Yorgunluğu ardınızda bırakmak için su için

Kendinizi gün boyunca aşırı yorgun hissediyor ve genelde yaz sıcaklarında baş ağrısı çekiyorsanız bu durumu atlatabilmek için gün içinde bol bol su içmelisiniz. Birçok kişi yorgunluğunun yaptığı işten dolayı olduğunu sanmaktadır. Evet, yapılan işler kasları yormaktadır, yorgunluğun sebeplerinden bir tanesi de budur. Ancak bu durumun oluşmasında da yine vücudun susuz kalmış olması etkilidir. Susuz kalan vücut çalıştığı esnada daha yorgun düşer. Bunu bir aracın motorunun yağsız bir şekilde çalışmasına benzetebiliriz. Nasıl ki aracın motor yağı az ise aşırı ısınma gerçekleşiyor ve motor tam olarak çalışamıyor ve yoruluyor insan vücudu da aynı şekilde susuz kaldığında yorulmaktadır. Bu nedenden dolayı gün boyunca bol bol su içilmeli ve vücut susuz bırakılmamalıdır.Kendinizi gün boyunca aşırı yorgun hissediyor ve genelde yaz sıcaklarında baş ağrısı çekiyorsanız

Birçok kişi gün içinde susadığını hissetmeden su içmez. Halbuki su sadece susanıldığında değil gün içinde mutlaka içilmelidir. Vücudun susuz kalmaması için 2-3 litre olmak üzere bir alt sınır koyulmalı ve gün içinde mutlaka bu kadar su tüketilmelidir. Tüketilen su vücudun daha az yorularak çalışmasını sağlayacaktır. Üstelik su içmek bağırsak tembelliğinin ortadan kalkmasında da etkilidir. Bağırsaklarınızda tembelleşme var ve kabızlık vb. gibi şikayetlerden yakınıyorsanız içtiğiniz suyu biraz daha arttırabilirsiniz.

Midenizde yemek yedikten sonra tuhaf bir yanma hissediyorsanız, hazımsızlık gibi bir sorun var ise su tüketerek midenizi rahatlatabilirsiniz. Besinlerin parçalanması için su olmazsa olmazlardan bir tanesidir. Özellikle de parçalanması zor olan besinler tükettiyseniz mutlaka yemekten sonra aralıklı olmak üzere 1-1,5 litre su tüketin. Tüketeceğiniz su hem sindirim sisteminin daha aktif olmasını hem de böbreklerinizin sağlığının korunmasını sağlayacaktır. Gün içerisinde kahve tüketiyorsanız hele ki Türk kahvesi gibi telveli kahveler tüketiyorsanız böbreklerinize ağır bir yük biniyor demektir. Böbreklerinize binen ağır yükü hafifletmek için bol bol su tüketmelisiniz.

Ergenlik Dönemi Değişiklikleri

İnsan yaşamında bazı dönemler bulunmaktadır. Her bir dönemin kendine has birtakım özellikleri ve kişinin hayatına etkileri bulunmaktadır. Bir birey doğduğunda öncelikle annesine, sonrasında babasına bağımlıdır. Yaşı ilerledikçe biraz daha farklı bir yaşama doğru adım adım ilerler. İlk emekleme, ilk yürüme, ilk sözcükler derken ergenlik çağında ilk cinsel davranışlar kendini gösterir. Tabii ergenlik demek cinsellik demek değildir, ancak genel anlamda ergenlik cinselliğin başladığı ve bireyin tam anlamıyla bir birey olduğu çok önemli bir evredir. Ergenlik döneminde kız ve erkek çocuklarında bazı farklılaşmalar meydana gelir. Bu farklılaşmaları kız ve erkek çocukları için şu şekilde ele alabiliriz.Ergenlik dönemi, kız çocuklarında ergenlik, erkek çocuklarında ergenlik

