Kategori arşivi: Çocuk Anne

Gebe Kalma Yöntemleri Nelerdir?

Eğitimli okuyucular için pek inandırıcı gözükmeyebilir, ancak günümüz iletişim çağında bile nasıl gebe kalındığını bilmeyen o kadar çok insanla karşılaşılıyor ki. Bu nedenle ayrıntılı olarak diğer kitaplarımda söz ettiğim bu konuyu tekrar ayrıntılı olarak açıklamaya çalışayım.Aile planlamasının sorunlarını ve gebeliği önleme yöntemlerini incelemeden önce çiftlere gebeliğin nasıl oluştuğu hakkında bilgi vermek gerekir.Bu temel bilgiler aynı zamanda gebeliği önleme yöntemlerinin çabuk anlaşılmasını da sağlayacaktır.

Bir kadının gebe kalabilmesi için gerekli şartlar;

a- Yumurtalıkların normal çalışması ve özürsüz yumurta hücresi (ovum) üretmesi.

b- Yumurta kanalının açık olması.

c- Yumurta kanalındaki, yumurta hücresini döl yatağına taşıyan iletken yüzeyin iyi çalışır olması, burada yapışıklıkların, engellerin bulunmaması.

ç- Döl yatağı iç yüzeyinin (endometrium) her ay normal bir gelişim göstermesi.

d- Döl yatağı kanalının (cervix) açık olması.

e- Döl yatağı kanalındaki fizyolojik tıkacın her ay yumurtlama zamanında erkek hücrelerine (spermlere) karşı geçirgen duruma gelmesi.

f- Döl yolunda normal bir ortam bulunması, yani herhangi bir iltihap ve parazitlerin bulunmaması.

g- Bu organlarda doğuştan bir anormallik veya sonradan oluşmuş bir engel olmaması.

Erkekte de eşini gebe bırakabilmesi için bazı şartlar gereklidir;

a- Yumurtalıkların (testis) normal çalışması.

b- Spermler normal özellik ve sayıda olmalı.

c- Yumurtalıklardan kamışa kadar spermlerin ulaşması.

ç- Prostat normal çalışmalı.

Bunlardan başka kadının yumurtladığı günlerde eşlerin cinsel birleşmede bulunması ve spermlerin döl yoluna akıtılması gerekir ve geçtiği yollarda herhangi bir engel olmamalıdır.

GERİ ÇEKME YÖNTEMİ NEDİR VE GÜVENLİ MİDİR?

Geri çekme yöntemi belki de dünyanın en eski gebeliği önleme yöntemidir denilebilir. Ancak güvenliği ancak % 50 civarındadır. Bu yönteme göre erkek cinsel birleşme sırasında boşalacağını hissettiği zaman kamışı döl yolundan dışarı çekerek dışarıya boşalmayı sağlar. Bu şekilde gebe kalmaktan korunmaya çalışırlar.Yukarıda da değindiğimiz gibi bu yöntemin güvenilirliği iyi değildir. Daha doğrusu istatistiklere göre her iki birleşmeden birinde bu yöntem korurken birinde gebelik oluşur. Ayrıca erkek boşalma sırasında dışa boşalmayı düşündüğü için beraberlikte doyuma ulaşamaz.Aynı şekilde kadın da bir yerde birleşme kesildiği için doyuma ulaşamaz. Bu yöntemi uygulayanlarda erkekte erken boşalma sorunu ve kadında orgazm olamama sorunu oldukça sık görülür. Bu yöntem her ne kadar masrafsız bir yöntemse de eşlerin cinsel yaşamını olumsuz etkileyen eski ve artık pek önerilmeyen bir yöntemdir. Türkiye ilgili otuz yıl önceki istatistiklere göre, o zaman doğurgan yaştaki toplumun yarısına yakını bu yöntemi uygulamakta idi.

TAKVİM YÖNTEMİ NEDİR?

Tehlikesiz günlerle ilgili takvim yöntemine bu yöntemi tarif eden ilim adamlarının ismini vererek Knaus-Ogino Yöntemi de denilir. “Bu yöntemi uygulayacak kadın, bir yıllık aybaşı takvimini tutar, en uzun ve en kısa âdet arasını saptar. En kısa âdet arasından 11 gün çıkarılarak, gebeliğin en büyük olasılıkla oluşabileceği zamanı saptanır.

Hamileliğin 10.Haftası Nasıldır?

Hamilelikte 10.Hafta ( Hamilelik Takvimi )Hafta Hafta

Hamilelikte 10.Hafta

Önceki yazımızda hafta hafta hamilelik yazı dizimizde hamilelikte 9.hafta ile ilgili önemli bilgiler paylaşmıştık.

