Viyana Kumralı Saç Rengi ve Tonları

Viyana Kumralı Saç rengi ve saç rengi numarası farklılık isteyen genç kızların en çok tercih ettiği tonlardan biri olmuştur. Bu zamana kadar gündemde yer almış olan tüm kumral tonlarından farklı olan ve oldukça çekici bir görünüm yaratan bu saç rengi kullananlara mükemmel bir tarz yaratmaktadır. Bu nedenle Viyana Kumral saç rengi nasıl elde edilir ? gibi sorular genç kızlarımız tarafından dur durak bilmeksizin sorulmaktadır. Hemen bu konuda sizleri aydınlatmak istiyoruz. Öncelikle sizlerde takdir edersiniz ki viyana kumralı saçları elde etmek için bir kuaförden yardım almanız fayda var. Çünkü bu saç rengi tonu oldukça açık bir renktir. Bu nedenle boyayı tutturmak için ayrı bir profesyonellik ve iş yeteneği gerekmektedir. Viyana Kumralı saç rengini kullanmak isteyen kadınların sıkça sorduğu sorulardan biri de şüphesiz ki Viyana Kumralı saç rengi kimlere yakışır tarzındaki sorulardır. Bu renk genel olarak her türlü ten rengi ve göz rengi ile oldukça güzel bir uyum sağlamaktadır.viyana kumralı, viyana kumralı saç rengi, viyana kumralı tonları

Viyana Kumralı saç rengini kullanmak isteyenler için sizlere çeşitli önerilerde bulunmak istiyoruz. Öncelikle yüzünüz pürüzsüzse ve bebeksi bir tene sahipseniz muhakkak bu saç rengini en az bir kerede olsa denemenizi tavsiye ediyoruz. Özellikle de 2016 yılının yaz aylarında oldukça bomba bir tarz yaratmanız için sizlere vesile olacak olan Viyana Kumral, hem görüntünüzü, hem tarzınızı hem de bakışınızı oldukça çok değiştirecektir. Viyana Kumralı saç rengi numarası olarak sizlere Loreal Paris Excellence Creme saç boyasının Recital Preference serisinden 7 numaralı viyana kumral saç boyasını öneriyoruz. Eminiz ki bu saç rengi tonu sizleri de en mükemmel görünümünüze ulaştıracaktır. Yeni saçlarınız ile mutlu, sağlıklı ve güzelliklerle dolu günler geçirmenizi dileriz. Sizler için hazırlamış olduğumuz Viyana Kumralı saç renklerinden oluşan galerimizi incelemeyi ve bu saç rengi hakkındaki soru ve görüşlerinizi yorum kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayınız. Güzel ve sağlıklı günleriniz olsun. İyi günler dileriz.

Vajinit Nedir ve Nedenleri Nelerdir?

Vajinada meydana gelen enfeksiyonsu hastalıklara verilen isim olan Vajinit, hemengirls.gif hemen bütün bayanların yaşamları boyunca en az 1 kez karşılaştıkları bir sorundur. Mantar, parazit veya bakteriler nedeniyle oluşabilen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen Vajinitler, üreme çağındaki bayanlarda dış genital bölge de görülür.

Dış genital bölge cilt yapısından dolayı bu tür sorunların görüldüğü bir alandır. Örnek olarak, cinsel yolla bulaşan hastalıkların çok önemli bir bölümü bu bölgede ilk belirtileri görülür. Ayrıca dış genital bölge boşaltım sistemine olan yakınlığı nedeniyle mikrobik enfeksiyonlara ve çeşitli tahrişlere açıktır.vajinit nedir, najinit sebepleri, vajinit tedavisi

Vajinit Çeşitleri: Mantar, parazit ve bakteri nedenli vajinitler.
Mantar Enfeksiyonu (vajinit) Candida Albicans ve Torulopsis Glabrata adında 2 mantar türünden türeyen vajinit türüdür. Hastalığın belirtileri; vulva yani genital bölgenin dış kısmı ve vajinada aşırı yoğun kaşıntı ve peynir kesiği şeklinde beyaz kokusuz akıntı olarak görülür. Akıntı çok yoğun olabilir. Dış genital bölgede enfeksiyona ve kaşıntıya bağlı olarak kızarıklıkla birlikte ödem oluşabilir.

Bazen kaşınmanın yarattığı tahriş, idrar ihtiyacı giderirken yanmaya yol açar. Vajinal mantar enfeksiyonları, ileri dönemlerde ilişkiye girme esnasında ağrıya bile neden olabilmektedirler. Bu enfeksiyonun sonucu oluşan kaşıntının şiddeti geceleri ve sıcak havalarda artar.