  • Kız çocuklarında: Kız çocuklarında meydana gelen en önemli değişiklikler adet görmeye başlanılması ve göğüslerin büyümesidir. Bu iki farklılaşma kız çocuklarının bazılarının içine kapanmasına sebep olabilmektedir. Göğüslerin büyümesi dışarıdan fark edilebilen bir şey olduğundan bazı kız çocukları ailelerinden utanabilmektedir. Aslında bu utanılması gereken bir şey değil doğal bir süreçtir. Her dişi birey bir gün sağlığı yerindeyse göğüslerinin büyümesini ve regl dönemini yaşayacaktır. Kız çocuklarının regl olması demek bir anne adayı oldukları demektir. Ülkemizde kız çocuklarında ergenlik yaşı 11-13 yaş aralığına düşmüş durumdadır. Bu yaşlara erişen sağlıklı bir kız çocuğu yavaş yavaş bu değişiklikleri yaşamaya başlar. Bazı hormonların salgılanmasına başlanıldığı için cinsel anlamda şevk duyma vb. de bu dönemde kendini göstermeye başlar. Bu dönemin biraz ilerleyen süreçlerinde mastürbasyon yoluyla tatmin olma sık sık görülen bir davranıştır.
  • Erkek çocuklarında: Erkek çocuklarında ergenlik dönemi biraz daha ağır geçmektedir. Çünkü erkeklerin cinsellik anlayışı ile kız çocuklarının cinsellik anlayışı biraz farklıdır. Ergenlik dönemine girmiş olan erkek bir bireyin penisinde büyüme, kıllanma, sperm üretimi başlar. Sperm üretiminin başlaması ile birlikte birçok erkek çocuğu mastürbasyon ile tesadüfen ya da bilerek tanışmaktadır. Her ne şekilde olursa olsun her ne kadar yapmıyorum deseler de erkeklerin %85’den fazlası hayatında en az bir defa mastürbasyon yapmaktadır. Erkek bireylerde görülen sakal ve bıyık çıkması, kolların ve bacakların kıllanması, cinsel organın kıllanması, cinsel organın uzaması ve kalınlaşması bu dönemde oldukça hızlıdır. Bir anda organın boyunda ciddi bir artış ve kalınlaşma meydana gelir. Salgılanan hormonlar nedeniyle erkek çocuklarında da kız çocuklarında olduğu gibi cinsellik ön plana çıkar.

Hangi Telefonu Alacağınıza Kolayca Karar Verin

Teknoloji yerinde durmak bilmiyor, bugün satın aldığınız en yeni model telefonun bir üst modeli siz satın aldığınız gün tasarlanmaya başlıyor. Hele ki şu yaşadığımız son birkaç yılı ele aldığımızı varsayarsak mobil dünya bir hayli hızlı ilerliyor diyebiliriz. Bugün A telefonun 5 sürümü varsa yarın 5.1 sürümü piyasaya sürülüyor ve bu böyle devam ediyor. Eskiden 2-3 yılda bir yeni bir telefon modeli çıkıyordu, oysa şimdi 6-7 ayda bir yeni bir model piyasaya sürülüyor. Genel anlamda dünya nüfusu olarak tüketim çılgını olduk desek yalan söylemiş olmayız herhalde. Bu sebepten dolayıdır ki insanlar hangi telefonu alsam diye düşünüp dururlar. Biz de madem tüketimin önüne geçilemiyor bari bilinçli tüketim yapılsın dedik ve sizler için bu yazımızı kaleme aldık. Cep telefonu alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili sizlere biraz bilgi vereceğiz.Hangi telefonu almalısınız, telefon seçimi, cep telefonu seçimi

  • Hangi telefonu alacağınıza karar verirken bakmanız gereken ilk şey telefonun yeni işletim sistemi güncellemelerini alıp alamayacağı olmalıdır. Çünkü elektronik cihazlar gibi yazılımlar da bir hayli hızlı gelişmektedir. Birkaç ayda bir yeniş güncelleme gelebiliyor. Gelen güncellemeyi alamayan bir telefonunuz var ise mecburen yeni bir telefon almanız gerekir. Bu nedenle mutlaka yeni işletim sürümü güncellemelerini alabilecek bir telefon tercih edin.
  • Batarya şuanda çok önemli. Telefonunu bir dakika dahi olsun yanından ayırmayan bir neslin yaşam sürdüğünü ele alırsak alacağınız telefonun mutlaka uzun ömürlü şarjı olmasına dikkat etmelisiniz diyebilirim. Alacağınız telefonun bataryası mutlaka en az 1200-1500 mAh civarlarında olmalıdır.
  • Android telefon mu yoksa İOS telefon mu tercih edeceğinize kullanım amacınıza göre karar vermelisiniz. Android telefonlar virüs çabuk bulaşan ve çabuk yavaşlayan telefonlardır. İOS android telefona göre daha geç yavaşlayan ve virüs tehlikesi olmayan telefondur. Lakin İOS androide göre biraz kısıtlayıcıdır. Her önüne gelen yerden dosya indiremezsiniz, dilediğiniz melodiyi kullanamazsınız vb. birçok şeyi kısıtlar. Ben sıradan bir kullanıcıyım ne gerek var bunlara diyorsanız mutlaka İOS’a yönelin.

