Kış Aylarında Cildinize Önem Verin

Bu soğuk havalarda cildimizin nem ihtiyacı artar. Bu nedenle cildinize en az haftada bir kez cilt maskesi uygulamamız gerekir. Bu maskeler cildimize gerekli olan nemi sağlarken aynı zamanda cildimize gereken bakımı yapar.kış ayında cilt bakımı, cilt bakımı yapımı, cilt bakımı nasıl yapılır

Cildinize nem verecek ve evde kolayca hazırlayabileceğiniz bu maskeyi rahatlıkla uygulayabilirsiniz. 1 yumurtanın sarısının içine, 1 kaşık bal, 1 kaşık zeytinyağı ve 5-6 damla limon suyunu karıştırıp cildinize sürüp 20 dakika beklettikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayarak maskenizi çıkartabilirsiniz. Bu maske cildinizi nemlendirdiği gibi siyah nokta oluşumunu da engellemektedir.

Eğer cildiniz yağlı ve sivilceliyse 3 yemek kaşığı keten tohumu ve 1 yemek kaşığı papatya çayı yardımıyla maskenizi kolayca hazırlayabilirsiniz. Bu iki malzemeyi karıştırdığınızda püre şeklinde bir maske elde edeceksiniz. Bu karışımı mutlaka cildiniz temizken uygulamanız gerekir. Maskeyi her zaman ki gibi 15-20 dakika cildinizde bekletmeniz yeterli.

Özellikle kuru ciltlere nem veren maskenin tarifi ise şöyle: yarım avokadoyu yine bir yumurtanın sarısı ile karıştırıp 15 damla limon suyu karıştırıp bulamaç haline getirdikten sonra temiz cildimize sürüp 15- 20 dakika bekletip cildimiz ılık suyla yıkayarak maskemizi çıkartabiliriz.

Hassas ciltleri de unutmadık. Bu maske için bir muz ve 1 yemek kaşığı yoğurdu karıştırıyoruz. Bu karışımın içine bir kaşık bal ve bir yemek kaşığı kaymak ilave ediyoruz. Ve yine cildimiz temizken bu maskeyi sürüp 15-20 dakika beklettikten sonra duruluyoruz.

Antiaging Bakım Nedir?

Kış geldi mi cildimizde kuruluk, nem kaybı, renk değişikliği gibi sorunlar yaşarız. Bir çoğumuz bunu mevsimsel etkenlerden olduğunu düşünür. Hatta nemlendirici, cilt toniği, kremler vs kullanarak aslında  cilt sorunlarımızı geçiştiririz. Özellikle  30 yaşından  sonra ciltte oluşan Kollegen kaybı cildin canlılığını yitirmesinin yanı sıra ciltte erken kırışmaya bile neden olabilir. Size fazla maliyet getirmeyen hiç değilse senede 1 kez yapılması gereken Antiaging Bakım nedir , etkileri nelerdir, Anti-Aging Uygulamasının Amacı, Antiaging Programlarında Hedefler Neler Olmalıdır? Gibi konularda bilgi  vermeye çalışacağım.

Anti-Aging Nedir?

Yaşlanmanın ilk belirtisi olarak ortaya çıkan cilt gevşemesi vb durumlarda yaşlılık sürecini yavaşlatmak için yapılan işlemlere Anti-Aging adı verilir. Anti aging bakım cildin kaybettiği elastikiyet cildin gerilme özelliğini Kollegen ve eletsin içeren maskeler ile cilde yeniden kazandırılması ve ciltte oluşmuş veya oluşması muhtemel kırışıklıkları gidermeye yönelik yapılan bakımdır.

Anti Aging Etkileri

Hücresel enerjiyi aktifleştirir.

Ciltteki kırışık görünümü azaltır.

Ciltteki nem oranını arttırır.

Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır

Anti-Aging

Sözcük anlamı yaşlılığa karsı demektir. Anti- Aging yaşlanma sürecinin geciktirilmesi için uygulanan tedavilerin tümünü kapsar. Yaşlanmayı önlemek pek mümkün olmasa da geciktirilmesi mümkündür. Anti Aging Programı İle hastalıkların oluşumu azaltılarak, kadın erkek farketmeden sağlıklı ve daha kaliteli bir ​​yaşam sürmeyi  sağlanmaktadır.