Hastaların birçoğunun dış genital organlarında yanma görülür. Vulva ve vajinada kızarıklık ve şişlik oluşmakla beraber kaşımaya bağlı olarak vulva derisinde soyulmalar ve küçük kanamalar da yaşanabilir. Vajina duvarında mantar plakları bulunabilir. Mantar şikayetiyle başvuran hastaya kolay tanı konulur. Nadiren, vajinal salgı örneklerinde mantarı görmek ve kültür almak gerekebilir. Bazen hiçbir şikâyeti olmayan birinde de mantara rastlanabilir. Bu durumda bazı doktorlar tedavi önerirken, bazıları da sıkıntı yaratmayan mantarlarda ilaçla tedaviye gerek olmadığı görüşündedir. Hangi yaklaşımın doğru olduğu konusunda netlik olmamakla birlikte, mantarların hiçbir belirti vermeden yıllarca vajinada yaşayabildiği bilinmektedir.

Vajinal mantar enfeksiyonuna yol açan mantarlar genellikle bulaşıcı değildir. Bayanların kendi vajinasında bulunan maya hücreleri, çeşitli nedenlerle (sıcak vs.) aktif hale gelip enfeksiyon yaratabilirler. Bu sebeple cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapsamında girmezler. Cinsel yaşamı olmayanlarda ve küçük çocuklarda bile mantar enfeksiyonu görülebilmektedir. Enfeksiyonun tedavisinde fitil veya kremle ya da hapla tedavi tercih edilir. Sık geçirilen enfeksiyonlar hariç, eş tedavisi yapılması zorunlu değildir. Tedavi süresince çamaşırların pamuklu olması, kaynatılarak yıkanması ve buharlı ütü ile ütülenmesi, dar giysilerden kaçınılması, vajinanın su ile yıkanmaması, bunun yerine nötr pH derecelerine sahip ve bu amaçla üretilmiş sıvı sabunların kullanılması tedaviyi kolaylaştırır.

Mantar Enfeksiyonunu Çoğaltan Etmenler:
Antibiyotikler :Bayanların %75’ini etkileyen mantar enfeksiyonları, antibiyotiklerin güçlü etkilerinden dolayı, vajinanın normal pH dengesini bozarak mantar enfeksiyonu için ortam hazırlarlar. Daha çok penisilin ve tetrasiklin türü antibiyotikler vajinanın pH dengesini bozar.

Gebelik : Daha çok, hamilelerde son 3 aylık dönemde hücresel bağışıklığın azalması, mantar oluşumunu kolaylaştırabilir. Gebenin kanında östrojen ve progesteron miktarının artması vajinada glikojen miktarının artmasına neden olur. Bu da mantar oluşumu için uygun ortam yaratır.

Doğum kontrol hapları : Eski tip yüksek dozlu oral kontraseptiflerin mantar oluşumunu hızlandırdığı saptanmıştır. Günümüzdeki düşük dozlu oral kontraseptiflerde bu risk yok denecek kadar azdır.

Şeker hastalığı : Kan şeker düzeylerinin dengesiz olduğu diyabette idrar ve vajinal salgılarda şeker düzeyleri çoğalır, bu da mantar enfeksiyonun çoğaltan etmenlerdendir.

Bağışıklık sistemindeki sorunlar : Kullanılan ilaçlar veya hastalıklar nedenhyle vücudun savunma mekanizması baskılandığından mantar için uygun ortam oluşur.

Hormon ilaçları kullanımı : Östrojen ve progesteron içeren çeşitli ilaçların alımı vajinal mantar oluşumuna neden olabilir.

Naylon cinsi giysiler : Özellikle kilosu fazla olan kadınlarda giyilen sentetik iç çamaşırları, genital bölgede sıcaklık ve nem artışına neden olur. Bilindiği gibi su ortamlar mantarların üremesi için idealdir. Bu ortamda gelişen enfeksiyon, tekrarlama ve kronikleşme eğilimindedir.

Kullanılan Alerjik ürünler : Renkli tuvalet kağıtları, çeşitli parfümler, yüzme havuzunda kulanılan ilaçlar, aybaşı döneminde kullanılan tampon ve pedler mantar a neden olabilirler. Alerjik zemin üzerinde ise daha sonra mantar enfeksiyonu gelişebilir. Ayrıca, metabolik hastalıklar, aşırı şişmanlık, hijyen kurallarına uymamak da mantar enfeksiyonunu tetikler.

Mantar enfeksiyonu yaşıyorsanız, genital bölgenizin hijyen uygulamalarını gözden geçirin Vajinanın iç kısmını yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünleri kullanmayın. Vajina zaten kendini sürekli yenileyen ve dezenfekte eden bir organdır. Bu ürünler vajinanın doğal ortamının bozulmasına neden olabilir.