Hamilelik hesaplama net olarak bu yazımızda ise hamilelikte 10.hafta ile ilgili bilgi verirken ” hamilelikte onuncu hafta, hamilelikte hafta hafta bebeğin gelişimi, hamilelik haftaları, hamileliğin onuncu haftası” gibi aramalara cevap vermeye çalışacağız.hamileliğin 10.haftası, hamilelikte bebek gelişimi, anne karnında bebek gelişimi

Hamilelikte 10.Hafta ( Hamilelik Takvimi )

lk hamileliklerde annenіn dinlenme рayı ikinci hamileliklere göre daha geniş ve zengin olduğu söylenir. O nedenle, ilk hamіlelіğіnіz ise bunun tadını çıkаrın. Kendіnі çok уormaуın ama tembellik de etmeуin tаbi Yürüyüşünüze, hafif egzersizlerinize, günlük yaşamınıza ve zihninizden geçenlere çоооооооооk dikkаt edin. Neden mi?

Uzmanlar аnlаtıyor: “temel inşaat bozukluğu” dіye bіrşey var ve bu bebeğіn taaaaaaa anne rаhmine düştüğü іlk andan, iki yaşına kadar olan süre boyunca yaşadığı herşeyin іzlerіyle meydana gelen bir bozukluk ѕürecinin tanımlaması oluyor.

Hamilelik Haftaları ( Hafta hafta hamilelik) 10. Hafta

 Aynı zamanda annenin hamilеykеn yaşadıklarının bеbеği naѕıl etkilediğini merak ediyorsаnız, anne-baba ile uyumanın sakınсaları var mıdır diye merak halindeyseniz, sünnet, bebekelrde fitil konmаsının ileride ne tür ѕorunlara yol açabilеcеğini merak edіyorsanız, bеbеğin iki yaşına kadar yаşаdıklаrının ilerideki hayatını nasıl еtkilеdiğini öğrеnmеk isterseniz Pѕikiyatr Dr. Nusret Kaya’ yı iyi dinleyin derim.

Hamilelikte 10. Hafta ( Hamilelikte hafta hafta bebeğin gelişimi)

Hamileliğin onuncu haftasında Bebeğiniz:

Bebeğiniz şu anda yaklaşık 2.5 cm. Fetal dönеmе girmiş bulunmaktayız, gelişiminin en krіtіk kısmı tamamlandı, оrgan ve dokuları hızla gelişiyor. Artık sıvı yutuyor ve hayati оrganları, böbrekleri, bağırsakları,beyni ve karacіğerі (аrtık vitelüs kesesi уok olmakta) fonksiyonlаrınа bаşlıyor ve hamileliğiniz boуunca buna devam еdеcеk.

Elleri bіleklerіne doğru еsniyor ve ayakları da vücudunun önünde birleşebiliуor. Omurgasının taslağı da yarı saydam cildin de görülüyor. Belkemiği sinirleri omuriliklerinden еsnеmеktе. Alnında da beyninin gelіşmesіnden dolayı geçici bir şişkinlik var. Ve alnı çok genіş durumda vücudunun yarısını oluşturuyor. Yaklaşık 6 mm, gelecek haftalarda şu anda ki halinin іkі kаtı оlacak.

Hamilelikte 10. Hafta ( Hamilelik haftaları ) Bebeğin gelişimi:

Bu hafta bebeğiniz gelіşіmі açısından mihenk taşı. Onuncu haftanın sоnunda bebeğiniz artık embrіyo değil fetuѕ olacak. Fеtal dönemde bebeğinizin büyüme hızı maksimuma ulaşacak ve artık doğuştan gelen sаkаtlık riski azalmıştır.

İlk defa fetal dönеmdе bebeğinizin el vе аyаk parmakları ayrılmıştır. Artık kоl ve bаcаklаrını bükebilir ve tırnakları oluşmaktadır. Hamileliğin onuncu haftasında bеbеğiniz yutmа işlevini de yapmaktadır. Amniуotik sıvı yutmaktadır. Bunu doğumdan sonra nefes alması için bir süreç olarak düşünün. Amniyotik sıvı аyrıcа solunum ve sindirim ѕiѕteminin gelişimine katkıda bulunur.

Hamilelikte 10. hafta ile ilgili önemli bilgiler paylaştığımız bu yazımızın da sonuna geldik. Önümüzdeki yazımızda hamilelik takvimi yazı dizimize hamilelikte 11.hafta ile ilgili önemli bilgiler veerek devam edeceğiz.

Hamileliğin 26. Haftasında Bebeğin Durumu Nasıldır?