Anti-Aging Uygulamasının Amacı

* Cilt hücreleri yenilemek

* Hormonsal düzensizlikleri dengelemek

* Cilt Hastalıklarına karsı erken önlem almak

Antiaging programları Genel Bilgi

Antiaging programlarında istenen hedefe ulaşmak için   muayeneler, testler, hormon seviyeleri ve hücresel yaşlanmayı ölçen özel tetkikler yapılmaktadır. Elde edilen test ve muayene sonuçlarına göre, Antiaging programı uygulamasına geçilmelidir .Anti Aging programları sadece ciltte uygulanmasının yanı sıra farklı amaçlarla uygulanır.

Antiaging Programları Uygulanmasındaki Temel Amaçlar

Kemiklerde kalsiyum kaybını azaltmak

Cildin kaybettiği elastikiyeti yeniden kazanmasını sağlamak

Kişinin gençlik enerjisini yeniden kazanması

Sağlıklı bir cinsel yaşam için kişin enerjisini arttırmak

Kilo vermek ve kişiye sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak

Vücuttaki yağ oranını azaltmak ve yağ oluşumunu önlemek

Hafızayı güçlendirmek

Bağışıklık sistemini güçlenmesini sağlamak gibi başlıklar altında sıralayabiliriz.

KANTARON YAĞININ FAYDALARI

Kantaron yağı gerek oral yollarla tüketilebilen yağ türleri arasında gerekse de cilt bakımı gerçekleştirmek isteyen kadınlar için geniş imkanlar sunmaktadır. Fakat bu yazımızda biz biraz daha işin beslenme kısmına değinmeye karar aldık. Kantaron yağının faydaları nelerdir sorusuna cevap alabileceğiniz gibi, aynı zamanda bu yağı nasıl yapabileceğinizi de sizlere anlatacağız. Uğraşmak istemeyen kişiler ise aktarlara giderek hazır olarak yapılmış şişelerden bu yağı temin edebilirler. Kantaron yağının kullanımının temel olarak şu konularda tedavi edici ve ya önleyici etkisinin olduğu uzmanlar tarafından belirtilmektedir:kantaron yağının faydaları, kantaron yağı nelere iyi gelir, kantaron yağı ve faydaları

Basur tedavisinde kullanım

Mide ve sindirim sistemini güçlendirme, rahatsızlıkları ortadan kaldırma

Yaraları iyileştirici etkiler

Ruhsal rahatsızlıklarda rahatlatıcı etki

Balgam söktürücü yapısı

Cilt sorunlarına karşı önleyici etki ve tedavi

Mikrop öldürme gücü ve antiseptik kullanımı

Saç güçlendirme ve parlatma etkisi

Genel olarak artan vücut direnci ve iyi işleyen metabolizma

Kanamalara engel olan yapı

Tabii ki yukarıdaki etkilere ulaşabilmek için kantaron yağını doğru bir şekilde kullanmanız gerekmektedir. Yüzünde ve ya derisinde kullanacak olanlar çok ince bir tabaka olarak tenlerine sürmelide ve bir süre böyle durulanmalıdır. Fakat alerjik bir reaksiyon görüldüğünde ise bir an önce sürdüğünüz yeri yıkamalı ve gerekiyorsa doktora görününüz. Bazı kişilerde kantaron yağı alerjisi bulunabilir ve böyle bir durumda tüketmemek gerekmektedir. Saçlar için de saç diplerine yapılacak yarım saatlik bir kantaron yağı masajı yeterli olur. Özellikle dahilen almak isteyenler kantaron çiçeğini aldıktan sonra onu ezebilir ve daha sonra çay gibi demleyerek tüketilmektedir. Dilerseniz de ezdiğiniz çiçekleri üç katı kadar bal ile karıştırarak tüketebilirsiniz fakat bunu çok abartmayın ve bir iki tatlı kaşığından fazla tüketmeyiniz.

Kantaron yağını yapmak için öncelikle çiçeklerini almalısınız ve yarım litrelik bir kavanoza koymalısınız. Bunun ardından üzerini geçecek şekilde zeytinyağı koyduğumuz kavanozumuzun ağzına tülbent gerin. Beş gün boyunca güneşte beklettiğimiz yağımızın artık tülbentini alabilir ve kapağını kapatınız. Bu aşamadan sonra kavanozumuzu 45 gün boyunca sadece sabahları güneş alacak bir yere bırakıyoruz ve arada bir karıştırmalısınız. Karışım 45 günün sonunda kırmızı hale gelecek ve bir tülbent kullanarak tüm kavanozu süzün. Akan karışımı başka bir kaba almalısınız. Yağımızı koyu ve özellikle güneş almayan bir yerde saklanırsa 2-3 yıl boyunca sizleri idare edecektir.