Bir müddet vajinal tampon kullanımına ara verin, ped kullanın. Genital sprey, genital parfüm, parfüm katkılı ped ve tampon, ilişkiye girerken parfümlü prezervatif kullanımı vb. alerji yapabilecek uygulamalardan vazgeçin. Genital bölgenin temizliğinde kullandığınız sabunu değiştirin. Vücudunuzda kullanılan sabunu genital bölgenizde kullanmayın, bunun yerine dış genital bölge temizliğine uygun ürünlerle temizlik yapın. İç çamaşırınızı günlük değiştirin ve pamuklu iç çamaşırları kullanın. Genital bölgenin kuru ve nemden uzak olmasına dikkat edin.

Genital bölgedeki kaşıntının tespiti ve tedavisi için en kısa zamanda doktora gidin. Çünkü sürekli kaşıntı tahrişi artırır, tahriş daha çok kaşındırır ve acı vermeye başlar. Dar kıyafetler ve iç çamaşırı kullanmaktan vazgeçin.

Trikomonas enfeksiyonu :
Yani Parazit enfeksiyonu, Trichomonas Vaginalis adlı parazitin neden olduğu bir genital bölge enfeksiyonudur. Kendi kuyruklarıyla hareket ederek, vajinada kolaylıkla ürerler. Bayanlarda daha çok vajinada görüldüğü gibi, rahim ağzı ve mesanede de görülebilir. Vajinal enfeksiyonların %25’ini oluşturan bu mikroskobik parazitin cinsel yolla bulaştığı görülmüştür. Çoğunlukla, ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaştığı düşünülmektedir. Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma tedbirleri uygulamak gerekir. Ortak kullanılan WC lerde dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları hiç kimseyle paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan ve ilaçlanmamış havuzlara girmemek gerekmlidir.

Trichomonas enfeksiyonun en önemli belirtisi, vajinada kokulu, sarı, köpüklü, yoğun miktarda akıntıdır. Vulva ve vajinal kaşıntı, yanma hissi, cinsel ilişki sonrası görülen hafif, vajinal kanamalar sıklıkla karşılaşılan yakınmalardır. Doktor tarafından vajinal akıntının direkt mikroskobik incelenmesinde parazitin görülmesi ile tanı konulabilir. Gebelikte, gebelik kesesinin erken açılmasına, erken doğuma, düşük ağırlıklı bebek doğumuna, hatta annede ateşle seyreden enfeksiyon hastalıklarına dahi neden olabilir. Doğum sırasında bebeğe bulaşma riski de vardır.

Trikomonas enfeksiyonu herzaman belirti vermeyez. Mantarın tam tersine hiçbir şikâyeti olmayan bir bayanın muayenesinde tesadüfen de saptanabilir. Hemen tedavi uygulanması gerekir. Çünki bu enfeksiyonun cinsel ilişki yoluyla bulaşabilmesidir. Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubundadır. Bu nedenle eşlerin de tedavi edilmesi gerekir. Trikomonas enfeksiyonu taşıyan bir erkek genellikle hiçbir hastalık belirtisi göstermez ve tek bir ilişkiyle bile enfeksiyonu eşine kolaylıkla bulaştırabilir Trikomonas enfeksiyonu tedavisi mutlaka kadın doğum uzmanı tarafından uygulanmalıdır.

Gardnerella vajinal enfeksiyonu (Bakteriyel vaginosis)
Bu vajinit türü vajinanın normal florasının doğal bileşeni olan ve vajinayı enfeksiyonlara karşı koruyan laktobasil bakterilerinin sayıca azalması olarak tanımlanabilir. Ayrıca Gardnerella Vaginalis olmak üzere diğer bazı zararlı bakterilerin çoğalması anlamına gelir. Flora, vücudun bağırsak, ağız, burun, vajinabölgelerindeki ortamlara zarar vermeden ve hatta bazı önemli işlevleri yerine getirmek için bulunan bakterilerdir. Gardnerella vajinada laktobasiller sayıca normal olduğu sürece çoğalma gücüne sahip değildir. Vajinanın doğal bakteriyel ortamını oluşturan laktobasillerin sayıca azalmasına neden olan etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte sık cinsel ilişki, vajinanın içinin yıkanması gibi etkenlerin laktobasillerin azalmasında önemli rolü olduğu düşünülmektedir.

Enfeksiyona bağlı olmayan vajinit (atrofik vajinit) Vajinanın doğal ortamını oluşturan laktobasil adlı bakteriler, östrojen hormonunun etkisiyle vajinada yeterli miktarda bulunurlar. Östrojen hormonu ayrıca vajina dokusunun sağlamlığını sağlar. Östrojen herhangi bir nedenle azaldığında vajina dokusunun incelmesi (atrofi) ve laktobasillerin azalması tek başına akıntı nedeni olabilir. Vajinanın incelmesi, ilişkide ağrı ve kanamaya da yol açabilir.

Patatesin Faydaları Nelerdir?