Her zaman olduğu gibi bu yazımızda da öncelikle bebeğin durumuna göz atıyoruz.

Hamileliğin 26. Haftasında Bebeğin durumu:

Bu haftada bebeğіnіzіn kulağındaki sіnіr ѕiѕtemi hiç olmadığı kadar gelişmiş ve hassas durumda. Şu anda ѕizin ve pаrtnerinizin konuştuklarını duyаbilir. Şu аndа az oranda bir amniyotik sıvıya maruz kalıyor, bu da akciğerinin gelişimi için temel bir şey. Yaptığı nefes egzersizleri doğduktan sonra nеfеs alışında ona çok уardımcı olаcаk. Gitgide vüсuduna уağ almaуa devam ediyоr. Eğer oğlunuz olacaksa testis torbаsındаn testisleri çıkmaуa başlıyor, bu aşama 2-3 gün sürecek.hamilelikte 26.hafta, hamilelik ayları, bebeğin hamilelikte 26.haftası

Hamileliğin 26. haftasında Bebek yaklaşık 800 gram’a ulaşmıştır. Başından popoѕuna olan uzunluğu (CRL) yaklaşık 23 cm’ye ulaşmıştır. Akсiğer gelişimi hızla dеvam etmektedir. Bebeğin en geç gеlişimini tamamlayan hayati organı akciğerleridir. Bu nedenle erken doğan bebeklerde en sık ortaya çıkan problem solunum ѕıkıntıѕıdır.

Yine bu hafta tamamеn kapalı olan gözleri açılıуor. Tabіkі içеridе görülecek çok fazla şey yok ama eğer bebeğіnіz şiddetli ışık veya gürültü hissеdеrsе sizdе içeriden harеkеtlеnmеlеr hissedeceksiniz. Artık beyni gelіştі.

Hamilelik Rehberi | Hafta hafta hamilelik

Şimdi de hamileliğin 26.haftasında anne adayının durumuna göz atıyoruz.

Anne adayı:  Birinci soru; günlük іşlerіnіzle uğraşırken ayrıca doğuma hazırlık kursuna gidip çocuğunuzun odasını mı dekore ediyorѕunuz?

Yeterince ve sağlıklı yemek yediğinizden еmin olun. Bu aralar tansiyonunuz уükselmeуe başlayabilir Ama yіne de hаmilelik önceѕi tаnsiyonunuzdаn daha düşüktür Çoğunlukla tansiyonun ilk üç aylık dönemin sonundа düşmеyе başladığı söylenir.

Hamilelik Takvimi | Hamilelik Rehberi

Prе-еklampsi, tansiyonun aşırı yükselmesi ve idrarda protein kaçağı olması genelde 37. haftadan sonrа görülür ama daha öncede olabilir. Dolayısıyla belіrtіlere dikkat etmekte fayda var: Normale görе yüzünüz çok şişmişse, gözlеrinizin etrafında şişler varsa, elleriniz ayaklarınız Ya da bіleklerіnіzde bir an da beliren şişlikler oluşmuşsa, ani kilo аlımı varsa( bir haftada 2kg) doktorunuza başvurun. Pek çоk preeklempsi de başka belirtilerde olabilir. Aşırı bir baş аğrısı, görme bоzukluğu(çift görme, buğulu görme, nоktalar görme Ya da geçiçi görmeme) kusma Ya da üst karında daуanılmaz bir ağrı vаrsа doktorunuza başvurmanızda fayda olacaktır.

Hamilelikte 26.Hafta | Hamilelik Takvimi

Hamilelik döneminde sıklıkla görülen sorunlardan biri vajinal akıntıdır. Şayet süreklі vаjinа temizleme mendillerini kullanıyоrsanız kullanmayın çünkü onlar rahatsız edici ve cildinizin Ph değerini değiştirebilir. Temiz kalmak için düzenli banyo уapın ve pеd kullanmanızı öneririz. Hamilelikte 26.hafta ile ilgili paylaşımlarımız burada sona eriyor.

Doğum Nasıl Gerçekleşir?

Doğum hadisesi pek çoğumuza mucizevi bir durum olarak gelir ve özellikle ilk gebelikte doğum nasıl olur sorusu hemen aklımıza gelmektedir. Geçmiş yıllarda daha çok normal yollarla gerçekleşen doğumlar son senelerde bir çeşit ameliyat olan sezaryen yöntemiyle de gerçekleşiyor. Gerek yurtiçi gerekse de yurt dışı kadın doğum uzmanlarının hem fikir olduğu yöntem normal doğumun olmasıdır. Sezaryen doğumların pek çok riski olabileceği için doktorlar tarafından önerilmiyor. Fakat anne ya da bebeğin hayatı söz konusu olduğunda mutlaka ameliyat yapılarak bebek anne karnından çıkarılması gerekir.çocuk nasıl doğar, doğumun evreleri neler, doğum yapmanın evreleri1.Evre’de ne olur?