Stres ile Nasıl Başa Çıkılır?

Stres insanın tüm enerjiyi tüketen bir unsurdur. Bu durum insanları olumsuz olarak etkiler. Stresin dozunu iyi ayarlamak gerekir. Aksi taktirde psikolojik olarak da ruhsal çöküntü içerisine girebilirsiniz. Bu da tamamen yaşantımıza yansır. İnsanın içini kemiren bu duyguyu azaltmak için ve tamamen kurtulmak için kişi elinden geleni yapmalıdır. Bu stresten kurtulmak için yapılması gerekenler: Bu zamanda stresli olmayan bir insana rastlamak çok zordur. Gerek maddi ihtiyaçlar gerekse işlerin iyi gitmemesi insanları strese sürükler. Bunu oluşturan en büyük neden kendine güvensizliktir. Memnun olamamaktır. Her insan biraz ya da çok streslidir. Fakat  her şeyin azı da çoğu da zarardır. Bu nedenle dış dünyaya olan bağlantılarınızı kuvvetli bir hale getirmek istiyorsanız, stresten uzaklaşmalısınız. Hem ruhunuzu hem de bedeninizi yıpratan bu duygudan arınmak için aşağıda yazacağım tavsiyeleri uygulamanızı öneririm.stres ile başa çıkma, stres ile nasıl başa çıkılır, stres nedenleri

Stresleri Azaltma Yöntemleri

– Stres sorunu yaşayan bir kişi kendine hobiler edinmelidir ve hobilerine zaman ayırmalıdır. Hoşuna giden şeyleri yapmak için zaman ayırmalıdır. Kendisini mutlu etmek için çaba sarf etmelidir.

– Eğer  çalışıyorsa eve iş getirmemelidir. Eğer ev hanımıysa sterli olan, kendisini sürekli eve kapatmamalı ve ev dışında yapabileceği bir şeyler yapmalıdır.

– Kendisini iyi hissettiren, sohbet etmekten hoşlanan, beraber zaman geçirmekten zevk alan bulması çok önemlidir. Böyle arkadaşlar veya insanlar kişinin stresini azaltan kişilerdir. Diğer taraftan insanda stres yaratan, sohbetinden hoşlanmadığınız, sizde sıkıntı yaratan kişilerle zaman geçirilmesi stresini daha da artıracaktır.

-Stresten kurtulmak için dengeli ve düzenli beslenilmesi gerekmektedir.

-Stresten kurtulmak için alkol ve sigara kesinlikle tüketilmemelidir.

-Planlama yapma stresi azaltmak için etkili bir yöntemdir. Ne zaman neyi yapacağını bilmek stresi azaltır. Belirsiz yaşamak stresin oluşumunda etkilidir. Bu nedenle programlı çalışmak ve yaşamak stresten kurtulmanın en önemli unsurudur.

-Hayır diyememek insanları en çok strese sokan nedenlerden en başlıca nedenlerdendir. Hayır diyememe yada karşı tarafı üzmemek için evet deme stresin oluşumunu tetikler. Buna engel olmak ve sizi zorlayacak olan durumlara hayır demek stresi azaltır ve sizi o şeyi yapmaya mecbur hissettirmeyecektir.

Karın Yağlarını Yakan 5 Besin

Çoğumuz kendi kendimize su soruyu muhakkak sormuşluğumuz vardır. Neden kiloyu hemen göbekten almaya başlıyoruz? Veya Neden elimi yüzümüz incecikken bütün yağlar göbek bölgesinde simit şekline giriyor?  Gibi soruların yanıtını aradığımız olmuştur. Vücutta çoğu zaman eşit dağılımlı kilo alınmamaktadır. Biz gerek kadınlar olarak gerekse de erkeklerden duyduğumuz kadarıyla bu göbek yağlarından bir hayli nefret eder hale geldik. Yalnızca diyet ya da sadece spor yapmak kilo vermeye yardımcı değildir. İkisini de doğru bir şekilde yapmak gerekiyor. Diyetisyenler karın ve göbek yağlarından şikayetçi olanlar için severek tüketebilecekleri ve tüketirken de karın yağlarından kurtulmalarına yardımcı olacak en iyi yağ yakan yiyecekleri öneriyor.karın yağı eritme, karın yağı eriten besinler, karın yağlarını eritme

Süt ve süt ürünleri

Süt bağırsakları yumuşatarak dışkılamayı kolaylaştırır ve böylelikle şiş karın, kabızlık gibi problemler yaşamazsınız. Özellikle günde 1000 mg kalsiyum almak ileride osteoropoz  yani kemik erimesi hastalığına yakalanma riskini düşürürsünüz.