Pazar alış verişinin hemen ilk sırasında yer alır patates. Her yemeğin yanına yakışır neredeyse. Kızartması ayrı bir lezzet, fırınlanması ve haşlaması ayrı. Misafirlerimize onunla envai çeşit salata hazırlarız. Yemeğimiz olmadığında mükemmel bir yemek oluverir tek başına. Tüm sebzelerin yanına yakışır etlerin yanında daha bir lezzet kazanır. Üstelik fiyatı da şu sıralarda gayet makul. Peki çok çok tükettiğimiz Patatesin Faydaları hakkında bilginiz var mı?patatesin faydaları, patates nelere iyi gelir, patatesin faydası nedir

Patatesin Faydaları Nelerdir ?
Patates bol miktarda nişasta, A ve B vitamini ve magnezyum ve vb vitaminleri içerir. Patates, bağırsakları iyi çalıştırdığı için bağırsak kanserine karşı önemli bir sebzedir. Patatesin kabuklarında önemli etkin maddeler bulunur. Kür amaçlı kullanımlarda kabuklar da kullanılmalıdır.

İçindeki magnezyumdan dolayı cilde çok iyi gelir. Patates cildi güzelleştirir.

Başta guatr olmak üzere bir çok hastalığı engeller. Tiroid bezinin düzgün çalışmasına katkı sağlar.

Enerji verir, halsizliği giderir.

Sinir sistemini rahatlatır.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Cilt bakım ürünlerinde patates çok kullanılır.

Patetesin Cilde Faydaları
Patetesin Cilde Faydaları

*Gözlerinizin etrafında mor halkalar mı var? O zaman şu kürü deneyin: Patatesi halka halka doğrayın gözlerinizi kapatın ve bir mendil üzerine bu halka patatesleri koyun. 15/20 dakika sonra ılık suyla yıkayın. Faydasını göreceksiniz inşaallah.

*Güneş yanığınız varsa: Güneş yanığının üzerine halka patatesi koyup 10 dakika bekletin. Cildinizdeki hasarın giderilmesine faydası olacaktır.

*Cilt Temizliği: Patatesi rendeleyin 10 dakika cildinize masaj yapın, ölü hücrelerden kurtulursunuz ve cildiniz ferahlar.

Patates Suyunun Faydaları
Sindirim sistemine faydası çoktur. Güzelce yıkanıp kurulanan patatesin suyu çıkartılır. Bu su ülsere oldukça etkilidir. Migren için ve kabızlık için de patates suyu tedavi edicidir.

Çiğ olarak patates suyunun tadı elbette güzel değildir. Bunu balla karıştırıp tüketmeniz mümkün.

Ayrıca kullandığınız patatesin kararmamış, çimlenmemiş olması gerekir. Yararlanmak yerine zarar görebilirsiniz.

Patatesin Cilde Faydaları
Patatesin Cilde Faydaları

Patates Nasıl Saklanır?
Buzdolabında ve sıcak ortamda saklamayın. Buzdolabında patatesiniz kararır. Sıcak ortamda içeriğindeki nişasta hemen şekere dönüşür. Karanlık ve hava alan bir yer patatesin saklanması için idealdir.

Diğer sitemizi de ziyaret edebilirsiniz: http://burleysisters.com/

Mide Kanseri Sonrasında Beslenme

Sindirim sitemi organları arasında mide yer alır. Midede bulunan hücrelerin kontrolsüz ve düzensiz bir şekilde büyüyüp gelişmesi mide kanseri olduğunun göstergesidir. Mide kanserine yol açan etkenler arasında düzensiz beslenme yer almaktadır. Tükettiğimiz yiyecekler midede sindirilerek sıvı hale gelir. Sağlığımız açısından zararlı yiyecekler tükettiğimizde mideye ulaşan bu zararlı yiyecekler midedeki hücrelerin bozulmasına neden olmaktadır.mide kanseri, mide kanserinden sonra nasıl beslenilir

Mide kanserinin en etkili tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Midenin bir bölümü veya tamamı alınarak hastalık yok edilmeye çalışılır. Bunun yanında ilaçlar da kullanılır. Fakat bu hastalıkta beslenme çok önemlidir. Mide kanseri olanlar yediklerine dikkat etmelidirler. Özellikle beyaz una ve şekere kesinlikle yaklaşmamaları gerekir. Hayvansal yağlardan uzak dururken, zeytinyağı, yumurta, çökelek gibi gıdalar tüketmeliler. Günde bir kaşık saf zeytinyağı içmelerinde fayda vardır. Hastalıkta kemoterapi de uygulanmaktadır. Kemoterapi gören hastaların salam, konserve, sucuk gibi içinde kimyasal maddeler bulunan yiyecekleri tüketmemeleri gerekir.

Hastalığı yenmek için bitkilerden de faydalanabilir. Nar çayı, nar suyu içilmelidir. Bunu yanında mideye iyi gelecek bitkiler arasında kuşkonmaz, maydanoz, karahindiba, kızılcık ve vişne suyu, fesleğen turunçgiller sayılabilir. Bu bitkilerin suları kaynatılarak içilir ve mideye rahatlatıcı bir etki sağlar.