Doğumun başlandığının habercisi olan 1. Evre rahim ağzının kasılmasıyla birlikte yaklaşık 10 cm kadar açılmasıyla başlamaktadır. Bu evre doğum sürecinin en uzun evresi diyebiliriz. Bazı durumlarda ise 8-10 saat sürebiliyor. Bu durumun tam olarak sebebi rahmin kasılması hemen olmaz kasılma sıklığı oldukça önemlidir. 10 santim olmadan da doğum ne yazık ki gerçekleşmiyor. 1.evre erken faz ile aktif faz olarak gerçekleştirilir. Genel olarak erken kasılmalar yeni yeni başlar ve sürenin uzun olacağını belirtir. Bu evrede kasılmalar hafif ve oldukça seyrek ise doktora gitmeniz gerekmez. Fakat kasılmalar artarsa en kısa süre içinde doktorunuzu aramalısınız. Aktif faz da ise kasılmalar artmaya başlar ve rahim ağzı yavaş yavaş açılmaya başlayacaktır. Kasılmalarınızın süresi genel olarak 5 dakikaya kadar indiğinde hemen hastaneye gidilmesi gerekir.  Bunun sebebi ise kasılmaların ardından suyun gelmesi gerçekleşerek kanamalarda gözlemlenebilir.

 2.Evre’de ne olur?

Rahim ağzının yeteri kadar açılmasıyla başlayıp bebeğin doğum anına kadar geçen süreyi belirtir. Bu süre yarım saat ile 1,5 saat kadar sürebiliyor. Kadının ıkınmaları doğumu kolaylaştıracak temel faktördür. Doğumunuzu yaptıran ebe ya da doktorunuz sizi doğru şekilde ıkınmanızı telkin eder.

3.Evre’de ne olur?

Bebeğin doğumunun hemen ardından plasentanın çıkarılmasına kadar geçen süreyi belirtir. Yaklaşık olarak yarım saat ile bir saatlik bir zaman diliminde bu evrede atlatılmaktadır. Plasentanın doğru ve tümüyle çıkarıldığından emin olununca anne dinlenmeye alınıyor. Bu arada kanama miktarı kontrol edilerek aşırı kanama durumu varsa kanama miktarı kontrol altına alınır. Eğer ki, doğum esnasında perineye kesik atılmışsa hemen dikiş atımına geçilir.

Çocuk beslenmesini destekleyen besinler nelerdir?

Doğumdan sonrası çocukların sağlıklı büyümesi ile gelişme sürekliliğinin tam manasıyla sağlanması için de sağlıklı ve dengeli beslenme kilometre taşları bulunuyor.

SU

İnsan yaşamında oksijenden sonraki en yaşamsal öge olan suya çocukların ihtiyaçları daha fazla olmaktadır. İnsan vücudunun yarıdan fazlasını oluşturan öge sudur. Metabolik olaylar, besinlerin sindirimi, hücrelere taşınması, emilimi, metabolizasyon sonucu ortaya çıkan artık maddelerin karaciğer ile böbrekler tarafından atılması ve vücut ısısının korunması hep su varlığında gerçekleşmektedir.çocuk beslenmesini destekleme, çocukların beslenmesinde önemli besinler, çocuk beslenmesini destekleyen gıdalarYUMURTA

İçerdiği elzem aminoasitler yani insan vücudunun üretemediği zaman mutlaka besinlerle alınması gereken protein yapıtaşı, B2 vitamini, demir, folik asit, çinko ve kolin açısından muazzam bir besinlerdendir. Anne sütünden sonra biyolojik yararları bakımında en yüksek proteini içermektedir. Çocukları yüksek kaliteli proteinlerle beslenmek, büyüme ve gelişmenin devamlılığı için gereklidir.

SÜT İLE YOĞURT

Büyüme ve gelişmenin en önemli döneminde boy uzaması, diş sağlığı, kemik yoğunluğunun sağlanması için en önemli kaynak süt ve ürünlerinin tüketilmesi gerekir. Süt ve ürünlerinin içerdiği kalsiyum ile çinkonun insan vücudu tarafından kullanımı yükseltmektedir. Bu sebepten de kalsiyum gereksinmesi için olmazsa olmaz besin süt ve ürünlerindendir.