Yulaf kepeği yada yulaf ezmesi

Yulaf tahıllar arasında lezzet bakımından en fazla tercih edilen türlerdendir. İçeriğinde bulunan bol miktardaki lif gerek bağırsak tembelliğini ortadan kaldırır gerekse de an şekerini ve mide fonksiyonlarını düzenleyici etkiye sahiptir. Özellikle zengin bir selenyum kaynağı da denilebilir. Yulaf ezmesini sütle ve ya yoğurtla karıştırıp kuru meyve eşliğinde yiyebilirsiniz.

Zeytin yağı

Kolesterolü düşürerek bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Obezite, kalp hastalıkları, kanser, yüksek kan basıncı ile savaşıyor. Kilo verirken yağa da ihtiyacımız olduğu unutulmamalıdır. Yağsız yapılan diyetler istenilen sonucu almanızı engelleyecektir. Çok faydalı diye de bol bol tüketilmemesi gerekir.

Ananas

Ananas ülkemizde yetişmese dahi kolayca bulunabilir ve fiyatı ise makuldür. En iyi antioksidan kaynaklarından biri olan ananas aynı zamanda vücutta biriken şişliğin ve aynı zamanda ödemin de atılmasında büyük bir yardımcı olur.

Yumurta

Kaliteli protein denilince akıllara ılk olarak yumurta gelmektedir. Yumurta deyip geçmemek gerekiyor. Küçücük 60- 70 gramlık bu doğal besin gerek sabah kahvaltısında tüketildiğinde uzun süre tok tutuyor gerekse de zayıflamaya yardımcı olmaktadır.

Genç Kalmayı Sağlayan Besinler

Yaşlanmak denince hepimiz korkarız doğal beslenerek daha genç kalmanın yolu bazı besinleri hayatımıza daha fazla koymaktan geçiyor. Dengeli ve yeterli beslenme sağlıklı yaşamanın en önemli koşuludur.

Genç kalmanın ilk yolu beyni genç tutmaktan geçmektedir. Beyninizi genç ve sağlıklı tutmak istiyorsanız mutlaka her gün bir  elma yemeye özen gösterin.

Tatlılara lezzet vermek için koyduğunuz tarçın erken yaşlanmanıza da engel olacaktır.genç kalmak, nasıl genç kalınır, genç kalmaya yardımcı besinler

Sofralarınızda beyaz pirinç yerine kahverengi pirinci tercih edin. Bu pirincin içinde bulanan karbonhidratlar, B12 ve lif sayesinde daha genç kalabilirsiniz.

Yumurta cildinizi yenileyen bir besin olduğu için her gün yumurta yerseniz daha genç bir cilde sahip olursunuz.

Havuç bağışıklık sistemini güçlendiren ve yorgunluğunuza çok iyi gelecek besindir. Havuç bir şifa deposudur.

Yulaf ezmesi yiyerek kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz. Yulaf ezmesi kolestrolün düşmesini de sağlar.

Avokado iyi bir likopen ve beta karoten  kaynağıdır kalbinizin dostudur.

Bitter çikolata tüketmek yine kolestolü düşürdüğü için kalp sağlığınıza iyi gelecektir.

Su içmek vücuttaki toksin maddelerin kolayca dışarı atılmasını sağlar. Genç ve sağlıklı kalmanın yolu su içmekten geçer.

Yaban mersini  en güçlü antioksidan olduğu için hücreleri yenileyerek yaşlanma sürecinizin yavaşlamasına yardımcı olur.

Domates  içinde bulunan  likopen sayesinde sizi kanserden koruyan en güzel besindir.

İyi bir magnezyum, demir, çinko ve selenyum deposu olan fındık size gençlik veren besinlerin içinde yer alır.

Kışın sabahları yiyeceğiniz bir portakal günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılayacağı gibi içinde bulundurduğu bete karoten sayesinde size gençlik verecektir.

Sarımsak vücudunuzdaki zararlı bakterileri ve enfeksiyonları yok ederken kalp ve damar sağlığınız içinde mutlaka tüketmeniz gereken besinlerin başında gelir.

İyi bir Omega3 kanağı olan balığı sofralarınızdan eksik etmeyin çünkü balık anti-aging açısından en zengin besinlerin başında yer aldığı için genç kalmak için mutlaka tüketilmesi gerekir.

Brokoli vücudumuzdaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar ve kanserden korunmanın en büyük ilacıdır.