Bitkisel Kanser Tedavisi Nedir?

Kanser; çağımızın hastalığı. Gelişen teknoloji ile birlikte artan radyasyon, zararlı ve kimyasal maddeler, hormonlar, sebzelerde ve meyvelerde kullanılan zirai zararlı ilaçlar ve dahası…kanser türleri, tedavisi olan kanser türleri, bitkisel kanser tedavisi

Kansere davetiye çıkaran daha milyonlarca sebep. Teknolojinin gelişmesiyle tıp ne kadar ilerlese de unutmamamız gereken önemli bir husus aslında alternatif tıp. Çok eski yıllardan bu yana pek çok hastalık üzerinde kullanılıyor bir çok bitki. Pek çok medeniyette ve eski uygarlıklarda görüyoruz bunu ve tarihteki bilgilerde de sıkça rastlıyoruz. Evimizde buzdolabındaki bir limondan tutun da adını daha önce hiç duymadığınız bitkilere kadar… Peki tüm medeniyetlerde ses getirmiş adını dünyaya duyurmuş bitkisel tıp çağımızın hastalığı kanseri nasıl vücuttan söker atar bunu hiç düşündünüz mü?

Modern tıp bile yeri geldiğinde etkisiz eleman olarak kalırken bitkilerin bu mucizesine ne demeli? İnsan beyni insanın en kıymetli parçası. Yalnızca düşünün. Bunca medeniyete adını duyurmuş bitkisel alternatif tıp nasıl oldu da tüm dünyaya adını duyurdu? İlaçların hiçbir şekilde olmadığı dönemde insanlar şifayı neyde buluyordu peki? İşte bu noktada bitkisel kanser tedavisi devreye giriyor.

Bitkisel kanser tedavisi nasıl uygulanmalı? 
Çağımızda modern tıpa destek amaçlı pek çok bitkisel öz, şifa kaynağı satışa sunulmakta. Özellikle de kanser tedavisinde! Ancak uzmanlar öncelikle bütün bunları uygulamadan evvel doktorunuza da danışmayı ihmal etmemeniz gerektiğini vurguluyor. Bitkisel kanser tedavisi her zaman tek başına bir tedavi kaynağı olmayabilir bu anlamda ilaç tedavisi ile destek vermekte fayda olduğu göz önüne seriliyor. Aynı zamanda bildiğiniz üzere kanser ilaçları çok ağır ilaçlar olmakla birlikte çoğu zaman bağışıklık sistemini  zayıflatabilmekte ve bazen çökebilmektedir. Buna karşın mineral, vitamin desteğini artıracak ve bağışıklık sistemini güçlendirecek pek çok bitki özü giriyor devreye. www.immunat.com kansere karşı savaşta bir çok bitki özünü yüzde100 güvenli alışveriş ile hizmetinize sunuyor. Ekstrakt formunda üretilen ürünleri sizlere uygun fiyatlarla güvenilir alışveriş ile sunuyor. Zerdeçaldan kudret narına, ekinezyadan hayıt meyvesi ekstratına kadar başka yerde bulamayacağınız, doğal ürünleri sizlerle buluşturuyor. Kansere savaşımızı açtık. Onu yok etmekte kararlıyız.

Ciğerde Otomatik Kontrol Sistemi

Gaz değişimi solunum kaslarının ritmik kasılması ve gevşemesi sonucu istemsiz olarak meydana gelir. Uykuda ve anestezi altındaki bir kişide de devam etmesi bu durumu doğrular. İstemli kasları denetleyen bu otomatik kontrol sisteminin anlaşılması çok güç olmuştur. Kasılmalar merkez sinir sisteminin solunumla ilgili merkezlerinden gelen emirler sonucu başlar. Solunumla ilgili merkezler soğanllikte yer alan soluk alma ve verme merkezleriyle Varol köprüsünde yer alan bir merkezdir.ciğer kontrol sistemi, akciğer kontrol sistemi

Soluk almayla ilgili emirler diyafram siniri aracılığıyla diyaframa ve göğüs çeperi kaslarında yer alan kaburgalar arası sinirlere iletilirler. Böylece akciğerler genişler ve akciğerlerde bulunan bazı sinir uçları, onuncu kafa siniriyle soluk verme merkezine birtakım uyarılar gönderirler. Akciğerler genişledikçe bu uyarılar da güçlenir. Sonunda soluk vermeyle ilgili merkez, soluk almayla ilgili merkezin bu uyarıları durdurmasını sağlayacak emirler göndererek soluk verme işleminin gerçekleşmesini sağlar.

