Kategori arşivi: Eğitim

Çift Terapisi Eğitimi

Çift ve aile terapistlerinin asgari yetkinliğe sahip olabilmeleri için dünyada çeşitli çift ve aile terapisi (ÇAT) meslek örgütleri, belirli eğitim seçenekleri ve asgari eğitim ölçütleri seçilmiştir. Çift terapisti olmak için çift terapisi eğitimi için üç seçenek mevcuttur: 1) 2-3 yıl süren yüksek lisans programları, 2) 3-5 yıl süren doktora programları veya 3) yüksek lisans sonrası 3-4 yıl süren eğitim programları bulunmaktadır. Avrupa Aile Terapisi Derneği’nin (EFTA) eğitim kriterlerine göre ise aile terapisi eğitimi lisans derecesini de içerecek şekilde, toplamda 7 yıldan az olmaması gerekmektedir. Bunun en az 4 yılı aile ve sistemik terapi eğitiminden oluşmak zorundadır. Lisans derecesi dahil olmak üzere 3.000-3.500 saatlik toplam eğitimin temel kısmını 700-900 saatlik(akademik krediye eş) aile terapisi uzmanlık eğitimi yapılmalıdır.çift terapisi eğitimi, çift terapisi eğitim süreci, çift terapisi nedir

Ülkemizde bu durum nasıldır?

Ülkemizde ÇAT veya Aile Danışmanlığı yüksek lisans programlarının açılmaya başlaması ve sertifika programlarının sayıca artması önemli gelişmelerdir. Bununla birlikte, ÇAT veya Aile Danışmanlığı için oluşturulacak ortak eğitim içeriği ve asgari eğitim ölçütleri, farklı eğitim kurumlarında denk yetkinlik seviyesinde uzmanların yetişmesi ve alanımızın evrensel standartlara ulaşabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Asgari Eğitim Nasıldır?

ÇATED olarak asgari eğitimin içeriğini ve ölçütlerini belirlemek üzere, ÇAT uzmanlığının ve mesleğinin uzun yıllardır var olduğu dünyadaki örnekleri inceledikten sonra buna kara verilmelidir. Bu inceleme sonucunda Çift Terapisi eğitiminde bulunması gereken temel unsurların belirgin ortak özellikler taşımaktadır.

Öğrencinin Derse Odaklanması İçin Ne Yapılmalı?

Ebeveynlerin ortak noktası haline gelen çocuklardaki dikkatsizlik ve derse odaklanamama kaygısı aile büyüklerini de hayli endişelendirmektedir. Günümüz şartlarında çocukların geleceğini garanti alabilmek için ebeveynleri de oldukça yorucu günler beklemektedir. Çocuklar hayat şartlarının getirdiği zorluklarla baş edebilmeleri için ders ve sınavlarından iyi not almaları gerekmektedir. Ders de öğretmeni dikkatli dinlemek başarılı olmanın kilit noktası olarak bilinmektedir. Bazı çocuklar derste öğretmeni çok dikkatli dinleyerek evde çalışma yapmasa da başarı gösterebilmektedir. Başarının sırrı zamanında uyumak, dinlenmek ve oyun için gereken zaman dilimini kendine göre belirlemektir. Bazı çocuklar da çabaladıkları halde derse konsantre olamamaktadır. Bu durum karşısında anne ve babalara büyük sorumluluk düşmektedir. Ebeveynlere düşen görev ise, çocuklarının eğitimlerinde başarılı olabilmeleri için gerekli görüldüğü takdirde psikolojik destek alarak yardımcı olunmalıdır.derse odaklanma, öğrencinin derse odaklanması, derse konsantre olma

Çocukların ders konusunda dikkatsiz olmaları ve başka yerlere odaklanmaları derslerinde başarısız olmalarına sebep olmaktadır. Öğretmenin derse girdiği an itibari ile bazı çocuklar da sıkılma, başka işlerle ilgilenme ya da arkadaşlarının dikkatini çekmek için konuşma gibi davranışları sergilediği görülmektedir. Dersi dinlemeyen öğrencinin sınavlarında başarı göstermesi yüzde bir ihtimal olarak görülmektedir. Bu yüzden anneler çocuklarının dikkatsizliği ve derse odaklanmaları konusunda rehberlik hocasından ya da dış destek olarak psikoloji uzmanından yardım almalıdır. Ebeveynler evde çocukları ile bol, bol kitap okumalı, okuldan gelince ders tekrarı yapılmalı, çocuğu ile birlikte oyuna zaman ayırmalı ve çocuğunu nasıl derse dinlenir konusunda bilgiler vermelidir. Her çocuk yaramaz ve dikkatsizdir. Okul çağına geldiği zaman öğretmeni dinlemeyi, arkadaşları ile yardımlaşmayı, insanlara saygılı olmayı ve kendi ideali için okumayı, öğrenmeyi sevmelidir.

Anne evde çocuklarına hem öğretmen, hem de anne görevini üstlenerek büyük sorumluluk almaktadır. Okul sonrası eve gelen çocuğa dersleri ile ilgili soru sormalı, gününün nasıl geçtiğini öğrenmeli, çocuğu ile hikâye kitapları okumalı, resim ve boyama yaparak çocuğuna okumayı sevdirmelidir. Ebeveynlere düşen görev ise çocukların davranışlarını takip ederek okul ve normal yaşantılarında karşılaştıkları zorlukları birlikte atlatmaktır. Derslerinde çocuklara ellerinden geldiği kadar yardımcı olmalı, her konuda çocuklarına destek olduklarını hissettirmelidirler.