Ispanak iyi bir kalsıyum ve demir deposu olduğu için sofralarımızdan eksik etmememiz gereken bir sebzedir.

Her gün düzenli olarak tüketeceğiniz kahve size zindelik ve gençlik verecektir.

Salyangoz ve Dana Burnu

Salyangoz

Salyangoz kabuklu bir böcek türüdür. Genellikle nemli ve sulak alanlarda yaşayan bu böcekler ılıman havalarda aktif olurlar. Salyangoz yapı olarak dış yüzeyinde sert bir kabuk ve kabukla vücut arsında bir mukoza sıvısı bulunur.salyangoz ilaçlaması, salyangoz nasıl ilaçlanır, salyangoz ilaçlama işlemi Salyangozlarda bu sıvı çok önemlidir. Vücudunun tüm dengesini bu sıvıya borçludur. Çünkü bu sıvı yardımı ile kendini hem soğuk havalardan koruru hem de sıcak havalardan korunur. Salyangoz ayrıca bu sıvı ile hareketini sağlar. Çünkü salgıladığı bu sıvı üzerinden kayarak hareket eder. Salyangoz insanların en çok bağ ve bahçelerine zarar verir. Çünkü bu canlılar sebze ve meyvelerin taze yapraklarını ve yeni filizlenmiş sürgülerini kemirerek yer. Bu böcekler ev ortamında ise saksı çiçeklerine zarar verir. Salyangoz canlısının zararlarından korunmak için bunları yok etmek gerekir. Salyangoz ile mücadele etmek için en ekonomik ve en etkili yöntem ilaçlama yapmaktır. Salyangoz ilaçlaması için her daim bize ulaşabilir ve bizden salyangoz ilaçlaması isteyebilirsiniz. Salyangoz ilaçlamasında sıvı ilaçlar uygulanır.

Dana Burnu

Danaburnu, eklem bacaklı, 4-5cm boylarında, bitkisel beslenen bir böcek türüdür. Derisi sık ve oldukça kısa kadifemsi yumuşak tüylerle kaplıdır. Dana burnunun baş kısmında 1 çift anten vardır, antenler algılama işine yarar. Danaburnunun göz yapısı petek göz biçimindedir. Dana burnu sesleri algılayamaz fakat erkek olanları ses çıkartabilir. Arka kantları kapalı durumdayken kuyruğuymuş gibi görünebilir. Toprağın 20cm altında kazdığı yuvasında yaşar. Yaşamak için yumuşak toprak türleri seçer. Genellikle gündüzleri toprağın altında olan danaburnu akşam olduğunda yerinden çıkar. Mayıs ve haziran ayı geldiğinde çiftleşen böcek, yumurtalarını toprağın altındaki yuvasında saklar. Her yumurta bırakmasında 200–300 adet yumurta bırakabilir. 4 dönem geçiren dana burnu, erginliğe ulaşır. Etçil değil otçul beslenen böcek tarla bitkilerine oldukça zararlıdır. Tarla bitkilerinin yeni filizlerini yer, oldukça zararlıdır. Çiftçiler için büyük tehdit oluşturur. Dana burnundan ancak ilaçlama yöntemi ile kurtulmak mümkündür. Bu böceğin görüldüğü veya olması muhtemel alanlar ilaçlama yapılmalıdır. En etkili sonuç ilaçlama yapılarak sağlanır. Dana burnu ilaçlamasında, kokulu sıvı ilaç uygulaması yapılmalıdır, en etkili yöntemdir. Sık aralıklarla ilaçlama yaptırmak sizi danaburnu ve daha birçok zararlı haşereden korur.

Akrep İlaçlama Fiyatları

Dört adet ayağı ve iki adet kolu bulunan akrebin iki büyük kıskacı onun en büyük silahları arasında yer alır. Akrep kuyruğunda barındırdığı zehir ile kısmi felçlerden tutunda ölümlere varana kadar pek çok insan sağlığını riske atan güce sahiptir. İki kıskacı ile avını ani bir hamle ile yakalayan akrep vücuduna dönük bir şekilde duran kuyruğunda ki iğne ile avını zehirler. Avı ölene kadar onu kıskaçları arasında tutar ve daha sonra avını yemeye başlar. Akrep ilaçlama ile tanışmanız ise bu canlının varlığını hissettikten sonra başlar. Akrep ilaçlama özellikle sıcak bölgelerde akrebin tehlikeli hamlelerinden korunmak için yapılmalıdır. Akrep ilaçlama fiyatları ekonomik olduğu için maddi açıdan zorlanmadan bu işlemi yaptırabilirsinizakrep ilaçlaması yapımı, akrep nasıl ilaçlanır, akrep ilaçlama fiyatları ne kadar