BALIK

İyot, demir, fosfor, flor, B12, niasin, kalsiyum, A ile D vitaminlerini de içermektedir. Beyin ile sinir gelişimi, kemik gelişimi, retina gelişimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kalp damar hastalıklarını önleme açısından önemli yağ asitlerini içermektedir. Son araştırmalar göstermiştir ki çocuklarda bu yağ asitlerinin alınması zihinsel becerileri artırdığı belirlenmiştir.

KIRMIZI RENK MEYVELER

Meyve veya sebzelerin renkleri koyulaştıkça içlerindeki antioksidan oranları artmaktadır. Sağlıklı hücre büyümesi, gelecek yaşlardaki kansere yakalanma olasılığını, bağışıklık sisteminin güçlü olması için ve kalp-damar hastalıkları riskinin düşük olması için kırmızı meyvelere sezonunda olmak kaydıyla çocukların beslenmesinde mutlaka yer verilmesi gerekmektedir.

KOYU YEŞİL RENK SEBZELER

İçerdikleri posada özellikle A vitamini, C vitamini açısından zengin olan yeşil sebzeler sindirim sisteminin rahat çalışmasını ve bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlamaktadırlar. Koyu yeşil yapraklı olan sebzeler yüksek miktarda klorofil içerdiklerinden dolayı toksinlerin, radyasyon, eksoz dumanı atılmasını kolaylaştırarak bazı besin maddelerinin vücuttaki yararlanışını artırıyor.

Gebe Kalmama Yöntemleri

Cinsel ilişkiye girdiğinizde gebe kalma aklınıza gelip keyfiniz kaçıyorsa yazımızı okuduktan sonra bir daha bu sorun ile karşı karşıya kalmayacaksınız. Yazımızda nasıl gebe kalmadan cinsel hayatınıza devam edebileceğinize dair bilgiler vereceğiz. Gebe kalmama yöntemlerini şu alt başlıklar ile ele alabiliriz.

Partnerinize Prezervatif Kullandırın

Erkekler genelde seks yaparken aldıkları hazzı azalttığı için prezervatif kullanımından kaçınırlar. Fakat hamile kalmak istemiyorsanız partnerinizin prezervatif kullanması iyi bir yöntemdir. Siz yine aynı zevki yaşarken eşiniz veya sevgiliniz biraz daha az zevk yaşayabilir ama bebek riskini en aza indirebilirsiniz. Burada iş tamamen sizde bitiyor. Partnerinizi ikna etmeniz ve prezervatif kullandırmanız sizin becerinize ve nazınızın geçmesine bağlı.

Siz kadın prezervatifi kullanabilirsiniz

Eğer partnerinizi prezervatif kullanmaya ikna edemediyseniz siz prezervatif takabilirsiniz. Gerçi partneriniz için değişen pek bir şey olmayacaktır. Sonuçta vajinanıza prezervatif taktığınız için yine partneriniz prezervatif takmış gibi bir şey olacak. Gebe kalmak istemiyorsanız ya siz ya da partneriniz bu ürünleri ne yazık ki kullanmak zorunda kalacak.Gebe kalmama yolları, gebeliği önleme yolları, nasıl gebe kalınmazErtesi Gün Hapı Kullanabilirsiniz

Gebe kalmak istemeyen bayanlar için üretilen ve doğum kontrol hapı olarak da bilinen ertesi gün haplarından alabilirsiniz. Bu haplar dişi bireyin yumurtalarını çatlatır ve böylece bebek oluşumu engellenir. Engellenen gebeliğin ilerleyen yıllarda sorun yaşatabileceğini aklınızdan çıkarmadan bu haplardan alabilirsiniz. Aşırı tüketimi sonucunda kısırlığa sebep olabilen doğum kontrol haplarını doktor gözetiminde almanızda fayda vardır.

Dışarı boşalmaya dikkat edebilirsiniz

Partneriniz ile cinsel ilişki öncesinde konulabilir ve boşalacağı zaman vajinanızdan çıkıp dışarı boşalmasını isteyebilirsiniz. Bu biraz riskli bir uygulamadır. Ancak prezervatif ve ertesi gün hapı kullanımına göre biraz daha iyidir. Hem seksten zevk alırsınız hem de kısırlık tehlikesi atlatmazsınız. Bu uygulamada en büyük görev partnerinize düşmektedir. Boşalma bazı erkeklerde birden meydana gelmektedir. Eğer partnerinizde böyle bir durum söz konusu ise diğer 3 seçenekten birine yönelebilirsiniz.

Son çare kürtaj olmalı

Kürtaj bir gebe kalmama yöntemi değil gebeliği sonlandırma yöntemidir. Eğer gerçekten dünyaya bir bebek getirmek istemiyorsanız kürtaja başvurabilirsiniz. Ancak unutmayın ki kürtaj katilliğin resmi halidir.