Varol köprüsünde bulunan merkez de soluk alma merkezi tarafından uyarıldığında, soluk almayı durduracak uyarılar gönderir. Ritmik bir işlem olan solunma başka uyarılardan da etkilenir, örneğin bronş çeperlerindeki algılayıcıların uyarılması sonucu meydana gelen öksürme solunmayı reflekslerle etkiler. Buna karşılık kişi soluk alıp vermesini, şarkı söylerken olduğu gibi bilinçli olarak da denetleyebilir.

Solunum merkezleri için önemli olan bir başka grup uyarı da gaz değişimine yol açan kimyasal uyarılardır. Vücut daha fazla oksijene gereksinme duyduğu zaman solunum artar. Örneğin metabolizma hızlanınca solunum da hızlanır. Bu mekanizmayı denetleyen solunum merkezleri oksijen ve karbon dioksit düzeylerine ve kanın asitlik derecesine karşı çok duyarlıdır.

Vücut en çok kandaki karbon dioksit miktarına karşı duyarlıdır. Kanın karbon dioksit bileşimi, soğanilikteki solunum merkezlerinde yer alan algılayıcılar tarafından saptanır. Bu algılayıcılar beyin yüzüne yakın bir noktada ve beyin omurilik sıvısı içinde yer alırlar. Beyin omurilik sıvısının asitliğine ve böylece dolaylı olarak kanın asitliğine karşı duyarlıdırlar.

Vücut kandaki oksijen yetersizliğine karşı daha az duyarlıdır. Ancak bu çok sakıncalı sayılmaz; çünkü oksijen yetersizliği olduğu zaman çoğunlukla karbon dioksit düzeyi yükselir ve gerekli uyarılar iletilir. Karbon dioksit düzeyinin değişmediği durumlarda, oksijenin azalması, solunumu hızlandırır. Ancak herhangi bir uyarı iletebilmesi için oksijenin yarı yarıya azalması gerekir. Oksijen düzeyi ile ilgili bilgiler beyindeki solunum merkezine şahdamarı ve ana atardamardan gelen uyarılarla iletilir. Solunum sistemi vücuttaki en karmaşık sistemlerden biridir. Sistemin en önemli organı olan akciğerler hava ile kan arasındaki gaz değişiminin gerçekleşmesini sağlarlar. Bu olay çeşitli sorunlara yol açar, çünkü kan yoğun bir sıvı olduğu halde havadaki gazların yoğunluğu çok daha azdır.

Sosyal medya özellikleri nelerdir?

Sosyal medya dediğimiz mecralar son yıllarda çok büyük bir artış gösterrek artık herkesin elinde olan bir teknoloji haline gelmiştir. Bunun içinde herkesin sosyal medyayı aşırı şekilde yoğun bir şekilde kullandığına şahit olabilirsiniz. Herkesin bu kadar yoğun ve etkin bir şekilde sosyal medya mecralarını kullandıklarını rahatça görebiliyoruz. Yani artık sosyal medyayı kullanmayan insan pek kalmadığınıda söyleyebiliriz. Sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılması sizlerinde çok daha iyi bir şekilde istediğiniz tarzda bir internet profillerinizin olmasını sağlayacaktır. İşte sırf bu yüzden sizlerde internet üzerinde ki sosyal medya hesaplarınızı çok iyi bir şekilde yöneterek iyi geri dönüşler ve sonuçlar elde edebilirsiniz. Aldığınız geri dönüşlerin sizlere olumlu olarak nasıl bir geri dönüş sağlayacağı konusunda tereddütleriniz varsa o zaman daha önceden sosyal medya çalışmaları yapmış olan kişilerden bilgiler ve yorumlar alarabilirsiniz ve kendilerine ne türde ve ne kadar katkıları ve faydaları olduğunu görebilirsiniz.sosyal medya, sosyal medya nedir, sosyal medyanın genel özellikleri

Sosyal medya tüm dünya üzerinde milyonlarca insan tarafından etkileşimci bir biçimde kullanılmaktadır. İşte sırf bu yüzdende herkesin sosyal medyaya olan ilgisi gün geçtikçe de bir hayli fazla bir şekilde artmıştır ve gittikçe de artmaya devam etmektedir. Sizlerin bu konuda yapması gereken şey sosyal medya mecralarını iyi bir şekilde kullanmanız sizin için faydası olacaktır. Tabiki de herşeyin fazlası zarar olacağı gibi bunu da abartmanın size olumsuzlukları da olacaktır. Bunun için sosyal medya kullanımını belli bir ölçüde yapmak gerekir. Bunu sizler eğer belli bir ölçüde yapabilirseniz kesinlikle ama kesinlikle çok daha iyi bir geri dönüşüm alacaksınız. Özellikle kendin tanıtımınız ve reklamınız içinde bu çok önemlidir. Yani kendi tanıtım ve reklamınız için bu sosyal medyayı kullanmanız çok önemlidir. Sosyal medya pazarlaması yönetmleri sizlerin internet mecralarındaki sosyal medya alanlarında daha çok belirlenmenizi ve etkinliğinizin artmasını sağlamaktadır. İşte bunun için sizler sosyal medyayı kullanırken çok dikkat etmelisiniz ve ona göre de seçimleriniz yapmanız gerekmektedir. Sosyal medya araçları da bu konuda ön plana çıkar. Yani hangi aracı ne tarzda ve nasıl kullanmanız gerekir gibi sorular ön plana çıkar. Bunları çok iyi bir şekilde değerlendirecek olan ve sonuç alacak olan da  sosyal medya konusunda profesyonel çalışmalar yapan insanlar olacaktır.