Akrep ilaçlama firması pek çok şehirde faaliyet göstermektedir. Sizler isterseniz dağın başında ulaşılmaz bir alanda olun sizlerin akrep ile başının dertte olduğu her alanda akrep ilaçlama için bir an önce yanınızda yer almaktayız. Akrep ilaçlama fiyatları çok uygun olan şirketimizde tamamen uzman personelimizin tecrübelerine dayanarak işlem gerçekleştirilir. İlaçlama esnasında sizlerin akrep ile hiçbir ilişkisine izin verilmez. Ayaklarınızı uzatarak akreplerin korkulu dünyasından kurtulmanın tadını çıkarmalısınız. Akrep ilaçlama şirketi sayesinde oldukça huzur dolu bir yaşam alanı sizleri bekliyor olacak. Akrepler genellikle kendilerine yuva olarak veya saklanma olarak, taşlık alanları ve sıcak alanları tercih ederler. Fakat ev ortamı söz konusu olduğu zaman çatı katları ve bodrum katları akrepler için son derece ideal alanlardır. Bu alanlarda yaşam sürdüren akrep bazen ev içinde bir gezintiye çıkıp hiç beklemediğiniz anda öldürücü darbesi ile sizi karşı karşıya bırakabilir. İşte bu yüzden onlarla yaşadığınız her an hayati önem taşımaktadır.

Akrep ilaçlama ile bu kötü ve korku dolu günlere elveda demenin vakti geldi. Akrep ile mücadele noktasında yanınızda yer alan en ucuz akrep ilaçlama fiyatları sunan bir firmayız. İlaçlama bizim işimiz diyoruz ve sizlere 7/24 hizmet sunuyoruz. Akreplerin korkunç ısırıklarına maruz kalmaktan korkan herkes bizden yardım isteyebilir. Bugün geniş hizmet ağımızla mutlaka bulunduğunuz alanlara ulaşma imkanımız mevcuttur. Akreplerden ve onların zehir dolu iğnelerinden uzak durmak için mutlaka bize ulaşın.

Ayak Kokusu İçin Çözümler

Evde, iş yerinde, dışarıda sokakta ayakkabıyı hiç çıkarmayan insanlar var. Bu şekilde tüm gün giyinmek cildimizi tabi ki yorar, cildimizin terlemesine yol açar. Zamanla terleme de kötü kokuların oluşmasına neden olur. İstenmeyen kokular arasında ayak kokusu da vardır. Hatta ve hatta istenmeyen kokuların başında yer alır. Peki nasıl ayak kokularından kurtulabiliriz?ayak kokusu nedenleri, ayak kokusunu giderme, ayak kokusunu ortadan kaldırma

Nedenleri;

Birçok kişi günlük hayatta birçok nedenle terler. Yüksek sıcaklıklar yaz aylarında terlemeye neden olurken, üşümeyi kış aylarında da engellemek için kat kat giyinmek başlıca terlemenin nedenleri arasında yer alır. Özellikle ayak, el, koltuk altı, genital bölge gibi ter bezlerinin yoğun olarak çalıştığı bölgeler sıklıkla, çokça terler. Ancak bazı insanların terlemesi havaların ısınması ile alakalı değildir. Bünyesel nedenler, hormonlar, adrenalin, heyecan da terleme nedenleri arasındadır. Gençler sıklıkla ergenlik döneminde de terler. Ayak kokusu gibi istenmeyen kokuların oluşmasına bu terlemeler neden olur.

Aslında öncelikle bu istenmeyen ayak kokusunu önlemek için terlemeyş önlemek gerekir. Terleme engellendiğinde koku da engellenir. Çünkü terli ortamda kokuyu taşıyan bakteriler yaşar.

Öncelikle ayak kokusunu gidermek için terlemenizi sağlayacak sıkı ayakkabılar giymekten kaçının. Terlemeyi derisi kalın olan ayakkabılar da sağlayabilir. Bu giyecekleri giymekten bu nedenle kaçınmalısınız. Ayakkabılarınıza kokuyu gidermek için geceden soda yani maden suyu dökebilirsiniz. Ertesi güne kadar bekleyin. Kokuyu maden suyu biraz olsun önleyecektir.

Kokuyu, vazelin ya da krem kullanmak da bir parça olsun önlemeye yardımcı olacaktır. siyah çay demlendikten sonra arta kalan çaya ayaklarınızı sokup, 10 dk kadar bekleyin. Sonrasında silin. Ayak kokusunu gidermek için bu da başka bir yöntemdir.