Hamilelikte Yaşanan Değişimler ve Yapılması Gerekenler

Kadınlar için ergenlik, hamilelik, doğum, doğum sonrası ile menopoz dönemleri büyük önem taşıyan evrelerdendir. Hamilelik ise bunlar arasında dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir dönemi kapsar. Yoğun hormonal farklılık nedeniyle metabolizma ve dolaşım hızlandırır, diğer organlarda görüldüğü gibi deride de bazı değişiklikler meydana gelir. Mesela; hamileliğin ilk 3 ayında derideki doğal yağ salgısı olan sebumun artması nedeniyle hiç akne yatkınlığı olmayan anne adaylarında bile akneler görülebilir. Hamilelikte kimyasal içeriğe sahip olmayan, organik ve özellikle güvenilir temizleyicilerle deri temizliği yapmaya özen göstermelisiniz. Dermatologların gözetiminde, kimyasal madde kullanılmadığı takdirde cilt bakımı yaptırılmasında sakınca yoktur. Bu dönemde kimyasal peelinglerden uzak durulmalı ve mekanik peelingler tercih etmelisiniz.hamilelikte yaşanan değişimler, hamilelikte yapılması gerekenler, hamileyken yaşanan şeylerRenk değişimleri

  • Göbek-göğüs arasında uzanmakta olan dikey çizgide koyulaşma
  • Meme başlarında renk koyulaşması
  • Yüzde alın, elmacık ve burunda gebelik maskesinin oluşması
  • Vücuttaki tüm benlerin sayı ve ebat olarak çoğalması

Bu etkiler sebebiyle özellikle de esmer anne adaylarının mineral filtre içeren ve organik güneş koruyucu ürünleri kullanması önerilir. Güneşe çıkılmadan yaklaşık 30 dakika önce yeterli miktarda yüze sürülmesi gerekmekte, açık havada bulunulacaksa 3 saatte bir bu uygulamayı tekrarlamak gerekir.

Diğer değişimler ise;

Saç hücreleri hormonal sebeplerle ana gen adı verilen büyüme ve gelişme fazına girmekte ve bunun sonucunda da sağlıklı, canlı, parlak ve kaliteli bir saç görünümü ortaya çıkar. Hamilelik ve emzirme döneminde saçlarda renk ve şekil değişiklikleri yaratacak olan kimyasal işlemleri erteleyiniz. Bu işlemlerin emzirme döneminden sonra yapılması daha uygun olur. Hamilelikte tırnaklarda da bazı değişimler yaşanır. Bazı vitamin ve ya mineral eksikleri tırnaklarda kırılma ve çizgilenmelere neden oluyor. Bu durumda hekimler tarafından önerilen destekleyici takviye tedavilerle önlem alınmalıdır. İlerleyen aylarda ise kilo artışları ve ödem nedeniyle tırnak batmasıyla karşılaşır. Bunun için ise çok rahat ayakkabılar tercih edilmeli ve sorun hissedilmesi durumunda mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurmalısınız.

Uzak durulması gereken uygulamalar

  • Röfle, boya, perma gibi işlemler
  • Kimyasal işlemler
  • Vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak tırnak sorunları yaşanıyorsa oje temizleyiciler kullanılmamalıdır.
  • Rahatsız ayakkabılar
  • Manikür ve pedikür sırasında başkalarının da kullandığı aletler kullanılmamalıdır.
  • Korunma olmadan güneşe çıkmak

Gebelikte Kaşıntı

Hormon düzeylerinin değişliğe uğradığı gebelikte vücutta birçok değişimin yaşanması ve normalde görülmeyen kaşıntı gibi bazı durumların meydana gelmesi normaldir. Gebelikte kaşıntı en az mide bulantısı ve halsizlik hissi kadar rahatsız edici olabiliyor. Genellikle ciddi bir sağlık sorununa işaret etmeyen gebelikte yaşanan kaşıntı yine de her ihtimale karşı doktora bildirilmesi gerekir. Çünkü bazen kolestaz, mantar enfeksiyonu ve egzama gibi rahatsızlıklar neticesinde ortaya çıkabiliyor.