Her Kadının Bilmesi Gereken 10 Şey

Kadın olmak zor zanaat. Sahip olduğumuz sorumluluklarla birlikte ayrıcalıklarında farkına vardığımızda aslında kadın olmanın ne denli güzel bir şey olduğunu daha iyi anlıyoruz. Ancak elbette önemli olan kadın olmaktan ziyade mutlu kadın olabilmek. Bunu başarabilmek öyle kolay bir şey değil. Ancak bu konuda bilinmesi gereken bazı ipuçları var. Ve tüm bu ipuçları her kadın tarafından bilinmeli ve uygulanmalı. İşte her kadının yapmayı bilmesi gereken 10 şey;kadınların bilmesi gereken şeyler

  • Kimseyi değiştirmeye çalışmayın. Bu ne kadar çabalasanız da asla başaramayacağınız ve boşuna kendinizi üzüp, mutsuz edeceğiniz bir durum. İnsanları değiştirmek için harcayacağınız çaba yerine, kendinize onları olduğu şekli ile kabul etmeyi öğretmeniz sizi daha mutlu edecektir.
  • Hayır demeyi öğrenin. Kadınlar hassas ve nazik bir ruha sahiptirler. İnsanları kırmamak adına kolay kolay hayır diyemezler ama hep sonunda kendileri üzülürler. Mutlu olabilmek için insanlara hayır demeyi bilmelisiniz.
  • Yardım istemekten korkmayın. Bu sizin güçsüz ve savunmasız olduğunuzu göstermez. Sadece paylaşmayı bilmelisiniz ve yardım istemekte en güzel paylaşımlardan biridir.
  • Sevmekten korkmayın. Kadınlar kırılmaktan ve incinmekten korkarlar ve bunun için ilişkileri başladığında kendi duvarlarını örerler. Bu duvarlar hem kendilerinin mutsuz olmasına hemde karşısındaki insanın mutsuz olmasına neden olabilir. Sevebileceğiniz biri çıktığında sınırsız ve özgür olmayı bilin.
  • Size yapılan iltifatları kabul edin. Bu size iyi gelecektir. Rahatsız olduğunuz durumlarda elbette mesafenizi koruyun ancak bu mesafenin iltifatları engellemesine izin vermeyin.
  • Kendinize zaman ayırın. Fedakâr kadınların en büyük sorunlarından biri budur. Etrafındaki insanlar için yaşarlar ve kendilerini unuturlar. Ancak bu oldukça yanlıştır. Yeri geldiğinde kendiniz için yaşamayı bilin.
  • On arkadaş yerine tam anlamıyla bir arkadaşın size yeteceğini bilin. Bazı kadınlar içini kolay dökerler. Ancak bu iyi bir şey değildir. Unutmayın ki etrafınızda ki kadınlar sizi çekemiyor olabilir ve kötülüğünüzü istiyor olabilir, ama bunu size hiç hissettirmez. O yüzden çok arkadaşınızın olması yerine iyi arkadaşlarınızın olmasına özen gösterin.
  • Tek başınız tatile çıkın. Bu kendiniz için atacağınız en güzel adımlardan biridir. Kendiniz için yeterince zaman ayırmış olacaksınız ve kimseye bağlı olmadan özgürce yaşayabileceksiniz.
  • Ayrılıklarınızı kolay atlatın. Ayrılıklar kadınları çok yıpratır. Bundan kısa sürede kurtulmak faydanıza olacaktır.
  • Makyaj yapmadan da dışarı çıkabilirsiniz. Bu özgüven gerektiren bir durumdur. Her daim bakımlı ve süslü olmak zorunda değilsiniz. Bazen de dinlenmek iyidir.

Tercüme Yaptırırken Tercüme Bürolarının Avantajları Nelerdir?