Yak derinizde kokunun oluşmaması için mantar oluşmamasına dikkat edin. Başkalarının ayakkabılarını giydiğinizde mantar oluşma riski artar. Başkalarının eşyalarını bu nedenle kullanmayın.

Çoraplarınızı sık sık değiştirmeyi ihmal etmeyin.

Ayakkabılarınızın içine ayak kokusunu önlemek için bir top naftalini bir gece önceden koyun. Naftalin sabaha kadar ayakkabınızda dursun. Ayak kokusunu bu şekilde önleyebilirsiniz.

Ayaklarınızı duş aldıktan sonra iyice kurulayın, nemli kalmasına müsaade etmeyin. Kokuyu adaçayı yaprakları da engeller. Adaçayı yapraklarını bunun için ezerek ayakkabınızın içine koyabilirsiniz. Ayakkabılarınızı çıkarıp güneşte koyarsanız bakteri oluşmasını engellerseniz. Kabartma tozunu ayakkabılarınıza serpip bir gece bekletirseniz ayak kokusunu bu önlemeye yardımcı olacaktır. Bir bez ile ertesi gün ayakkabıları temizleyin.

Birkaç damla sirkeyi bir miktar suyun içine dökün ve ayakkabılarınızı bu sirkeli su ile yıkayın. Ayak kokusunu bu şekilde de önleyebilirsiniz. Bir çay kaşığı tuzu bir bardak kaynar su içine atın. Sabah ve akşamları su soğuduktan sonra bu su ile ayaklarınızı yıkayın. Terleyen ayaklarınızı bu su ile ovabilirsiniz.

2 yemek kaşığı sarı kantaron bitkisini 1 litre suya atabilir ve terli ayaklar bu su ile yıkanabilir. İstenmeyen kokuyu ayrıca önlemek için karbonat ya da bebek pudrası ile terlenen bölgeler silinebilir. Karbonata bir parça pamuğu batırın ve ayaklarınızı duştan sonra karbonatla silin. Ayak kokusu belirttiğimiz gibi birçok şekilde önlenebilir. Bu birçok yöntemi deneyerek siz de ayaklarınızdaki kötü koku ve terlemeden kurtulabilirsiniz.

Yapılan son araştırmalarda oldukça ilginç bir tespit bulunmuş. Bazı cins sivrisinekleri ayak kokusunun önlediği ve kişilere sivrisineklerin yaklaşmasını önlediği ortaya çıkmıştır. Birçok ayakları kokan kişi üzerinde yapılan araştırmalara göre tehlikeli olan ve insanları ısıran sivrisinekler ayakları kokan kişilere gelmiyormuş ve ısırmıyormuş.

9 aylık bebek beslenmesi nasıl olmalı?

Altıncı ayından itibaren anne sütünün yanında ek gıdalara başlayan bebeğin ayı ilerledikçe beslenmesi elbette yavaş yavaş değişecektir. 9. ay bebek beslenmesinde yeni bir geçişin yaşandığı ay  sayılabilir.

9 aylık bebek beslenmesinde nelere dikkat edilir.

Bebek ek gıdaya ilk başladığında muhtemelen henüz dişleri yoktur ve henüz çiğnemeyi bilmemektedir. Çünkü o ana kadar anne sütüyle beslenmiş çiğnemeye ihtiyaç duymamıştır. Bu sebeple 6. ayından sonra bebeğe çorba, püre kıvamına getirilmiş yutması kolay gıdalar verilir.9 aylık bebek beslenmesi, bebek nasıl beslenmeli, bebek beslenme menüsü

Bu süreçte yani 6-9 aylık dönemde bebek dişi olmasa da damaklarıyla besinleri yumuşatmayı öğrenir. Artık dokuz aylık olduktan sonra bebeğe çiğneme alışkanlığınında gelişmesi açısından daha kıvamlı gıdalar verilmelidir. Çünkü sürekli püre şeklinde gıda alan bebekler ileriki dönemlerde beslenme sıkıntıları yaşamakta sürekli aynı tip püre kıvamında gıda istemektedirler. Bu sorunun 3-4 yaşına kadar devam ettiği görülmüştür. Bu durum beslenme açısından ciddi bir olumsuzluktur.

Yapılması gereken 9. aydan sonra bebeğe verdiğimiz besinlerin kıvamında artışa gitmek ve tamamen püre şeklinde vermek yerine damağı ile ezebileceği kıvamda gıdalar vermektir. (Örneğin patatesi tamamen ezmek yerine içinde küçük tanecikler bırakabilirsiniz.)