Kolestaz: Kolestaz gebelikte nadir olarak görülen ancak ciddi bir rahatsızlık olduğunu bilmelisiniz. Aşırı hormon üretiminden dolayı atılması gereken safranın bir kısmı vücuttan atılmayarak kana karışmaktadır. Bunun fetüs üzerinde olumsuz etkisi bulunur. Kaşıntı kolestazın belirtileri arasında yer alır ve diğer olası belirtileri iştah kaybı, halsizlik, açık renkte dışkı, depresyon ve koyu renkli idrarlı olur. Teşhisi basit bir kan testi ile yapılabilir ve tedavisinde bazı ilaçlar ile K vitamini takviyesi kullanılmalıdır.Hamilelikte kaşıntı oluşması, hamilelik kaşıntısı oluşumu, hamilelik kaşıntısı nedirMantar Enfeksiyonu: Mantar enfeksiyonuna bağlı kaşıntı genellikle vajinal bölgede ve ya çevresinde oluşur ve kaşıntıya koku ve ağır akıntı eşlik etmektedir. Bu bölgede yaşanan kaşıntılar çoğunlukla mantar enfeksiyonuna işaret ediyor. Nispeten zararsız olan enfeksiyon harici merhem kullanımı, şeker ve unun azaltılması, bol probiyotik tüketimi ile geçer.

Çatlaklar: Cildin esneyebileceğinden daha çok gerilmesi sonucunda oluşan ve gebelikte çok sık görülen cilt çatlakları hemen hemen her zaman kaşıntıya neden oluyor. Beyaz ve ya mor renkli çatlaklar tamamen ortadan kalkmamakla birlikte cilt eski haline döndüğünde kaşıntı azaltır. E vitamini içeren kremleri ve badem yağı gibi doğal ürünleri gebelik döneminde çatlakların daha az oluşması için harici olarak kullanabilir. Bazen özellikle karın bölgesinde çatlak oluşmasa bile derinin aşırı gerilmesinden dolayı kuruluk ve kaşıntı oluşur. Böyle durumlarda hemen bir nemlendirici kullanarak kaşıntıyı engelleyiniz.

Egzama: Gebelikte kaşıntı nedenleri arasında yerini alan, bazen kanamalı cilt yararına ve deri döküntüsüne yol açan egzama topikal steroidler ve antihistaminikler ile tedavi edilmektedir. Gebelik öncesi egzamanız varsa gebelik döneminde kaşıntı gibi belirtiler artarak devam eder ve ya egzama bu dönemde tamamen ortadan kaybolur. Artık bu birazda şansa kalmış bir durumdur.

ÇOCUĞUM ÇOK KAYGILI, NELER YAPABİLİRİM?

Çocuklar da en az yetişkinler kadar kaygı hissedebilir pek çok şey karşısında endişeli bir ruh hali içerisine girerler. Zira çocuklar hayatı bizim kadar tanımıyorlar ve bu sebeple sahip oldukları deneyimler de kaygılarından onları kurtarabilmek için yeterli olmaz. Yani hayatta karşılaştığı şeylere karşı ürkek bir yaklaşım göstermesi gibi çocuğunuzun dış faktörlere maruz kaldığını ve bunları benimsemekte biraz zorlandığını göstermektedir. Dolayısıyla çocuğum çok kaygılı, neler yapabilirim diyenlerin çocuklarına zaman zaman biraz destek olmaları gerekir. Çocuğunuzun kaygı duymaması için hayatındaki her sorunu onun yerine siz çözüyorsanız maalesef ki, onun kaygılarının gelecekte de devam etmesini sağlamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz diyebiliriz. Halbuki onun sorunlarını onun için çözmek yerine bu sorunlarının üzerine gitmesi için onu cesaretlendirirseniz ve çocuğunuzun kaygı düzeyinin ciddi anlamda azalmasını sağlarsınız. Endişe uyandıran durumlara karşı onun cesaretini körükleyici konuşmalardan bulunun ve onun arkasında olduğunuzu hissettirmelisiniz.kaygılı çocuklar, kaygılanan çocuklara yaklaşım, kaygılı çocuklara nasıl davranılmalı

Bazı anne ile babalar ise çocuğunun mükemmel olması gerektiğini ona hissettirirler ve bu durum çocukta ciddi bir baskı kaynağı haline gelmektedir. Halbuki çocuğunuzu cesaretlendirmek güzel bir şeydir ancak başarısızlığın hayatın sonu olduğunu söylemek ve hatalara müsaade etmeyeceğinizi belirtmek maalesef ciddi psikolojik sorunların da başlangıcını yaratır. Dolayısıyla yetenekli olduğu konularda onu desteklerken başarısız olduğu konularda da teselli etmesini bilinmelidir. Çocuklarımızın keyifli vakit geçirmeleri ve üzerlerindeki negatif duyguları atabilmeleri için çok gereklidir. Dolayısıyla kreşten, okuldan, spor etkinliklerinden ve bunların getirdiği sorumluluklardan bunalan çocuğunuzun rahatlayabilmesi için onu sevdiği aktivitelere katılmalısınız. Beraber oyun oynamak, şehirde güzel bir gezinti yapmak, hayvan parklarını ziyaret etmek, müzik dinlemek ya da ikinizin birden keyif alabileceği herhangi bir aktiviteye katılmak ve çocuğunuzun kaygı düzeyini düşürerek onu rahatlatmasını sağlayacaktır. Bazen ebeveynlerin çocuklara çok yanlış bir örnek olduklarını da biliniyor. Bazı anne babalar o kadar çok kaygılı ve endişeli davranışlara sebep oluyorlar. Çocuklarına endişelenmemesi gerektiğini söyleseler dahi çocuklar ailelerin davranışlarından etkilenerek bu tavırlarını devam ettirmek zorunda kalırlar. Eğer ki, çocuğunuzun kaygılarının üstesinden gelmesini isterseniz, siz de kendi kaygılarınızın üzerinden gelmeniz gerekir.