Regl Sancısını Hafifletmenin Yolları Nelerdir?

Günümüzde birçok bayanların en fazla merak ettiği önemli sağlık konularından biri de regl yani diğer bir adıyla adet sancısını hafifletmenin yollarının neler olduğu konusudur. Birçok bayanlar tarafında önem arz eden bu konu hakkında yazımız üzerinden detaylı olarak bilgiler sunacağız. Bilindiği üzere regl sancısı başladığı süreçten itibaren bayanların ciddi anlamda sıkıntılar çekmesine yol açmaktadır. Uzmanların da dikkat çektiği önemli sağlık sorunlarından olan regl sancısı yine özellikle etkisini uzun müddetler boyunca devam ettirdiği taktirde bayanların oldukça acı çekmesine neden olmaktadır. Peki regl sancısını hafifletmek için neler yapılabilir? dilerseniz bu konu hakkında hemen bilgiler sunalım.

Regl Sancısını Hafifletmek İçin Yapılması Gerekenler;

  • İlk olarak sıcak su banyosu yapılmalıdır.Bu sayede regl sancısı kısa sürede etkisini minimuma indirecektir.
  • Regl sancısında ağrı kesici ilaçlar da oldukça etkilidir.Regl sancısı başladığı andan itibaren bir adet ağrı kesici ilaç alınması fayda sağlayacaktır.
  • Regl sancısının hafifletilmesi konusunda bazı bitki türleri de oldukça etkilidir. Bunlar arasında Meryem ana diken tohumu, karayılan otu, gecesefası bitkisi ve Alman papatyası bitkileri oldukça etkilidir.

Yukarıda da görüldüğü üzere regl sancısının hafifletilmesinde birçok uygulamalar gerçekleştirilmektedir. Ancak bu uygulamaların ağrıyı kesmemesi durumunda mutlaka ilgili doktora başvurulması gerekmektedir.Regl sancısı, adet sancısı, regl sancısını hafifletme

Regl Sancısı Tehlikeli Midir?

Birçok bayanların en fazla merak ettiği konulardan biri de regl sancısının tehlikeli olup olmadığı konusudur. Uzmanlardan aldığımız bilgiler doğrultusunda regl sancısının tehlikeli olmadığını fakat bazı yönlerden bireylere sıkıntılar yaşattığını belirtmek isteriz. Regl sancısının her ne kadar tehlike oluşturmaması bu önemli sancının önem taşımadığı anlamına gelmemektedir. Uzmanların önem verdiği konulardan biri olan regl sancısı konusu hakkında malesef ki birçok bayanlar yeteri kadar temel bilgilere sahip olamamktadırlar. Dolaysıyla da bu şiddetli sancıları yaşadıkları dönemlerde çoğu zaman sıkıntılar ile başbaşa kalmak zorunda kalmaktadırlar.

Regl sancısı geçmemesi durumunda neler yapılabilir konusu hakkında da sizlere ve merak edenlere detaylı bilgiler sunmaya çalışalım. Regl sancısı uzun süre etkisini koruduğu durumlarda yapılması gereken bazı uygulamalar bulunmaktadır.

Bu Uygulamalar Şunlardır;

  • İlk olarak bireyler sakinliğini koruyacaktır.
  • Sonrasında yukarıdaki uygulamalardan aşırıya kaçmamak şartı ile uygulamaya koyacaklardır.
  • Yapılan tüm girişimler karşısında bireyler bir müddet sancının kesilmesini veya hafiflemesini bekleyeceklerdir.
  • Bu süre zarfında sancı azalmazsa o zaman ilgili doktora hemen başvuracaklardır.