Ülkemizde ve dünyada hızla profesyonel bir disiplin haline gelen tercümanlık, düşünülenin aksine çok daha özenli bir çalışma gerektirmektedir. Buna paralel olarak, alanında uzmanlaşmış kişilerce oluşturulmuş tercümanlık büroları bir çok dili kapsamak üzere, dil alanında hizmetler vermektedir.tercümanlık bürosu

Tercüme yapma süreci içerisinde yasal bir takım zorunlulukları da barındırmaktadır. Bunlardan ilk sıralarda yer alanı, özellikle de resmi belge çevirileridir. Yasal belge çevirilerinde ihtiyaç duyulan yeminli tercümanın imzası ve mührü, tercüme bürolarında daha net ve hızlı şekilde düzenlenmektedir. Bazı belgelerin gerektirmiş olduğu noter onayı,  tercüman bürolarıyla anlaşma kurularak oldukça kısa bir süre içerisinde temin edilmektedir.  Ayrıca çevrilen metnin ya da konuşmanın gizliliği de, çeviri sürecinde önemli bir yere sahiptir. Tercüme büroları size bu hizmeti, hazırladıkları özel bir sözleşme ile taahhüt etmektedir. Böylelikle gizlilik yasal bir güvence altına alınmaktadır. Serbest çeviri işlemini yürüten serbest çevirmenler, daha esnek zaman dilimlerinde çalışmaktayken özellikle kurumsallaşmış tercüme büroları, alanlarında profesyonelleşmiş çok sayıda çevirmene sahiptir. Bu da çok daha sistematik bir şekilde çalışılacağının göstergesidir. Belirlenmiş zaman dilimleri içerisinde tercüme işleminiz yerine getirilecektir.

Kurumsallaşmış tercüme büroları, çevirmenlik hizmetinin yanı sıra, ihtiyacınız olan dil eğitimini sizlere sunabilmektedir. Tercüme büroları, yapılan çevirileri editörlere de danışarak denetimden geçirmektedir. Yine bu çeviri sürecinin daha hızlı, net ve doğru olarak sonlanmasını sağlamaktadır. Çevirmenlik büroları, özellikle sözlü çeviri sürecinde gerekli olan tüm ekipmanı sağlamakla görevlidir.  Bilhassa simültane çeviriler için gerekli olan kabin, mikrofon, ses sisteminin hazırlanması, kulaklık gibi bir çok gerecin kurulumundan ve işleyişinden sorumludur. Buna paralel olarak, simültane çeviri için gerekli olan ekipmanlar, bazı bürolar tarafından kiraya verilmektedir. Tercüme büroları, hedeflediğiniz sonuca daha kolay ve kurumsal bir şekilde ulaşmanızı sağlamaktadır.

Broşür Tercümeleri Nasıl Yapılıyor?

Bir şirketin, şehrin, tarihi eserlerin, yeni üretilen bir ürünün ve daha birçok şeyin tanıtılmasının en kısa ve en kolay yolu broşürler aracılığıyla gerçekleştirilir. Tanıtım yapmanın yanı sıra broşürler aynı zamanda halkı önemli konularda, örneğin bulaşıcı veya ölümcül hastalıkların tanıtımı ve engellenmesi hakkında, bilgi verme amacıyla da kullanılabilir.broşür tercümesi, broşür tercümesi yapımı

Çok geniş kitlelere ulaşma imkanı bulan broşürlerin tercümelerinin de yapılması ise zaten geniş olan hedef kitlenin çok daha fazla genişlemesi, çok daha fazla insanın bilgi alması anlamına gelmektedir. Bilgilendirme ve bilinçlendirme açısından ele alacak olursak, doğru bir şekilde tercüme edilmiş broşürler dil ayrımı gözetmeksizin birçok insanı gerekli konularda aydınlatabilir ve tabi ki bu da bilinçli bireyler anlamına geldiğinden birçok kritik ve tehlikeli konularda sorunları önleme amacına hizmet eder. Fakat bu amacın yerine getirebilmesi için önemli olan şey tercümenin nasıl yapıldığıdır. Doğru cümle yapıları kullanılarak ve de konuya bağlı olarak kullanılan para, ölçü, zaman birimi ya da tarihleri doğru çevirerek hazırlanan bir broşür doğru hizmet verir.

Ticaret ve turizm açısından ele alınacak olursa da broşürler birçok şirketin kendini tanıtmasına yardımcı olur. Yabancı dillere tercüme edilmiş broşürleri bulunan şirketlerse uluslar arası alanda tanınma yolunda ilk adımı atmış olurlar. Bu broşürleri çeviren kişiler para birimleri konusunda dikkatli olmalıdırlar. Şirketlerin ticari ilişkileri etkileyeceklerinden yanlış çevrilen para birimleri veya eksik bildirilen her türlü şartlar şirketler adına büyük kayıplara neden olabilir. Ayrıca gezi yerleri veya turistik merkezler hakkında yayınlanmış broşürler de normalde birçok kişinin adını bile duymadığı şehirleri uluslar arası boyutta dil sorunuyla karşılaşmadan tanıtabilir. Tarihi yerler hakkında bilgi veren broşürlerde de özel adlar ile tarihi dönem ve devlet, hükümdar isimlerinin çevirilerine dikkat edilmeli, hassasiyet gösterilmelidir.