasarlar meydana gelmiş olabilir. Böyle bir durumda ambulans çağırılmalı, yaralılar hareket ettirilmemeli ve kanama varsa bulundukları yerde durdurmaya çalışılmalıdır.
  • Boğulan Kişinin Sırtına Vurmak: Boğaza bir cisim tıkanması sonucu boğulma yaşayan birinin sırtına vurmak boğazındaki cismin daha derine inmesine neden olacaktır. Bu nedenle doğru müdahale kişinin eğilmesini sağlayarak 2 defa yavaş bir şekilde nefes almaya çalışmasını söylemek olacaktır. Böylece nefes yolları açılabilmektedir. İlk yardım konusunda yeterli bilgiye sahipseniz bu durumda uygulanacak pozisyonlar ve müdahalelerle cismin çıkmasını da sağlayabilirsiniz.
  • Donan Bölgelere Sıcak Uygulamak: Donan bir bölgeye ya da uzva ovma ve sıcak suya maruz bırakma gibi bir uygulama yapılması halinde mevcut durum daha kötü bir hal alacaktır. Vücutta soğuktan donan bir bölüm olması halinde yapılması gereken önce soğuk suya sokmak ve suyun sıcaklığını yavaş yavaş artırmaktır.

Sağlıklı Bir Cilt İçin Yapılması Gerekenler!

Güzellik ve ya bakım konularında bilgiler bulmak için başvurabileceğiniz dergiler ile pek çok kadın portalı pratik önerileriyle kadınlara yol göstermekte ve uygulayabilecekleri yöntemler paylaşılmaktadır. Bu detayları yazımızda bulabilirsiniz.

Yüzünüz için doğru sabunu seçmelisiniz

Sağlıklı bir cilde sahip olmak isterseniz, yüzünüzü nasıl bir sabunla yıkmanız gerektiğine önem veriniz.  Yüzünüzü sabunla yıkayacaksanız da cildinizin tahriş olmaması için Ph değeri cildinize uygun olacak nemlendiricili, yüksek oranda esans ve kimyasal madde içermeyen sabunları tercih ediniz. Yüzünüzü yıkamak için kullanacağınız sabunun Ph değeri 5.0 ile 5.6 arasında olup nemlendiricili ve kokusuz olması gerekir.sağlıklı cilt, cilt sağlığı, sağlıklı cilt için

Yüzünüzle oynamamalı ve sivilcelerinizi sıkmamalısınız!

Çevreden aldığımız alerjen maddelerin ele bulaşması ve ya o elimizi yüzümüze götürmemiz yüzde birtakım kızarıklıklar, sivilce veya benzeri lekeler oluşmasına davetiye çıkarmaktadır. Büyüteçli aynalara bakmamanızda faydası bulunuyor, çünkü bu aynalar ile cildinizde oluşan sivilce ile siyah nokta gibi izlerin farkına varıp onlarla oynayabilirsiniz. Sivilce ve ya siyah noktalarınızı sıkarak bunların yayılmasına yada yüzünüzde kalıcı izler bırakmasına sebep olabilir.

Evde yapacağınız cilt bakımını ihmal etmeyiniz!

Yüz bakımında en önem verilmesi gereken adım cilt temizliği gerektirir. Bunun için cilt tipine uygun yüz bakım ürünleri kullanmanız gerekmektedir. Sabah ve ya akşam olmak üzere günde iki kere cildi temizlemeniz cilt sağlığınız açısından oldukça önemlidir.  Cilt tipinize uygun olacak ürünlerle temizleme işlemi yaptıktan sonra uygun bir tonikle cilt toksik maddelerden ve ya makyaj kalıntılarından arındırmanız gerekmektedir.

Ara sıra profesyonel cilt bakımı yaptırmalısınız!

Evde yapılacak cilt bakımının dışında belirli aralıklarla profesyonel cilt bakımı yaptırılması çok daha güzel bir cilde sahip olmanızda etkilisi olacaktır. Profesyonel cilt bakımı için ise, cilt bakım ürünleri yardımıyla ve ya çeşitli cihazlar kullanılarak yapılmaktadır.

Cildin yaşlanmasını geciktirmek için önlem alınız!

Sağlıklı bir cilt istiyorsanız sigaradan uzak durmalısınız. Sigara cildin baş düşmanlarından birisidir ve ciltteki yaşlanmayı hızlandıran sebepler arasında yerini alıyor. Bu nedenle sigaradan uzaklaşmak, cildin tazeliğinin ve ya diriliğinin korunmasında, yaşlanmanın geciktirilmesinde oldukça önemli bir önlem taşımaktadır.

LAPTOP KISIRLIĞA SEBEP OLUR MU?