9 Aylık Bebek Beslenmesi Örnek Menü.

Sabah- akşam;  Anne sütüne devam edilmeli, sabah kalkıldığında ve akşam yatmadan önce mutlaka anne sütü verilmeli.

Kahvaltıda;  meyve suyu, yarım yumurta sarısı, küp şeker büyüklüğünde peynir, 1 tatlı kaşığı pekmez, reçel.

Öğle;  Kıymalı veya tavuklu sebze yemeği, çorbası. Yoğurt. Anne sütü.

İkindi; Meyve püreleri (Püre kıvamı daha katı olmalı)

Akşam; Muhallebi, anne sütü.

Yukarıdaki menü örnek bir menüdür bebeğinize kendi yediğiniz ancak; az tuzlu, baharatsız, acısız ve normal yağlı gıdalardan azar azar verebilirsiniz.

Yeme alışkanlığının gelişmesi için eline çubuk şeklinde gıdalar verebilirsiniz. Örneğin salatalığı ( elma da olabilir) ikiye kesin bebeğe verin. Salatalığı ısırmaya çalışacaktır, böylece hem ısırma ve çiğneme alışkanlığı gelişecek hem dişerini kaşıyacak hem de az da olsa salatalığın suyundan faydalanmış olacaktır.  (Ancak bu arada büyük parçalar koparmamasına dikkat ediniz.)

Sonuç olarak; Bu dönemde bebeğiniz beslenmesinde bir basamak yukarı çıkmalıdır. Zaman zaman bebeğin eline yiyebileceği sebze ve meyveler verilerek kendisinin yemesine fırsat verilmelidir.

Kısa Boylular ve Şişmanlar Nasıl Giyinmeli?

Kısa boylular nasıl giyinmeli? Kilosu fazla olanlar nasıl giyinmeli? Giyim konusunda zorlanan kısa boylular ve şişmanlar için tavsiyelerimiz var. Kısa boylulara özel ve şişmanlara özel giyinme önerilerimiz şunlar:şişmanlar nasıl giyinmeli, kısa boylular nasıl giyinmeli, kısa boylu şişmanlarda kıyafet seçimi

Kısa Boylular Nasıl Giyinmeli?

Pantolon: Düşük belli pantolonları, vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız tercih etmelisiniz. Yüksek belli ve düz inen pantolonları da bacaklarınızı uzun göstermek için tercih edebilirsiniz. İri desen ve kontrast renklerden uzak durun. Üstünüzle aynı tonlarda olmak şartıyla canlı renkleri rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ceket ve Gömlek: Belde biten kısa ve fazla uzun ceketlerden uzak durun. Kalça hizasında kalan ve bele oturan modelleri tercih edin. Saçaklı, püsküllü ya da payetli bir gömlekle düşük bel kullanabilirsiniz. Altla üst arasında kesinlikle renk kontrastları yapmayın. Çok istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın. İpek bir elbise üzerine alabileceğiniz jean ceket gibi.

Elbise: Silueti, tek renk ve düz kesim elbiseler daha uzun gösterir. Ayrıca rahatlıkla kadınsı ve seksi kesimleri de kullanabilirsiniz. Baldırların ortası ya da topukların hemen üstünde bir etek boyu tercih edebilirsiniz.

Fazla Kilolular, Şişmanlar Nasıl Giyinmeli?

kısa boylu ve şişmanlar nasıl giyinmeliPantolon: Mümkün olduğunca pantolonlarınızı, krep gibi dökümlü kumaşlardan seçmeye çalışın.

Üst: Bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikleri, özellikle pantolon üzerine giyin. Tek renk ve koyu tonları, göz alıcı ve dikkat çekici desenler yerine tercih edin. Kalın ve belinizi saran kemerlerden kaçının. Ancak dekolte kullanmaktan kaçınmayın.

Ceket: Ceket seçiminizi, dökümlü kumaşlardan tercih edin. Omuzlarınızın üzerinde küçük vatkaları büyük vatkalar yerine her zaman tercih edin.

Elbise-Etek: Streç kumaşlara veda edin. Çünkü asla vücudu sarmamalı. Uçuşan, vücuda yapışmayan kumaşlar idealdir. Tek renk ve koyu tonları renk seçiminizde dikkate alın. Eteğinizin boyunu baldırların hemen altında ya da daha uzun rahatlıkla kullanabilirsiniz.