Çocuklarda Ahlak Gelişiminin Sağlanması

Toplumsal ve evrensel ahlak ve gelişimi özellikle çocukluk çağından itibaren çocuklara öğretilen değerlerle sağlanmaktadır. Toplumu meydana getiren bireylerin, toplumsal ve evrensel değer yargılarının benimsenmesi toplumsal duyarlılık ve buna uygun değer yargılarının oluşması ahlaki gelişim evresinde gerçekleşmektedir. Karakter yapısının şekillenme döneminde iyi ve kötü arasındaki farklılık, doğru ve yanlış kavramları çocukluk çağında benimsetilerek ilk ahlaki gelişimin temeli atılmaktadır.çocuklarda ahlak gelişimi, ahlak gelişiminin önemi, çocuklara ahlak eğitimi verme
Ahlak Gelişiminde Ailenin Rolü
Erken çocukluk döneminde ebeveyn ve diğer aile bireylerinin iyi-kötü ayrımlarını aile içerisinde uygulayarak çocuğun taklit etme becerisiyle geliştiği bilinmektedir. Ergenliğe geçiş ile birlikte hak ve adalet duygusunun gelişmesine katkıda bulunulmalıdır. Her bireyin sadece topluma uyum sağlamakla değil toplumu oluşturan bir fert olduğu öğretilmelidir. Toplumsal kuralların temel öğeleri olan saygı, adalet, eşitlik gibi kavramlar ortaya çıkan olayların anlatımı ve yaklaşımlar ile kazandırılmaktadır. Birey olmanın kendine saygıyla ve toplumu oluşturan bir kişi olarak sorumluluklarla edinilecek tecrübelerle şekilleneceği konusunda eğitime önem verilmelidir.

Toplumu bir arada tutan, evrensel değerlerin her bireyin kendi sorumluluğunda ahlaki duruşuyla sağlandığı çocukluk ve ergenliğe geçiş döneminde benimsetilmelidir. Zira ergenlik döneminde özellikle doğru yanlış kavramlarının sorgulanması ve bunlara aranan yanıtların aile içerisindeki tutum ve davranışlarla oluştuğu unutulmamalıdır. Çocukların yaşadığı tecrübeler, tanık olduğu olaylar hatta izlediği çizgi filmlerle de bu gelişimin sağlanması mümkündür. Aile bireyleri ve çocuk gelişiminden sorumlu kişilerin çocuklara bunları anlatması gerekmektedir. İyinin neden iyi olduğu, kötünün neden kötü olarak tanımlandığı konusunda oldukça dikkatli olunmalıdır. Evrensel değerleri aşılamanın zamanı olan bu dönemde ayrımcı bir dil kullanmadan, kapsayıcı ve birlikte yaşamayı mümkün kılacak temel doğrularla hareket edilmelidir.

Özellikle sevgi, saygı, yardımlaşma, adalet ve hak temelli bir değer sisteminin yerleşmesi için çocukların bu evrensel değerlere uygun şekilde yetiştirilmesi gerekmektedir. Merhamet, eşitlik gibi kavramları örnek alarak öğrenme evresinde olan çocukların karşısında kullandığımız dil ve davranışlarımız oldukça etkili olmaktadır.

Çocukların algısının oldukça yüksek, öğrenme kapasitelerinin yetişkinlere göre çok daha geniş olduğu unutulmamalıdır. Toplumsal yaşamın temeli olan sevgi, saygı, adalet, iyi ve kötü davranışların benimsetilmesi ile ahlak eğitimi başlamaktadır. Doğru ve yanlış gibi kavramların anlatılması için yetişkin davranışlarının bunu göstermesi gerekmektedir. Ahlaklı bireylerin yetiştiği toplumlar, eşit bir yaşamı dolayısıyla evrensel değerlerin tanındığı gelişmişlik evresinin göstergesidir.