Uzun zamandır notebook, laptop, netbook gibi yoğun olarak kablosuz internet bağlantısının kullanıldığı zamanlarda taşınabilir elektronik cihazların kısırlığa yol açıp açmadıklarına dair birçok tartışma yapılmaktadır. Ülkemizde ise dünyada olduğu gibi erkeklerden kaynaklanan kısırlık oranı azımsanamayacak düzeyde ve erkeklerin bu tip teknolojik cihazlara olan merak ve ya eğilimleri onları daha da riskli konuma sokarak kadınların da mutsuzluklar ve bazen de suçlamalara maruz kalmalarına neden olmaktadır.kısırlık, laptop kısırlığa sebep olur mu, kısırlık sebepleri

Kucakta kullanım şekli oldukça yaygın olan bu taşınabilir mobil cihazların ürettikleri ısı gerek normal sıcaklığının üzerine çıkan testislerdeki sperm üretimini azaltıyor gerekse de spermlerde bozulmalar gerçekleştirmektedir. Aynı zamanda da internet bağlantısı sebebiyle yayılan elektromanyetik dalgalanmalar spermlerin hareket yetenekleri gibi diğer üreme fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyerek çocuk yapmak isteyen çiftlerin büyük bir düşmanı durumundadır. Çocuk sahibi olmayan çiftlerin yarısından fazlasında erkeklerin payı bulunduğunu gösteren araştırmalar sonucunda erkeklerin ve kadınların üreme organlarının yakınında bulunacak bu tip laptop veya benzeri cihazların mümkün olduğunca uzağa konumlandırılmasını ve mümkünse internete kablo vasıtasıyla bağlanılmasını önerilmektedir. Yapılan deneylere göre ise ısı yayan ve internet bağlantısına sahip cihazların yakınına konulan hastaların spermlerinde bulunan DNA kalitesinde yüksek bozulmalar meydana geldiği zaman ısıdan kaynaklanan sebeplerden dolayı ise sperm üretimi ve hareketliliğinde düşüşler gerçekleştiği saptanmış durumdadır. Kadınlarda ise yine yumurtanın oluştuğu rahim bölgesine yakın ısı ile elektromanyetik dalga kaynaklarının yumurta üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.

Fakat kadınların üreme organları erkeklere nazaran daha vücut içlerinde kaldığından dolayı kadınlardaki risk faktörü ise erkeklerdeki kadar yüksek durumda değildir.  Çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerin bu isteklerini gerçekleştirmeden önce dizüstü veya mobil cihazlardan uzak durarak kablolu internet ve masaüstü bilgisayar kullanımına geçmeleri meydana gelebilecek kısırlık problemlerinin riskini de ciddi oranlarda azaltmakta faydalı olur. Son senelerde popüler olmaya başlayan akıllı telefon ve ya tabletler sadece internet kullanımına ve basit işlevlere ihtiyaç duyan kullanıcıların bu ihtiyaçlarını karşılayacağından ötürü üreme sistemlerine yakın olarak konumlandırılmaması gerekir. Daha az ısı üreten yeni nesil taşınabilir cihazların tercih edilmesi ise erkeklerin sperm miktarı ve ya kalitesine dair problemlerinin önüne geçecek durumlardandır.

Yorgunluğu ardınızda bırakmak için su için

Kendinizi gün boyunca aşırı yorgun hissediyor ve genelde yaz sıcaklarında baş ağrısı çekiyorsanız bu durumu atlatabilmek için gün içinde bol bol su içmelisiniz. Birçok kişi yorgunluğunun yaptığı işten dolayı olduğunu sanmaktadır. Evet, yapılan işler kasları yormaktadır, yorgunluğun sebeplerinden bir tanesi de budur. Ancak bu durumun oluşmasında da yine vücudun susuz kalmış olması etkilidir. Susuz kalan vücut çalıştığı esnada daha yorgun düşer. Bunu bir aracın motorunun yağsız bir şekilde çalışmasına benzetebiliriz. Nasıl ki aracın motor yağı az ise aşırı ısınma gerçekleşiyor ve motor tam olarak çalışamıyor ve yoruluyor insan vücudu da aynı şekilde susuz kaldığında yorulmaktadır. Bu nedenden dolayı gün boyunca bol bol su içilmeli ve vücut susuz bırakılmamalıdır.Kendinizi gün boyunca aşırı yorgun hissediyor ve genelde yaz sıcaklarında baş ağrısı çekiyorsanız

Birçok kişi gün içinde susadığını hissetmeden su içmez. Halbuki su sadece susanıldığında değil gün içinde mutlaka içilmelidir. Vücudun susuz kalmaması için 2-3 litre olmak üzere bir alt sınır koyulmalı ve gün içinde mutlaka bu kadar su tüketilmelidir. Tüketilen su vücudun daha az yorularak çalışmasını sağlayacaktır. Üstelik su içmek bağırsak tembelliğinin ortadan kalkmasında da etkilidir. Bağırsaklarınızda tembelleşme var ve kabızlık vb. gibi şikayetlerden yakınıyorsanız içtiğiniz suyu biraz daha arttırabilirsiniz.

Midenizde yemek yedikten sonra tuhaf bir yanma hissediyorsanız, hazımsızlık gibi bir sorun var ise su tüketerek midenizi rahatlatabilirsiniz. Besinlerin parçalanması için su olmazsa olmazlardan bir tanesidir. Özellikle de parçalanması zor olan besinler tükettiyseniz mutlaka yemekten sonra aralıklı olmak üzere 1-1,5 litre su tüketin. Tüketeceğiniz su hem sindirim sisteminin daha aktif olmasını hem de böbreklerinizin sağlığının korunmasını sağlayacaktır. Gün içerisinde kahve tüketiyorsanız hele ki Türk kahvesi gibi telveli kahveler tüketiyorsanız böbreklerinize ağır bir yük biniyor demektir. Böbreklerinize binen ağır yükü hafifletmek için bol bol su tüketmelisiniz.